Akyazı gündeminde Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken geçmiş uyarı

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş’ın yıllar önce kaleme aldığı makalede, Trabzon Akyazı dolgu alanının bilimsel esaslara uygun yapılmadığı ve ciddi mühendislik riskleri taşıdığı uyarısında bulunmuştu.

Trabzon’da Akyazı dolgu alanı ve stat çevresindeki jeoteknik tartışmalar sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş’ın yıllar önce Haber61’de yayımlanan makalesindeki uyarılarda bulunmuştu. Bektaş, dolgu alanının masif şekilde kıyıya bitişik yapılmasının yeraltı suyu ve heyelan riskini artıracağını ifade etmişti.

“Yeraltı suyu yükselir, heyelan riski artar”

Prof. Dr. Osman Bektaş, 2010 yılında kaleme aldığı yazısında yaklaşık 1,5 kilometre uzunluğunda ve 660 metre genişliğinde planlanan Trabzon-Akyazı dolgu alanının kıyıya bitişik set şeklinde yapılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurgulamıştı.

Bektaş, yamaçlardan denize boşalan yeraltı sularının dolgu nedeniyle engelleneceğini belirterek, “Akyazı sırtlarında ve deniz dolgu alanında yeraltı su seviyesinin zamanla (10-20 yıl) yükselebileceği” görüşünü dile getirmişti.

Yükselen yeraltı suyunun aktif heyelan sahası olan Akyazı sırtlarında kayma ve akmaları artırabileceğini kaydeden Bektaş, “yükselen yer altı suyunun ise aktif bir heyelan sahası olan Akyazı sırtlarında heyelanların ve akmaların, taşkın ve sellerin daha da artmasına, Rize’de olduğu gibi dolgu alanı üzerindeki tesislerin temeline giren suyun kolonlardaki demir paslanmasına ve binanın taşıma gücünün azalmasına neden olabileceğini” ifade etmişti.

“Dolgu alanı ada veya yarımada şeklinde olmalıydı”

Bektaş, Akyazı projesinin dünyanın farklı ülkelerindeki örnekler gibi kanallarla bölünmüş yarımada veya kıyıdan açıkta ada modeliyle yapılması gerektiğini savunmuştu.

Bu kapsamda “dolgunun dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi ada veya yarım ada veya kanallarla bölünmüş dolgu alanı şeklinde yapılması gerektiğini” önermişti.

Dolgu alanının karaya bitişik masif bir yapı yerine kanallarla bölünmesi halinde hem yeraltı su seviyesinin yükselmesinin önlenebileceğini hem de yamaçlardaki heyelan riskinin azaltılabileceğini belirtmişti.

Soçi örneğini göstermişti

Karadeniz’in kuzeyinde Soçi’de 2014 Kış Olimpiyatları için yapılan dolgu adalarının Akyazı’dan çok daha büyük olmasına rağmen kıyıdan açıkta tasarlandığını hatırlatan Bektaş, "Stat sahasına ulaşım heyelan sahasına sürülen galeriler yerine ada şeklindeki dolgu alanına yine tıpkı Soçi’de olduğu gibi iki adet yer altı tüneli ve bir yer üstü köprüsü ile sağlanmalıydı.” dedi.

“Deprem tehlikesi göz ardı edilmemeli”

Bektaş, Karadeniz sahil kesiminde çoğu zaman göz ardı edilen deprem riskine de dikkat çekerek, 

"Öte yandan Karadeniz sahil kesiminin sürekli üstü örtülü tutulan orta büyüklükteki deprem tehlikesinin heyelan sahaları için çok daha büyük tehlikeler doğuracağını, gerekli önlemlerin alınmasını, başka deyişle bilimin kullanılmasının önemini vurgulamıştık." dedi.

“Akyazı Projesi bilim tavizsiz uygulanmalıydı”

Prof. Dr. Osman Bektaş, Akyazı projesinin daha uzun sürede ve daha yüksek maliyetle ancak bilimsel esaslara tavizsiz bağlı kalınarak yapılması gerektiğini belirterek, 

"Gelin görün ki 7 Şubat 2014 tarihinde Jeoloji Mühendisleri Trabzon Şubesi Başkanı basına verdiği demeçte Akyazı Projesinin gerçeğe uygun yapılmadığını bu nedenle yukarıda değindiğimiz mühendislik problemlerinin bölgede önemli bir risk faktörü oluşturacağını iddia etmektedir.

Gerçektende bol yağış alan, dik yamaçlı, faylı- kırıklı bir yapıya sahip Akyazı aktif heyelan sahasında

• Yamaçta sürülen tüneller
• Yamaca bitişik masif dolgu alanı

Potansiyel mühendislik sorunları yaratacak niteliktedir." demişti.

Yorum Yap
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Trabzon Haberleri