Trabzon rekabeti öğretir. Ama öyle bağırarak değil. Yaşayarak öğretir.
Bu şehirde çocuklar futbolu sadece sokakta öğrenmez; iddiayı, inadı, düşüp kalkmayı öğrenir. Karadeniz’in dalgası gibi… geri çekilir ama vazgeçmez. Belki de bu yüzden Trabzonspor sıradan bir kulüp değildir. O bir karakterdir.
Rekabet burada sadece Fenerbahçe’ye karşı oynanan bir maç değildir.
Rekabet, İstanbul’a karşı var olma mücadelesidir.
Rekabet, “biz de buradayız” deme biçimidir.
Rekabet, teslim olmamaktır.
Önümüzde bir Fenerbahçe maçı var. Kağıt üstünde 3 puan. Ama Trabzon’da hiçbir zaman sadece 3 puan değildir.
Bu şehir yıllardır büyüklerle oynarken şunu öğrendi:
Büyüklük bütçeyle değil, duruşla ölçülür.
Tarih kupayla yazılır ama kimlik karakterle yazılır.
Fenerbahçe güçlü olabilir. Kadrosu pahalı olabilir. Medyası geniş olabilir. Ama Trabzon’un başka bir avantajı var: hafıza.
Bu şehir unutmaz.
Haksızlığı da unutmaz.
Zaferi de unutmaz.
Ayağa kalktığı günü de unutmaz.
Rekabetin en güzel tarafı şu:
Seni diri tutar.
Seni geliştirir.
Seni disipline eder.
Bugün dünya futbolu değişiyor. Futbol artık sadece fizik değil; zeka, strateji, iletişim ve disiplin. Sahada İngilizce konuşuluyor, taktik analizleri veriyle yapılıyor, oyuncular global arenada mücadele ediyor. Rekabet artık çok katmanlı.
İşte tam burada Trabzon’un bir avantajı daha var: öğrenmeye açık olmak.
Rekabet sadece kazanmak değildir.
Rekabet gelişmektir.
Rekabet kendini aşmaktır.
Eğer bir şehir rekabeti doğru anlarsa, o şehir sadece maç kazanmaz; vizyon kazanır.
Trabzon bunu yaptı.
Yaptığı zaman şampiyon oldu.
Yaptığı zaman Avrupa’da saygı gördü.
Ama en önemlisi: Yaptığı zaman çocuklarına bir şey öğretti.
Bu şehirde büyüyen bir çocuk şunu bilir:
Kolay lokma değilsin.
Düşsen de kalkarsın.
Yalnız olsan da direnirsin.
Fenerbahçe ile oynayacağımız maç bir sınav değil. Bizim için bir hatırlatma.
Kim olduğumuzu hatırlatma.
Nereden geldiğimizi hatırlatma.
Neye inandığımızı hatırlatma.
Rekabeti öğretmek için bağırmaya gerek yok.
Tribünde dik durmak yeter.
Sahada mücadele etmek yeter.
Maç bitince rakibi alkışlayabilecek olgunluğa sahip olmak yeter.
Çünkü gerçek güç, sadece yenmek değildir.
Güç, kontrol etmektir.
Güç, seviyeyi korumaktır.
Trabzon rekabeti öğretir. Ama önce kendine öğretir.
Ve belki de bu yüzden bu şehir hiçbir zaman sıradan bir futbol şehri olmadı. O bir karakter şehri oldu.
Maç günü geldiğinde yine aynı şey olacak:
Karadeniz dalgalanacak, tribünler titreyecek, şehir ayağa kalkacak.
Ama unutmayalım —
Bu maçın gerçek galibi sadece skor olmayacak.
Gerçek galip, rekabeti doğru yaşayan şehir olacak.
Ve o şehir… Trabzon.
Rekabeti Öğreten Şehir: Trabzon
Önümüzde bir Fenerbahçe maçı var. Kağıt üstünde 3 puan. Ama Trabzon’da hiçbir zaman sadece 3 puan değildir.
Yorum Yap
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.