Kış mevsiminin etkisini sürdürdüğü bu günlerde viral kaynaklı solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, özellikle ileri yaş grubunda ve kronik rahatsızlığı bulunan kişilerde hastalığın ağır tablolara dönüşebildiğine dikkat çekiyor.
Poliklinik başvurularında ve hastanede yatarak tedavi edilen hasta sayısında belirgin yükseliş olduğu belirtilirken, enfeksiyonların salgın şeklinde seyrettiği ifade ediliyor. “Grip oldum, geçer” düşüncesiyle hekime başvurunun geciktirilmesinin ciddi sonuçlara yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
Risk grubunda tablo ağırlaşabiliyor
Prof. Dr. Tevfik Özlü, en sık görülen hastane yatış nedenleri arasında zatürre ve mevcut hastalıkların alevlenmesinin yer aldığını belirtti.
Prof. Dr. Özlü, özellikle yaşlı bireyler ile kalp, akciğer, böbrek veya diyabet gibi kronik hastalıkları bulunan kişilerde enfeksiyonların kısa sürede ağırlaşabildiğini kaydetti.
Özlü, şu ifadeleri kullandı:
"Şu anda en sık hastaneye yatış nedenleri arasında bu grupta görülen zatürre ve mevcut hastalıkların alevlenmesi yer alıyor."
“Griptir, geçer dememek gerekiyor”
Hastaların çoğu zaman hastalığı hafife alabildiğini belirten Özlü, erken başvurunun önemine dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Kış sezonu devam ederken, özellikle viral kaynaklı solunum yolu enfeksiyonları salgın şeklinde görülüyor. Bu nedenle hem poliklinik başvurularında hem de hastanede servise yatırılarak tedavi edilen hasta sayısında artış yaşanıyor. Burada en önemli nokta, özellikle yaşlı ve kronik hastalığı bulunan kişilerde solunum yolu enfeksiyonlarının ağır seyredebildiğini unutmamak. Hastalar genellikle 'Grip oldum, geçer' diyerek durumu ciddiye almayabiliyor ve hekime başvuru süreci gecikebiliyor. Eğer kişi genç ve sağlıklıysa, kronik bir hastalığı yoksa bu enfeksiyonlar çoğu zaman hafif şekilde ayakta atlatılabiliyor. Ancak zeminde kalp, akciğer, böbrek ya da şeker hastalığı gibi kronik bir rahatsızlık varsa ve kişi 65 yaşın üzerindeyse 'Griptir, geçer' dememek gerekiyor. Çünkü bu hastalarda ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor. Hasta o an iyi görünse bile kısa sürede ağır bir tabloya ilerleyebiliyor. Bu nedenle özellikle risk grubundaki hastaların uzman hekim tarafından değerlendirilmesi büyük önem taşıyor."
En sık görülen tablo: Zatürre
Solunum yolu enfeksiyonlarının en sık zatürreye yol açtığını belirten Özlü, hastalığın akciğere inebildiğini ya da bronşit şeklinde görülebildiğini ifade etti.
"Nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste tıkanma hissi, balgam çıkaramama ve öksürük krizleri görülebiliyor. Gece boyunca süren öksürük hastayı uyutmayabiliyor. Bazı vakalarda yüksek ateş, nefes darlığı ve morarma gibi zatürre belirtileri ortaya çıkabiliyor. Göğüs ağrısı da eşlik edebiliyor."
Enfeksiyonların kronik hastalıkları da tetikleyebildiğini vurgulayan Özlü, şeker hastalarında kan şekeri dengesinin bozulabildiğini, böbrek hastalarında değerlerin yükselebileceğini ve KOAH, astım gibi rahatsızlıklarda şikâyetlerin artabileceğini söyledi.
Kalp yetmezliği olan hastalarda ise ödem, nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerin tabloya eklenebildiğini belirten Özlü, bu nedenle risk grubundaki kişilerin enfeksiyonları ciddiye alması gerektiğini dile getirdi.
Genç ve sağlıklı bireylerde hastalığın genellikle daha hafif seyrettiğini ifade eden Özlü, influenza, rinovirüs ve RSV gibi virüslerin çoğu zaman kısa sürede atlatıldığını ancak uzayan öksürüğün sık görüldüğünü söyledi.
Uzayan öksürük görülebiliyor
Genç hastalarda enfeksiyon sonrası hava yolu hassasiyetine bağlı olarak kuru ve inatçı öksürüğün devam edebildiğini belirten Özlü, bu durumun ayrı bir tedavi yaklaşımı gerektirdiğini ifade etti.
“Bal öksürüğü azaltabiliyor”
Doğal ürün kullanımına ilişkin de değerlendirmede bulunan Özlü, bilinmeyen karışımlardan uzak durulması gerektiğini belirterek şu bilgileri paylaştı:
"Bilinmeyen karışımlar konusunda öneride bulunmak doğru değil. Ancak viral solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı akut öksürükte etkisi bilinen doğal ürünlerden biri baldır. Özellikle doğal çiçek balı ya da kestane balı tüketimi öksürüğü azaltabiliyor. Bal tek başına tüketilebileceği gibi ıhlamur veya adaçayı gibi bitki çaylarına eklenerek de kullanılabilir. Zerdeçal ve zencefilin de solunum yolu enfeksiyonları üzerinde destekleyici etkileri bulunuyor ve kontrollü şekilde kullanılabilir."