Türkiye’nin 7 Haziran sonrası başlayan koalisyon arayışları, liderler arasındaki görüşme trafiğine rağmen uzlaşmazlıkla sonuçlandı. 9 Temmuz tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan hükümeti kurma görevini devralan Başbakan Ahmet Davutoğlu, parlamentodaki tüm partilerle temas kurdu. Cumhuriyet Halk Partisi ile yürütülen ve "istikşafi" olarak adlandırılan uzun soluklu heyetler arası görüşmelerden ortak bir zemin çıkmaması, siyasi belirsizliği derinleştirdi. CHP ile kapıların kapanmasının ardından MHP lideri Devlet Bahçeli ile yapılan son şans görüşmesi de sonuçsuz kalınca, Başbakan Davutoğlu yetkiyi iade etmek zorunda kaldı.
Anayasal Süreç ve 116. Madde
Yasal sürenin aşılmasıyla birlikte gözler Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne çevrildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa’nın kendisine verdiği 116. madde yetkisini kullanarak seçimlerin yenilenmesi kararını alacak. Bu süreçte Meclis Başkanı İsmet Yılmaz ile yapılacak resmi istişarenin ardından kararın Resmi Gazete’de yayımlanması bekleniyor. Kararın ilanıyla birlikte Yüksek Seçim Kurulu (YSK) seçim takvimini belirleyecek, siyasi partiler ise seçim hükümeti için hazırlıklara başlayacak.
Türkiye'nin İlk Seçim Hükümeti Deneyimi
Seçim kararının kesinleşmesini takip eden 5 gün içerisinde, ülkeyi sandığa götürecek olan geçici hükümetin kurulması gerekiyor. Ancak muhalefet cephesinden gelen açıklamalar, kurulacak kabinenin yapısını şimdiden şekillendirdi. CHP ve MHP, kurulacak bir seçim hükümetinde kesinlikle yer almayacaklarını kamuoyuna deklare etti. Bu durum, Türkiye'nin ilk kez deneyimleyeceği geçici hükümetin AK Parti, HDP ve bağımsız isimlerden oluşacağı bir tabloyu ortaya çıkarıyor.