Basın ilan Kurumunun 65’inci kuruluş yıldönümünde Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik paneli

Basın İlan Kurumu’nun 65. Kuruluş yıldönümünde Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik paneli düzenlendi ve Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ile İletişim Başkanı Burhanettin Duran önemli mesajlar verdi.

Basın İlan Kurumu’nun 65. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle bugün İstanbul’da düzenlenen ve Haber61’in de katıldığı panelde, akademisyenler ve meslek profesyonellerinin katkılarıyla dijital dönüşümün habercilik pratiklerine etkileri ele alınarak, sürdürülebilir basın ekonomisi ile yeni dijital yetkinlikler ve doğrulama süreçleri farklı boyutlarıyla değerlendiriyor.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın takdim konuşması ile başlayan panelde Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yenilikler konusu masaya yatırıldı.

Açılış konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu Abdulkadir Çay “Yapay zeka teknolojinin risklerine değinerek “Yaygın olarak 200’li yıllarda hayatımıza giren internet gazetecilik sektöründe de değişimlere neden olmuştur. Zaman para veya derinde tasarruf anlamına gelen bu dönüşüm dijital etkinlikler ile düzenlediğimize panele sizleri davet etmiş olduk. 2026 yılı için güçlü bir istişare ortamı oluşturmak için bir dizi etkinlik planladık.

Basın İlan Kurumu 1961 yılında yani tam 65 sene önce kamuya ait resmi ilanların yayınlanmasına aracı olmak üzere kurulmuştur. İstanbul-Ankara-İzmir’de başlayan hizmetimiz 81 ilde güçlü bir örgütlenme yapısı ile devam etmektedir. Sadece süreli yayınları değil sektörü ayakta tutan basın çalışanlarını desteklemektedir. Rehberlik eden bulunduğu çağa hızlıca ayak uyduran ve dijital dönüşümünü sürdüren bir kurumdur. Resmi İlan ve reklam yayınlayan haber sitelerinin ziyaretçi trafiklerini ölçümleyen BİK analitik uygulamamızı geliştirmeye devam ediyoruz. Görev alanımızda toplam 2103 gazete ve haber sitesi bulunmaktadır Basına sağlanan kamu desteği m6 milyar TL’yi aşmıştır. Uluslararası literatür gazeteciyi basılı veya dijital herhangi bir iletişim aracı ile haber yorum veya analiz içeren bilgileri toplama işleme ve kamuoyuna yayan kişi olarak tanımlıyor. Mesleğini yerine getirirken çok büyük riskleri göğüslemek zorunda olan bir meslektir.

Bu anlamda özellikle Gazze’de uygulanan sistematik soykırımı dünyaya duyurmak bu çalışmaları yürütmek için başından beri kendilerini bu yola feda etmiş şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Çoğu zaman güvenlik güçlerinin zor erişebildiği afet bölgelerine kendi hayatını hiçe sayarak koşan mesaisi olmayan bir işi icra eden bir işi ortaya koyan gazetecilerimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Zor zamanlarda insanların demokrasinin onurunu korumak için çalışan gazetecileri de anmadan geçemeyeceğim. Bu duygular ile şartlar ne olursa olsun kamu yararı gözeterek nitelikli ve özgün haber peşinde koşan siz değerli basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazetecilik Günü’nü tebrik ediyorum. TDK’nın 2025 yılı kelimesi Dijital Vicdan olmuştur. Gerçek hayatta sorunluluk almayıp sosyal medyada sorumluluk alma anmalı taşıyan bu kavrama dikkatinizi çekmek istiyorum. Dünyada öne çıkan kavramlarda pek farklı değildir.

Dikkat sahibi bir tolumdan dijital vicdan arayan bir tolluma dönüşmek açıkçası acı verici bir durum. YÖK’ün 2025 yılı raporuna göre en yoğun şekilde odaklanılan alanlar yapay zeka büyük veri ve bilişim tabanlı programlar olmuştur. Dijitalleşme söz konusu olduğunda olumsuz birçok şey söyleyebiliriz ancak gelecek bu şekilde şekilleniyor. Geleceğe şekil verenlerden mi olacağız yoksa bu trenin gerisinde mi kalacağız. Üniversiteler ile gazeteler ile internet haber siteleri ile bir gelecek ön görüyoruz ve buna yönelik planlar yapıyoruz. Gelişen teknolojinin gazeteciliği etkilediğini, tek bir muhabirin gidebildiğini canlı yayın cihazlarının yerini koşarken bile çekim yapabilen aksiyon kameralarının aldığını görüyoruz. İnsansız haberciliğin konuşulduğu bir zamandayız. Yapay zeka ne kadar akıllı olursa olsun gazetecilik yapamazsınız ve umarım yapamazsınız ifadesi yer almıştır. Bu ifadeye katılmakla birlikte yapay zeka programları ne kadar iyi olursa olsun gazetecisiz içerik kalitesinden yoksun hatta ilkesiz gazetecilik yapamayız ve umarım da yapılamaz demek istiyorum. Ciddi güvenlik açıklarından biri veri zehirlenmeleri olarak görünüyor. Bir yapay zeka verilerinin kötü niyetli belgeler ile modelin manipüle edildiğini görebiliyoruz. Gerçeklik algısını bozmasına topluma yanlış bilgi vermesine ve medya gücünün kamuoyu oluşturmak üzere kötüye kullanılmasına şahitlik edilmiş bir nesiliz. Dezenformasyonlar ile mücadele böyle zamanlarda büyük önem kazanıyor. Üstümüze düşen vazifeyi yaptığımızı bilmenizi isteriz. Dijital gazetecilik klasik gazeteciliğin yeni bir formu olarak görünmekle birlikte çok önemli, bir sorun önümüzde duruyor. Reklamlar dijital abonelikler sosyal medya platformlarında gelir elde etme yolları alternatif mi yoksa gelecek mi olacak?” ifadelerini kullandı.

Ardından konuşmak için kürsüye gelen İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise şu ifadeleri kullandı.

“Sağlıklı bir iletişim ekosisteminin oluşmasına katkı vermeye gayret ediyoruz. Gazeteciler Günü’nü kutluyor, Basın İlan Kurumu’nun kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyorum.

Uluslararası düzenin irtifa kaybettiği, devletlerin alenen hukuksuz eylemlere giriştiği, katliamların ve soykırımların normalleştirilmeye çalışıldığı belirsiz bir dönemi tecrübe ediyoruz. “Bildiğimiz dünyanın sonu” olarak tanımlanan bu süreç, yepyeni bir medya düzenini de beraberinde getiriyor.

Medya sisteminde dijitalleşme dâhil olmak üzere yaşanan süreçte, keskin bir dönüşüm ile belirsizlik birlikte gelişiyor. Yapay zekâ teknolojileri köklü bir değişim yaratıyor ve gazeteciliği de temelden etkilediğinin farkındayız. Dijitalleşme ve yapay zekâ gazeteciliği nasıl dönüştürüyor? Bu dönüşüm hangi stratejik yönetişim çerçevesinde ele alınmalı? Gazeteciliğin ürettiği bilgiler bugün ne anlama geliyor?

Bu sorulara vereceğimiz cevaplar, dijital dönüşüm sonucunda anlam ve içeriklere daha dikkatli ve yakından bakmamız gerektiğini gösteriyor. Bu konular üzerine daha fazla düşünmemiz gerekiyor. Bu panelin de buna hizmet edeceği düşüncesindeyim.

Dijitalleşmenin gündemimize getirdiği en önemli konulardan biri elbette hızdır. Bu hız bir yandan işlerimizi kolaylaştırırken, diğer yandan yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Bunların başında doğru ile yanlış arasındaki çizginin bulanıklaşması geliyor. Tek değer ölçütünün hız olduğu durumlarda teyit ve bağlam gibi temel ilkelerin geri plana atılması riski ortaya çıkıyor.

Bunun tek bir çözümü vardır: medya okuryazarlığının mükemmel hâle getirilmesi. Nerede, neyi, nasıl elde edeceğini bilen bir okuryazarlığa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir döneme girdik.

Dijitalleşmenin gündemimize getirdiği bir diğer önemli konu ise algoritmalardır. Belirli şirketler ya da aktörler tarafından yönlendirilme riski son derece ciddidir. Bu durum, dezenformasyon ve manipülasyon dediğimiz iletişim arızalarının hızla yayılmasına ve yalnızca büyük devletler değil, organize gruplar tarafından da uygulanmasına olanak tanımaktadır.

“Bilgi düzensizliği” olarak kavramsallaştırılan bu durum, hakikatin ne olduğuna dair ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu noktada gazeteciye yeni sorumluluklar düşmektedir. Hakikatin korunması ve dolaşıma sokulması, risklere karşı en önemli güvencelerimizden biridir. Bu güvence, ilke ve etik değerlere dayalı olarak gazetecilik yapan basın emekçileridir.

Elbette söz konusu olan yalnızca olumsuzluklar değildir. Bu yenilikler; otomatik haber yazımı, veri analizi, otomatik analiz ve eğilim tespiti gibi önemli imkânlar da sunmaktadır. Bu durum bir anlamda gazetecilerin iş yükünün azalması anlamına gelmektedir. Gazeteci ile büyük veri arasındaki bu kolaylaşan imkânların gazetecinin elinde olması gerekir.

Bizi yönlendiren şey yapay zekâ olmamalıdır. Hızlı erişim önemli bir imkândır ancak sağlıklı ve doğru bilgiyi ortaya koyabilmek için gazetecinin aktörlüğü eskisinden çok daha önemli hâle gelmiştir. Bu da gazeteciliğin ve kurumsal medyanın, zannedildiği gibi etkisini yitirmeyeceğini; aksine yeni fonksiyonlar üstlenerek daha da önemli hâle geleceğini göstermektedir.

Çünkü doğrulama, şeffaflık ve kaynak güvenilirliği hayati bir önem taşımaktadır. Dijital alanda gördüğümüz her şeyin gerçek olup olmadığını teyit etme ihtiyacı içindeyiz. Bu ihtiyaca cevap veren gazeteciliğin ne kadar değerli olacağını bilmek büyük bir kıymettir.

Yeniliklerin ve bu yeniliklerin iletişiminin, medyayı özellikle gazeteciliği dönüştüren etkisinden söz ediyoruz. Riskleri birlikte değerlendiren stratejik bir sorumluluk sergilemek zorundayız. Yapay zekâ gazetecilikte faydalanılması gereken bir imkândır; ancak altını tekrar çizmek isterim ki asla bir özne değildir.

Sorumluluğu yapay zekâya bırakamayız. Yapay zekâya bazı komutlar vererek yanıtlar alıyoruz; ancak bunu nihai bir sonuç olarak görmemeliyiz. Haberciliğin temel niteliklerinin zayıflatılması, hız olgusunun doğru bilginin önüne geçmesine neden olabilir. Böyle bir medya düzeninde kimsenin elindeki bilginin doğruluğundan emin olamayacağı açıktır.

Bazı küresel şirketlerin ve bazı devletlerin iletişim ekosistemini domine etmesi elbette istenmeyen bir durumdur. Bu da bizi dijital egemenlik konusuna getirmektedir.”

KONUŞMALARIN ARDINDAN PANEL KISMINA GEÇİLDİ

Dijitalleşmenin medya üzerindeki etkileri ve gazeteciliğin geleceği, düzenlenecek panelde akademisyenler, kamu yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı biçimde tartışılacak. Panelde iki ayrı oturumda, haber odalarının dönüşümü ile yapay zekânın haber üretim süreçlerine etkisi ele alınacak.

BİRİNCİ OTURUMDA YEREL MEDYANIN SORUNLARI ELE ALINACAK

Panelin birinci oturumunda, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Fatih Keskin, İbn Haldun Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Enis Doko, Anadolu Ajansı Teknoloji Koordinatörü Emre Çebişli ile GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer yer alacak.

Bu oturumda dijital dönüşümle birlikte haber odalarının yeniden yapılandırılması, yerel medyanın karşı karşıya kaldığı yapısal ve ekonomik sorunlar masaya yatırılacak. Basının ekonomik sürdürülebilirliği kapsamında reklam gelirlerindeki yeni yönelimler, abonelik, üyelik, bağış ve hibrit gelir modelleri ile kamu destekleri ve sektörel teşvik mekanizmaları değerlendirilecek.

İKİNCİ OTURUMDA YAPAY ZEKÂ VE ETİK TARTIŞILACAK

İkinci oturumda ise İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Seçil Özay, TRT Uluslararası Haber Yayınları Dijital Kanal Koordinatörü Saim Kurubaş ile Turkuvaz Medya Grubu Dijital Strateji ve Sosyal Medya Grup Müdürü Hamza Özdemir katılacak.

Oturumda yapay zekânın haber üretim süreçlerine etkisi; etik, güven ve doğrulama boyutlarıyla ele alınacak. Özgün içerik ve telif ilkeleri, dezenformasyon riskleri, insan gazeteciliği ile yapay zekâ arasındaki rol paylaşımı, çoklu platformlarda içerik üretimi ve dijital çağda gazetecilik mesleğinin dönüşümü değerlendirilecek. Yeni nesil okur alışkanlıkları ve dijital güvenlik konuları da gündemde olacak.

AKADEMİ VE SEKTÖR AYNI MASADA

Oturumların moderatörlüğünü Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı ve Maltepe Üniversitesi Rektörü Edibe Sözen Çetintaş ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Erman Akıllı üstlenecek.

PANELİN HEDEFİ

Panelin, Basın İlan Kurumu'nun düzenleyici ve destekleyici misyonu doğrultusunda medya sektörünün dijital dönüşüm kapasitesini güçlendirmeyi, nitelikli ve etik haberciliğin dijital ekosistemde sürdürülebilirliğine katkı sunmayı ve politika geliştirme süreçlerine bilimsel bir referans çerçevesi oluşturmayı hedeflediği kaydedildi.

İlk yorum yazan siz olun
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri