Anahtar Deliği 29.01.2026 - Deprem uzmanlarının değinmediği o işaret ne?

Trabzon’daki son depremle birlikte deprem kuşağı, deprem öncesi doğa işaretleri, adliyede şeffaflık tartışmaları, gençlere yönelik algı operasyonları ve şehirde öğrenciler için yapılan altyapı çalışmaları yeniden gündeme geldi.

DEPREM UZMANLARININ DEĞİNMEDİĞİ O İŞARET NE?

Trabzon şehir merkezi, 3,7’lik depremle sallandı. Ayakta olanlar sarsıldı, uyuyanlar ise uyanmak zorunda kaldı. Büyüklüğü ve şiddeti düşük görünse bile, kıyıya ve yüzeye yakın gerçekleşen sarsıntılar bu şekilde net ve somut biçimde hissedilebiliyor.

Yakın geçmişe kadar sıkça dile getirilen “Trabzon deprem kuşağında değil” söylemi, bugün yerini farklı değerlendirmelere bıraktı.

Artık başta KTÜ’lü uzmanlar olmak üzere, neredeyse ilgili bilim insanlarının tamamı, “Trabzon deprem şeridi üzerinde” yönünde görüş bildiriyor.

Bu noktada akıllara önemli bir soru geliyor:

Peki, bilim insanlarının pek değinmediği, son dönemlerde neredeyse her sarsıntı öncesinde kendini gösteren deprem işareti ne?..

Deprem Araştırma Merkezleri, gerek deprem öncesinde gerekse sonrasında, bilimsel verilere dayalı açıklamalarda bulunuyor.

Aynı şekilde Meteoroloji Genel Müdürlüğü de, hava durumuna ilişkin önemli ikazlar yayımlıyor.

Hatta zaman zaman AFAD üzerinden kısa mesajlar gönderilerek vatandaşlar bilgilendiriliyor.

Son 7-8 deprem olayında, bizim fark ettiğimiz dikkat çekici bir durum var.

Birçok deprem sarsıntısından önce, Kahramanmaraş depremleri dâhil, deprem olacak bölgelerde beklenmedik ve ani rüzgârlar meydana geliyor.

Bu rüzgârlar, sıradan bir hava hareketinden çok daha farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Üstelik sarsıntılar çoğu zaman sesli gerçekleşiyor.

Bazı durumlarda ise, adeta büyük bir patlama sesi duyuluyor.

Bu sesler, vatandaşlarda paniğe yol açarken, aynı zamanda önemli bir uyarı işareti olarak da dikkat çekiyor.

Deprem öncesinde, fırtına denilecek düzeyde, yani 30 kuvvetin üzerinde rüzgârların oluşması, hepimiz için ciddi bir uyarı anlamı taşıyor.

Ancak bu konuda yeterli bilimsel çalışma yapılmaması ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemesi, soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Belki de artık sadece depremin büyüklüğünü değil, öncesinde yaşanan doğa olaylarını da daha dikkatle izlemek gerekiyor.

Çünkü doğa, çoğu zaman yaşanacak felaketin işaretini önceden vermeye başlıyor.

***

BAŞSAVCI’NIN BASIN TOPLANTISI VE BİLİNMEYENLER

Takip etmişsinizdir; Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, bir ezberin dışına çıkarak Trabzon Adliyesi 2025 Yılı Değerlendirme Toplantısı düzenledi. Medya mensuplarına bilgilendirme sunumu yapan Başsavcı, uyuşturucu suçlarında hem kullanım hem de ticaret suçlarında artış görüldüğünü dile getirdiyse de, genel itibariyle haber başlıkları spor suçlarına dayandırıldı.

Spor suçu dosyalarında düşüş yaşandığı öne çıkarıldı. Oysa aynı sunumda narkotik suçlar ve aile içi-kadına yönelik şiddet dosyalarında da sınırlı artış olduğu ortaya çıkmıştı. Elbette her ihlal bir önem taşır; fakat spor suçları vahim suçlar değil.

“Spor şehriyiz” deyip bu çerçeveden bakarsanız evet, Trabzon’da spora ilişkin suçların azalması bir müspet gelişmedir ve kayda değerdir. Ama aile içi şiddet ve uyuşturucu madde kullanımına ilişkin veriler, ikinci sıraya atılacak kadar masum ya da önemsiz mi; takdir sizlerin.

Hatırlayanlar bilir; Trabzon Adliyesi’nde yaklaşık 15 yıl kadar önce, Avrupa Birliği Entegrasyon Süreci kapsamında ‘zorunlu’ olarak basın bürosu kurulmuştu. Bir de basın odası oluşturuldu. Buralar hem teknik, hem teknolojik, hem de yapısal anlamda eksiksiz şekilde tefriş edildi.

Yetmedi; bir sene sonra da Medya İletişim Bürosu hizmete sunuldu. Yanlış okumadınız, ikisi zeminde, biri kat 5’te; 3 ayrı basın bürosu! Neden sonra gelen başsavcılar ve komisyon başkanları “Dışarıya adli bilgi sızması” endişesi ile tüm büroları kapattı. Hatta kilitlediler.

Bunu sadece hissetirmekle kalmadı, üyeler düzeyinde şifahi olarak da açıkladı. Bilemiyoruz, bunlardan Sedat Bey’in haberi oldu mu; ama Trabzon Adliyesi genel itibariyle uzun yıllardır basına kapalı, konservatif ve güvensiz bir tutum içerisindeydi.

Bu yönde atılan ‘bilgilendirme’ adımı da olumlu ve yararlı oldu. Elbette devamlılık esası mucibince, bihakkın her işin takibi gerekir.

***

‘SÖZDE TERÖR ÖRGÜTÜ’ ÜZERİNDEN BİR TARİH OKUMASI

İlimizde iki devlet üniversitesi ve bir vakıf üniversitesi bulunmaktadır. Geçtiğimiz hafta bu üniversitelerin merkez kampüslerinde ve bağlı okullarında yükseköğrenim gören öğrenci sayısının 100 binin üzerinde olduğu açıklanmıştır.

Trabzon’a yurdun dört bir yanından öğrenciler gelmektedir. Bununla birlikte, farklı ülkelerden Erasmus programıyla gelen, dil öğrenmek için TÖMER’e kayıt yaptıran ya da ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenim amacıyla bulunan yabancı öğrenciler de vardır.

Bu öğrencilerin sağlığı, güvenliği ve ideolojik manipülasyonlardan etkilenmemesi, en önemli öncelikler arasında yer almalıdır.

Bildiğiniz gibi, son dönemde saç örgüsü üzerinden geliştirilmeye ve yayılmaya çalışılan bir ideolojik bölücü akım furyası ortaya çıkmıştır. Saçını klasik at kuyruğu şeklinde örenlerin, “kökü dışarıda terör örgütlerine destek verdiği” iddia edilmektedir.

Bahar dönemi 16 Şubat’ta başlayacaktır. Geçiş, nakil, yurt işlemleri ve halk arasında “büt” diye kısaltılan bütünleme sınavları nedeniyle şimdiden şehre dönmeye başlayan öğrenciler bulunmaktadır.

Bu öğrencilerin hiçbirinin söz konusu aşağılık algılara önem vermemesi gerekmektedir. İsteyen saçını kapatır, isteyen açar. İsteyen istediği gibi örer, isteyen salar. Kimsenin kimseye karışmaya hakkı yoktur.

Dahası; saçını örmüş olsa bile hiçbir öğrencinin bu akımla ilişkilendirilmesini kabul etmiyoruz. Bu tür yaklaşımlar, açıkça gençleri hedef alan bir algı operasyonudur.

Kaldı ki kısa bir araştırma yapıldığında görülecektir ki, Orta Asya’dan göç etmeden önce Türkler zaten saçlarını bu şekilde örmekteydi. Terör örgütlerinin çakma propagandalarıyla saç örgüsü arasında doğrudan ya da dolaylı hiçbir bağ kurulamamaktadır.

Bir dönem başörtüsü ve açık-kapalı algıları üzerinden toplumumuzu ayrıştırmaya çalıştılar. Bugün ise aynı oyunu saç örgüsü üzerinden sahnelemeye kalkışmaktadırlar.

İsterseniz saçınızı kazıyın, isterseniz uzatın; Türk Milleti bu ucuz ve yapay oyunlara asla gelmez. Gençlerimiz de bu tür manipülasyonları asla yemez.

***

SÖĞÜTLÜ TAMAM; DARISI TARİHİ KÖPRÜNÜN BAŞINA

Üniversiteliler deyince; bildiğiniz gibi onların hakkını genellikle öğrenci kulüpleri, il meclisi üyeleri ve birkaç sitenin kulis köşeleri savunmaya çalışıyor. Biz de iki kez yazmıştık; özellikle D. Dere eski köprü geçişi (KTÜ) ve Söğütlü altgeçit (TRÜ) öğrenci için önemli demiştik.

Köprüde şu an bir hareket yok, çökme oldu, bakım ve tamir var deniyor. Söğütlü’de ise altgeçit hem temizlendi, hem boyandı, hem de ışıklandırıldı ve güvenli hale getirildi.

Bu tip geçişleri ve geçitleri temiz tutmak, güvenliğini korumak, şehrin genel imajı için çok önemli. Elbette öğrencilerin gönül rahatlığı ile buralardan geçmeleri daha da önemli. Emeği geçenlere, onlar adına teşekkür ediyoruz.

Havalar, doğal koşullardan uzaklaşıp mevsim normallerinin dışına çıkınca… Doğal olarak Belediye ve Karayolları ekipleri, bu kez güneşli havaları beklemeden işe sarıldı.

Sorunlu olan, ekonomik ömrünü tamamlayan ve tamir-bakımı yenilemeden daha pahalı bulunan hatlarda tüm kaplamayı yeniliyorlar. Elbette ekiplerin bu çalışmaları takdir ve destek topluyor.

Ancak özellikle ticari araç kullananlar ve belli hatlarda sürekli seyrüsefer yapmak durumunda olanlar, “Her güzergahın önemi aynı olmuyor. Bu gibi işlerde eşitlik değil, adalet gerekir. Yoğun trafik geçişi olan yerlerde haftalar süren inşaatlar bizi zorluyor” diye sitemde bulundu.

Her güzergahın yoğunluğu ve önemi elbette aynı değil. Mümkün mertebe özellikle şehir merkezindeki kavşak ve geçiş noktalarına öncelik vermek, kurum temsilcilerince de haklı ve mantıklı bir talep olarak değerlendiriliyor.

Bakalım bir değişiklik olacak mı…

Yorum Yap
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Anahtar Deliği Haberleri