Anahtar Deliği 22.12.2025 - Bir şehir futbolcuyu neden reddeder?

İstanbul’da uyum sağlayamayan yıldızlarla Trabzon’da şehre ruhuyla bağlanan futbolcuların çarpıcı karşıtlığı… Spor, marka, çevre ve bürokraside “olmayınca olmuyor” gerçeğini hatırlatan güçlü bir tablo.

BİR ŞEHİR FUTBOLCUYU NEDEN REDDEDER?

Beşiktaş’ta Rafa Silva krizi bir türlü aşılamadı. Deyim yerindeyse Portekiz’in banliyolarından çıkıp gelen futbolcu, İstanbul’da mutlu olamadı. Şehri de, takımı da, ortamı da beğenmediği aylardır konuşuluyor. Uzun bir aradan sonra Çaykur Rizespor maçı kadrosuna alınsa da oyuna sokulmadı.

Devre arasında yedek oyuncuların ısınma hareketlerini izleyenler,
“Silva idmanda da böyleyse sadece baraj olmaya yarar” yorumunu yaptı.

Hocası Sergen Yalçın’ın, “uyumunun ve idman verimliliğinin yüzde sıfır olduğu” yönündeki açıklaması da tabloyu net biçimde ortaya koydu. Bu bir kan uyuşmazlığı meselesi… Olmayınca olmuyor.

Trabzonspor ise Uğurcan’ın ayrılığı sonrası Andre Onana’yı son dakika transferi olarak kadrosuna katmıştı. İngiltere’de forma giyen Kamerunlu file bekçisi, kariyerinde neredeyse tüm başarıları elde etmiş bir isimdi. Trabzon’u, Süper Lig’i ya da Trabzonspor’u beğenmeyebilirdi. Ama öyle olmadı.

Hakem skandallarıyla 1-0 kaybedilen Fenerbahçe maçından itibaren sahaya yalnızca yeteneğini değil, ruhunu da koydu. Kısa sürede arkadaşlarıyla mükemmel bir uyum yakaladı. Takımı toparladı. Tecrübeli isimlerle yakın dostluklar kurdu. Gençlere gönüllü ağabeylik ve adeta hocalık yaptı.

“Onana’nın Trabzon’daki Bir Günü” başlığıyla yayınlanan videolu haberde söyledikleri ise her şeyi anlatıyordu:

“Bazen önüme araba kırıyorlar, inmek zorunda kalıyorum.
‘Bir fotoğraf çekmeden gidemezsin’ diyorlar.
‘Onana stop stop’ diye bağırıyorlar.
Ben de durup çektiriyorum.
Alıştım; hatta bu sevgi beni Trabzon’a daha çok bağlıyor.”

İki marka isim…
İki açık öykü…

Herkes her şeyin farkında. Çünkü Trabzon bir kültür, Trabzonspor ise bir üst kimliktir.

Bu arada Galatasaray yönetiminden sızan bilgiler de dikkat çekiciydi. Son yönetim toplantısında,

“Uğurcan transferindeki tek sonuç pişmanlık.
Ligde belki iş yapar ama iyileşse bile Şampiyonlar Ligi performansı yeterli değil.
En geç sezon sonunda marka bir kaleci almak zorundayız.”

İfadelerinin kullanıldığı konuşuluyor. Bu sözler, hem Uğurcan’ın hem de Günay’ın rekabete zorlanacağının da açık bir göstergesi oldu.

Trabzonsporluların tepkisi ise netti:

“Galatasaray’da hâlâ 3 milyon euromuz duruyor.
Paramızın tamamını versinler,
kimi getirirlerse getirsinler.
Bize eski kaleci lazım değil.”

Evet…
Her yer Trabzon değil!..
Herkes hak ettiğini yaşıyor.

***

ONUR KIRICI İLANLAR VE TRABZONSPOR!

Trabzonspor, özellikle A.Ş. olduktan sonra birçok korsan firma ile hem fiziki hem de sanal pazar alanlarında, ayrıca hukuk arenasında uzun ve zorlu mücadeleler verdi. Bu mücadelelerin bazıları 30 yıl içinde sonuçlandı, bazı durumlarda ise uluslararası engeller, Bordo-Mavili kulübü mağdur etti.

Marka haklarının ihlali, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ediyor ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 30. maddesinde cezai yaptırımlar öngörülüyor. Trabzon’da, ilk ve üst dereceli mahkemelerde bu kapsamda açılmış onlarca dosya bulunuyor.

Trabzonspor, bu dosyalar üzerinden haksız, usulsüz, markasız ve bandrolsüz ürünleri toplatıyor; sorumluların da yargılanmasını sağlıyordu. Ancak son dönemde, doğrudan telefonla aranarak ve sosyal medya platformlarına ilan verilerek taraftara ulaşıldığı, çeşitli ürünlerin pazarlandığı görülüyor.

Bu ürünler arasında çakma logolu mamuller, formalar, atkılar, isimlikler, plakalıklar, hatta inşaat malzemeleri bile yer alıyor. En çarpıcı olanı ise iç çamaşırı.

Türk Milleti’nin en önemli kültürel hassasiyetlerinden biridir;
“Biz Amerikalılar gibi ülkemizi sonradan keşiflerle bulmadık; bayrağımızı ve tuttuğumuz takımın amblemini yere sermeyiz, üzerine basmayız ve şort vs. olarak giymeyiz” deriz.

Ancak sahte Trabzonspor ürünleri arasında ne yazık ki boxer’lar da var.

Taraftarlar, bu ilanların tüm kayıtlarını alarak kulübe iletti. Fakat buna rağmen kulüpten herhangi bir hamle gelmiyor. Biz burada ürünün kalitesine ya da fiyatına bakmıyoruz. Çünkü böyle bir ürünü Trabzonspor Kulübü’nün asla satmayacağını çok iyi biliyoruz.

Her Trabzonsporluyu rahatsız eden böylesi bir usulsüzlüğün üzerine neden gidilmiyor, bunu sorguluyoruz.
Yayın engelleme işlemi yapıldı mı?
Hukuki girişimde bulunuldu mu?
Adli süreç nedir?

Nasıl ve neden hâlâ “Trabzonspor boxer’ı(!)” adı altında ilanlar yayınlanabiliyor?

***

OCAĞIN HEDEFİ KAYALIK MI, ÇAM ORMANI MI?

Yomra’da gerilim yükseliyor. Özdil Mahallesi’nde yapılması planlanan taş ocağına karşı çıkan vatandaşlar, hem firma yetkililerine hem de bürokrasiye tepkilerini yüksek sesle dile getirdi.

Bir beton firmasının açmak istediği taş ocağının doğaya, yola ve bölge halkına zarar vereceğini savunan Özdilliler, ormanlık alanda bir araya gelerek “Köyümüzün talan edilmesine izin vermeyeceğiz” diye haykırdı.

Köylüler, lansman ve pazarlık süreçlerinin maden ocağının kimseye zarar vermeyeceği algısı üzerinden yürütüldüğünü, idarenin de bu sürece adeta çanak tuttuğunu ileri sürdü.

Vatandaşlar tepkilerini şu sözlerle dile getirdi:
“Doğal afetler zaten Özdil’in yapısını iyiden iyiye bozdu. Beldeydik, köye dönüştük. En fazla göç veren yerleşimlerin başında geliyoruz. Bir de maden sahası diyerek taş ocağı açıp yolumuzu ve evlerimizi yuvarlanacak kaya parçalarıyla tehdit edecekler. Burası kayalık değil, çam ormanlığı. İzin vermeyeceğiz.”

Bu tür yatırımlarda doğru enformasyon, şeffaf bilgilendirme ve etkin denetim büyük önem taşıyor. Süreç devam ediyor; takipte kalacağız.

***

TAHSİLDE HIZLI, TELAFİDE AĞIR BÜROKRASİ

Vergi dairelerine verilen haciz yetkilerinin kötüye kullanıldığına yönelik şikâyetler, ülke genelinde her geçen gün artıyor. Günlük yaşam içinde vatandaşın karşı karşıya kaldığı harç, vergi ve ceza kalemleri oldukça fazla. Bu yükümlülüklerin bir kısmı mükellefe usulüne uygun biçimde bildiriliyor; ancak önemli bir bölümü, çeşitli nedenlerle muhatabına ulaşmıyor.

Buna rağmen söz konusu borçlar gerekçe gösterilerek mal varlığı üzerine haciz uygulanabiliyor. Haczin kaldırılması aşamasında ise tablo tersine dönüyor. Borcunu ödeyen vatandaş, bu kez devletin kendi tesis ettiği işlemi geri alması için ekstra çaba harcamak zorunda kalıyor.

Maliye Bakanlığı’na bağlı vergi dairelerinin icra servisleri, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında oldukça geniş yetkilere sahip. Bu yetkiler arasında amme borçlularına haciz uygulamak, menkul malları muhafaza altına almak, satış işlemlerini yürütmek ve borçlunun durumunu sürekli izlemek gibi ciddi tasarruflar bulunuyor.

Sorun ise bu yetkilerin tek taraflı ve dengesiz biçimde işletilmesinde ortaya çıkıyor. Zira uygulamada, borç tamamen ödenmiş olmasına rağmen, hacizlerin günlerce hatta haftalarca kaldırılmadığına dair çok sayıda örnek bulunuyor. Vergi daireleri, bu gecikmeleri çoğu zaman yönetmeliklerde “haczin borç ödenince derhal kaldırılacağı” yönünde açık bir hüküm bulunmamasıyla gerekçelendiriyor.

Vatandaşlar ise farklı bir tabloyla karşılaşıyor. Borcunu internet üzerinden ödeyen mükellefler, haczin otomatik olarak kalkmasını beklerken, mal varlığı üzerindeki kısıtlamanın devam ettiğini görüyor. Telefonla ya da bizzat başvuru yaptıklarında ise sıklıkla “Gözden kaçmış, hemen kaldıralım” gibi yanıtlarla karşılaşıyorlar.

Ortaya çıkan tablo net: Tahsilat aşamasında son derece hızlı, telafi aşamasında ise ağır işleyen bir bürokrasi. Devletin alacağını tahsil ederken gösterdiği refleksin, vatandaşın hakkını iade ederken aynı hız ve hassasiyetle işletilmemesi, kamu vicdanında ciddi rahatsızlık yaratıyor.

Bu durum, Maliye Bakanlığı uygulamalarında yetki–sorumluluk dengesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Aksi halde, hukuki dayanağı kalmamış hacizlerle vatandaşın mağdur edilmesi, idarenin güvenilirliğini zedelemeye devam edecek.

Yorum Yap
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Anahtar Deliği Haberleri