Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adıyaman’da ikamet eden Zeliha Doğan, 2 çocuğunu alıp Diyarbakır’a gelerek depremin dehşetini anlattı. Doğan, deprem esnasında kıyametin koptuğunu sanarak çocuklarıyla evden dışarı çıkmadığını söyledi.

‘Asrın felaketi’ olarak nitelendirilen merkez üssü Kahramanmaraş olan deprem esnasında Adıyaman’da bulunan Zeliha Doğan ve 2 oğlu, depremin şiddetini anlattı.

Çocuğunun deprem esnasında ağlamaklı bir şekilde bağırarak uyandığını ifade eden Doğan, “Gecenin 04.00’ünde uykudayken duvar sesleri geliyordu. Sanki duvarlar bizim üstümüze geliyordu. Oğlum, doğalgaz faturası fazla gelmesin diye o gece geldi bizim odada kaldı. O gece oğlum gece saat 02.00’ye kadar maç izlediği için uykusu çok ağırdı. Deprem esnasında zor uyandı, hem de ağlamaklı bir şekilde. Oğluma dedim korkma, deprem oluyor. Biz de çok korkmuştuk. Deprem olduğu zaman duvarlara bakıyordum, hepsi karşımda kırılıyordu. Ama bizim başımızın üstüne dahi bir şey değmedi. Allah bizi o esnada korudu” dedi.

Depremin şiddetinin büyük olmasından dolayı pencerelerin kendiliğinden açılıp kapandığını ifade eden Doğan, dışarıya çıktıklarında her yerin toz duman olduğunu belirtti.

“Zannettik ki kıyamet kopuyor”

Depremden sonra bağrışma seslerinin olduğunu dile getiren Doğan, şunları kaydetti:

“Biz, deprem bitmeyene kadar bir yere korkudan çıkamadık. Sarsıntıda o kadar kötü sesler geliyordu ki ilk defa böyle bir şey yaşadım. Depremin şiddeti o kadar fazlaydı ki pencereler kendiliğinden açıldı. O panikle pencereleri kapatmaya çalışırken çocuklarım bana çık dışarı diye sesleniyordu. Depremin şokunda olduğum için ne yapacağımı ve ne alacağımı dahi bilmiyordum. Ondan sonra dışarı çıktığımızda herkes bağırıyordu. Her yer toz duman içerisinde, her yerden duman çıkıyordu. Biz zannettik ki kıyamet kopuyor.”

Depremden birkaç gün sonra Diyarbakır’a gelerek KYK yurduna yerleşen Doğan, “Oğlumun arkadaşı aradı dedi Diyarbakır’a gelin diye. 2 çocuğumu alıp Diyarbakır Selahattin Eyyubi Kredi Yurtlar Kurumu’na yerleştik. Çok şükür yerimiz sıcak, yemeklerimizi de veriyorlar. Yurttan sorumlu memur arkadaşlar düzenli bir şekilde ihtiyacımızı soruyor. Her halimize şükürler olsun. Adıyaman’daki evimizden hiçbir şey alamadan geldik. Ne yapacağımızı bilmiyoruz, çaresiziz” ifadelerine yer verdi.