Yusuf Atılgan - Aylak Adam

Romana başlamadan önce dikkat etmemiz gereken birkaç şey var.
Aylağın kelime anlamı boş gezen demek. Dolayısıyla başlamadan fikir yürüteceksek boş boş gezen bir kahramanımızın olduğunu düşüneceğiz. 
Romanın içindekiler kısmında karşımıza kış,ilkyaz,yaz ve güz olmak üzere 4 bölüm çıkacak. Kahramanımız kış mevsiminde başladığı aylaklığını güz mevsiminde bitirecek.  İlk yaz ve yaz mevsimi kahramanın sevgilisinin olduğu kısımlar ama aradığını bulduğuna hiç inanmayacak.
Adının sadece baş harfini bildiğimiz kahramanımız C. hakkında daha romana başlamadan yürüttüğümüz fikirlerin de gösterdiği üzere bir "şey " aramaktadır. Bunun bir kadın olduğunu iddia eder ama kadını olduğunda aynı hevesi gösteremez. Aslında o romanın birçok yerinde karşınıza çıkacağı üzere değişen, yozlaşan, hızlanan zaman içerisinde kendi ben'ini bir yere koymaya çalışıyordur. Nitekim adının "bile" tam olmayışı bunu bize kanıtlar.
Asla o kadını aramaktan vazgeçmeyecek etrafındakilere bahsetmekten vazgeçecektir romanın sonunda. Bu bir nevi iyi ve kötü arasındakilerin arayışının yüceltilişidir. Artık sadece yaz ve kış yoktur. Roman güz ayında da bitebilir diyerek Yusuf Atılgan "postmodernizmin" ilk ve en önemli  eserlerinden birini bizlere sunmuş olur.

Yusuf Atılgan - Aylak Adam

ALINTI-1
"Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaydaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur, kimi müdürlüğüne...
Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü farketmez... Ben toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü; gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum. Gercek sevgiyi! Bir kadın.
ALINTI-2
Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi ayrı dili konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Altuğ
Altuğ - 2 hafta Önce

Sayfanızı ilgiyle takip ediyorum. Yaz için önerilerim; Kemal Tahir-Esir Şehrin İnsanları, Yaşar Kemal-Dağın Öte Yüzü üçlemesi, Tarık Buğra-Küçük Ağa

banner421