Geçtiğimiz günlerde AK Parti Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın yaptığı açıklamaya CHP Trabzon İl Başkanı Necip Yıldız yazılı bir açıklama ile Asım Aykan'a cevap verdi. Yazılı yaptığı açıklama şu şekilde:

Trabzon belediye başkanı döneminde Trabzon da taş üstüne taş koymayan, sadece hayali projeler üreten, hiçbir projeyi gerçekleştirmeyen ama partisi tarafından milletvekili adayı gösterilip iki dönemdir T.B.M.M de Trabzon'u ve Trabzonluları temsil eden Sayın Asım AYKAN acaba nerede yaşıyorsunuz?

Milletvekili görevinin ne olduğunu halen öğrenememişsiniz. Türkiye ve Trabzon gerçeğinden uzak, Genel başkanları gibi sadece CHP ve Deniz BAYKAL takıntısı içinde yaşıyorsunuz. Trabzon'un bu kadar çok sorunu varken bunların hiçbirini gündeme taşımayıp, Türkiye de sadece bir türban sorunu varmış gibi davranıyorsunuz. Yargıya yansımış yargılama süreci devam eden Ergenekonu sorun gibi gösteriyorsunuz.

Sayın vekilim senin görevin bunlar değil, görevinizi sizlere hatırlatmaktan hicap duymama rağmen hatırlatmak zorundayım. Sayın vekilim 3 yıl önce ödenmesi gereken (yaşadığımız don afetinden dolayı) 232 trilyon para fındık üreticisine halen ödenmedi. Sizin göreviniz üreticinin mağduriyetini önlemektir. Fındık üreticisi don'dan dolayı hak ettiği parayı halen alamadı. Fındık üreticisi 3 yıldan beri Fiskobirlik ten fındığının bedelini daha alamadı.

Üretici 40 randıman altında olan fındığını ofise verememektedir. Trabzon insanı işsizlikten inim inim inliyor iken, sizin bu konularda hiçbir açıklama yapmadan, sizi hiç ilgilendirmeyen açıklamalar yapmanız bizleri üzmektedir.

Sayın vekilim Cumhuriyet Halk Partisi ve genel başkan Sayın Deniz BAYKAL'ı bırakın. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partisi'nin veremeyeceği hesabı yoktur. Siz yanınızda oturan yolsuzluklara bulaşmış, insanların yardım duygularını sömürmüş, Türkiye'yi bölmeye çalışan insanlarla uğraşın. Uğraşın ki Cumhuriyet Halk Partililer de size yardımcı olsun.

Yolsuzluklara bulaşmış insanları, milletvekili dokunulmazlığı altında yargıdan kaçmalarını sağlamayın. Onların yargıya çıkıp kendilerini savunmalarını, suçlu ise suçunu çekmeyi, eğer suçsuz ise de aklanıp halkın karşısına çıkmayı sağlayın. Sizin göreviniz bu. Bu görevinizi yapıncaya dek, ben bu görevlerinizi size hatırlatmaya devam edeceğim.