Yazık Bu Ülkenin Doğal Kaynaklarına

Değerli okurlar; yüksek katma değerli bir tarımsal faaliyet olan “tıbbi ve aromatik bitkileri”,

“Maden üzerinde oturup farkında olmamak” deyimini kullanarak,

 Trabzon ekonomisine önemli katkılar yapabileceğini geçmişte çokça yazıma konu yapmıştım.

Tıbbi ve aromatik bitkilerin özü, etken maddeleri  (ekstratı) yüksek katma değerli sektörlerden ilaç, kozmetik, ziraat, veterinerlik ya da kimya sanayisinde ya ana hammadde yada bunların girdisini oluşturuyor.

TİAB ve BNU’un Trabzon’a armağanı “Marka Şehir Trabzon Çalıştay Kitabında” Tarım Şehri Trabzon başlığı altında (sayfa 37) Tıbbi ve aromatik bitkilerin yer almasını çok sevindirici bulmuştum.

Ama hiçbir gelişme olmadığı gibi bu konuda hızla geri gidiyoruz.

Yazık bu ülkenin doğal kaynaklarına!

“Tıbbi ve aromatik bitki” fikrini takibe devam edeceğim ama son dönemde duyduklarıma fazlasıyla üzüldüm. Yazının sonunda bundan bahsedeceğim ama neden yerelde politika oluşturamıyoruz, neden yerel vizyonumuzla hareket edemiyoruz da kişilerden medet umuyoruz, ben bu yaşımda hala sorguluyorum.

Konuya dikkat çekmek ve zihinlerinizi açmak için Dünya Gazetesinin iki değerli yazarından alıntı yapacağım.

İlki Güven Sak’tan; ”Bir ülkede kural hâkimiyeti yoksa, kararlar herkesin bildiği kurallara dayalı olarak şeffaf bir biçimde alınmıyorsa, kurulların nasıl değişeceği önceden belirli süreçlere dayanmıyorsa, o ülkeden ne boru hattı geçebilir ne de bir değer zinciri inşa etmek mümkün olabilir”.

İki saniyeliğine çıkarın üzerinizdeki siyasi gömlekleri ve düşünün. Tam da bizi anlatıyor değil mi?

“iki dudak arasına sıkışmış” karar süreçleri ile pistte sürüklenmeye devam ediyoruz, yanlış mı?

Politika yerelleşmeli

İkincisi Dünya Gazetesi yazarlarından Rüştü Bozkurt, politikanın yerelleşmesi için siyasetçilerin diline nasıl yansıması gerekmesi gerektiğine dair önerilere ait;

“Siyaset yarışında destekçilerini konsolide etmek (cephe yaratmak) anlayışının toplumsal enerjimizi odaktan saptırdığını ve verimsizlik kanallarını açtığını düşünürüm. Artık bir plana dayanan projeksiyonların (kestirimlerin) söylemlerine yansıtması umudumu koruyorum. Çünkü yerelde de toplumsal enerjimizi odaklanmaktan saptırdığımız ve verimsizlik kanallarını açtığını düşünürüm. Bu tutuma dolaylı dolaysız, istekli isteksiz, iyi niyetli ya da art niyetli, bilgili ya da bilgisiz katkı yapanların vebalini de omuzlarında taşıdıkları kanısındayım. Bütün bu kolaycı yolların, plan- proje odaklı siyaset yapma düzeyine eriştiğimizde terk edileceği umudunu koruyorum.”

Toplumsal enerjimizi beka mücadelesine ve bunun etrafındaki hasım gördüğümüz siyasi rakiplerimizi yok etmeye harcıyoruz. Bu şehrin geleceğine dair kafa yormuyor, politika üretmiyoruz. Verimsiziz desem hata mı etmiş olurum?

Ayrıca Trabzon’un yerel politika oluşturamamasında ana etkenin “üzerinde karar kılınmış bir gelecek tasavvurunun olmaması” olduğunu düşünüyorum.

Ben de Sayın Rüştü Bozkurt gibi düşünüyorum.

Politikanın yerelleşememesinin plan ve programa dayalı siyaset yapmamaya, gücü kendinde toplayıp en iyi ben bilirim diyen vasat siyaset odaklarına, dolaylı dolaysız, istekli isteksiz, iyi niyetli ya da art niyetli, bilgili ya da bilgisiz katkı yapanlara dayandığını düşünüyorum ve bu vebali omuzlarında taşıdıkları kanısındayım.

Politika daha nasıl anlatılabilir?

Tıbbi ve aromatik bitki ihracatçısı Süleyman Bilgin; “Geleneksel olarak doğadan toplama yoluyla toplama-kurutma işini yöre kadınları yapardı, artık yapmıyorlar”.

Kadınların neden bu geleneksel tutumdan vazgeçtiklerini ise; “Artık her eve bedeli (emek) ödenmemiş az da olsa para giriyor da ondan. Kadınların, özellikle yetişkinlerden öğrendikleri tıbbi ve aromatik bitkileri doğadan toplama dönemi de bitti” tespitine kulak verdikten sonra dileğine de kulak verelim.

Üretmekten vazgeçen bir toplum, kendi iflasını ilan eder.

Artık üretmek lazım gelir…

Nasıl?

Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği ile ilgili farklı disiplinler arası işbirliğine ihtiyaç var.

Tam ortada Bilim olmalı.

KTÜ’de tıbbi ve aromatik bitki konusunun Trabzon için bir gelecek tasavvuru oluşturması,

Diğer ayağında Kamu (tarım il müdürlüğü) ve özel sektörün bulunması gerekir.

Politikanın yerelleşmesini ile sağlanacak ortak gelecek tasavvuru, yerel siyasetçilerin de ilgi odağında olmalı. Disiplinler arası koordinasyona katkı verecek ve bu tasavvuru içselleştirmiş yerel siyasetçilere şiddetle ihtiyaç var. Gerçek derdi üretim olan siyasetçilere!

Geneli kavramayan yereli kavrayamaz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Faziylet Sönmez
Faziylet Sönmez - 5 ay Önce

Çok haklısınız. Beş yıl önce, Altınoluk'ta yaşıyordum. Endemik bitkilerin çeşitliliği açısından zengin bir yerdi. Yüksek okulunda, ilaç sanayiinde ve parfüm sanayiinde kullanılan bitkiler bölümü olmasına rağmen, öğrenciler, o bitkilerin yetiştiği Kaz Dağlar'ına bir kez bile götürülmediklerinden şikayetçiydiler. Japonya'dan gelen ve orayı ziyaret eden turistlerin, maalesef ki denetim olmaması nedeniyle çantalarında götürüp, ülkelerinde, gerekli şartları oluşturup ürettiklerini söylediler.
Yazdıklarınızda yerden göğe kadar haklısınız. Biz, zenginliklerimizin kıymetini bilmiyoruz...

ahmet doğan
ahmet doğan - 3 ay Önce

tek taraflı bir kalış açınız var

banner426

banner421