Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, yazar Hüseyin Üzmez'in tahliyesine neden olan Adli Tıp raporunu hazırlayan görevliler hakkında inceleme başlatıldığını bildirdi.

Şahin, “Yargı bağımsızdır. Olay kamu vicdanını rahatsız etti. Sanık durumundaki kişinin ulu orta konuşarak mütedeyyin insanları rahatsız edici açıklamaları oldu. Müslümanlık adına muazzez dinimizi ve buna inananları rencide eden, bu cümleleri sarf eden bu kişiyi kamuoyu önüne çıkartmakta isabet görmüyorum.” dedi

Bakan Şahin, Hakimevi'nde düzenlenen “Uluslararası Denetimli Serbestlik Hizmetlerinde Seçenek Yaptırımlar” konferansına gelişinde, gazetecilerin
sorularını yanıtladı.

Şahin, yazar Hüseyin üzmez'in tahliyesine neden olan Adli Tıp raporunu veren görevlilerle ilgili bir soruya, “İnceleme başlattık. Ceza İşleri Genel
Müdürlüğümüz bir inceleme başlattı. İnceleme için benim onayım gerekmiyor. Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüzün onayı ile böyle bir inceleme başlatıldı” yanıtını verdi.

Bir gazetecinin “İnceleme, raporu veren Adli Tıp görevlileri hakkında değil mi?” sorusunu yanıtlarken Şahin, “Evet. Basında çıkan bir takım iddialar var. Bu iddiaların araştırılması için Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bir inceleme yapıyor” dedi.

Adalet Bakanı Şahin, “Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, çok sert tepki gösterdi. SHÇEK de konunun takipçisi olacağını söyledi. Adalet Bakanlığı olarak siz de bu konunun takipçisi olacak mısınız” sorusu üzerine, şunları söyledi:

“Nimet Çubukçu hanım, bir kız çocuğunun cinsel istismara uğraması nedeniyle görülmekte olan davada verilen rapor ve bunun sonucu sanığın serbest bırakılması karşısında haklı bir tepki göstermiştir. Kendisini anlayışla karşılıyorum. Kaldı ki Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı, görülmekte olan bu davada aynı zamanda müdahildir. Tabi ki haklarını kullanacaklardır.

Bu bir yargı sürecidir. Tutuklayan yargıdır, tahliye eden yargıdır. Yargı organlarına ve yargıçlarımıza 'Neden tutukladın, niye serbest bıraktın' diye bir soru soramam Adalet Bakanı olarak. Çünkü yargı bağımsızdır. Yargıç güvencesi bilindiği gibi hukukumuzun temel ilkelerindendir. Eğer biz bir hukuka aykırılık görürsek, teftiş kurulu kanalıyla bunu inceletir veya soruştururuz. Ancak kamuoyunun gündeminde bu kadar yer almış olması ve kamuoyunun vicdanını rahatsız etmesini ben anlayışla karşılıyorum. Zannediyorum bir kız çocuğumuza cinsel istismarda bulunulması, bu nedenle görülen davanın kamuoyu vicdanında açtığı yaradan ziyade, sanık durumundaki kişinin ulu orta konuşarak mütedeyyin insanları rahatsız edici açıklamaları. O nedenle televizyonlarınızın bu kişiyi programlara çıkarmak gibi bir zorunluluğu var mı? Müslümanlık adına muazzez dinimizi ve buna inananları rencide eden, bu cümleleri sarf eden bu kişiyi kamuoyu önüne çıkartmakta isabet görmüyorum.”