Kupa galibi Trabzonspor ile lig lideri Beşiktaş’ın müsabakası öncesi herkesin kafasında oyun ve skorla ilgili acabalar vardı. Trabzonspor’un çıkışı devam edecek miydi? Beşiktaş gerçekten ligin en iddialı takımı mıydı?

Ve müsabaka her iki takım için de kötü sürprizlerle başladı. Lakin Trabzonspor için Abdulkadir Parmak’ın değişikliği sürprizden öte kupa maçında meydana gelen sakatlığın yeterince doğru değerlendirilemediğini veya müsabaka öncesi testlerin tam anlamıyla verimli olmadığını düşünüyorum. Daha 1. Dakikada nüksedebilecek bir sorunun nasıl atlandığını anlamak mümkün değil.

Maça dönecek olursak her iki takımda son dönemki düzenleriyle başladılar. Trabzonspor beklenildiği gibi müsabakaya Abdullah hocanın ilk başladığı dönemdeki gibi topun arkasında kalma düşüncesi ve kazanılan toplarla etkili geçiş oyunuyla başladı. Rakip Beşiktaş ise topa sahip olmak ve kenarları etkili kullanmak istedi. İlk 15 dakikalık bölüm Beşiktaş’ın kenarları zorladığı ve Trabzonspor çıkışlarının da tehlikeli olacağı sinyallerini verdi. Djaniny’nin yine etkili olduğu bu ilk bölümde Baker ile çok net bir gol fırsatı yakalandı. Trabzonspor özellikle kenar savunmasında ciddi sıkıntılar yaşadı. Burada bek oyuncuların zafiyetleri yanında ön oyuncuların beklere yardımda çok istekli olmamalarının da payı büyüktü. Yine kenar savunmasında yaşanan zafiyet sonucu kenar orta ile Beşiktaş golü buldu. Müsabaka öncesi program arkadaşımız Macit Güven hoca özellikle Beşiktaş kenar ortalarından korktuğu belirtmişti. Ben tehlikeyi daha çok Ghezzal ayağından çıkacak ortadan beklerken asist diğer kenardan geldi. Golden sonra da savunmada kalan ve kenar savunmasında sorunlar yaşayan Trabzonspor, yine geçiş hücumlarında Wakaeme ve Ekuban’la etkili oldu. Burada Djaniny ve orta saha oyuncularının bu iki oyuncuya yeterince destek veremediklerini gözlemledik. Devre sonunda gerçekleştirilen bu atakların birinde şansın da yardımı ile Nwakaeme’nin ayağından gelen şutla beraberlik fırsatı yakalandı. Devre arasına 1-1’lik skorla girmek Trabzonspor’a ne kadar moral olduysa rakip Beşiktaş için de moral bozucuydu.

2. devrede de takımlar benzer oyun şablonlarıyla başladı. Beşiktaş ısrarla topa sahip olup etkili kenar uygulamalarıyla sonuç ararken Trabzonspor kazandığı toplarda özellikle savunmaya fazla gelmeyen Nwakaeme’ yi kullanarak etkili olmaya çalıştı. Yine böyle çıkışlardan biri sonucu kazanılan ve doğaçlama kullanılan köşe vuruşu sonucu Hugo’nun sağ ayağından çıkan şutla skor avantajını yakaladı. Bu bölümde devam eden başarılı Uğurcan performansı aslında Trabzonspor’un savunmada hala sorunlar yaşadığını gösteriyordu.  Beşiktaş oyuna Ljajic ve Dorukhan hamleleri yaparak artık merkezden hücum etme anlayışına döndü. Bu anlayış aslında kenar savunmada sıkıntılar yaşayan Trabzonspor’un işini kolaylaştırdı. Trabzonspor’un kalabalık olduğu bu alanda yapılan Beşiktaş girişimleri Trabzonspor adına engellenen şutlar, kazanılan toplar ve geçiş hücumları ile sonuçlandı. Engellenen şut parametresinde ligdeki Başakşehir maçı geride bırakılarak sezonun en yüksek sayısı -9 elde edildi. Bu geçiş hücumlarında Nwakaeme biraz daha bireysellikten kurtularak kollektif bir anlayışla kararlar verseydi gol sayısını artırabilirdi. Flavio’nun kötü top kontrolü rakibini hatalı hamle yapmaya sevk etti ve Beşiktaş sahada eksik kaldı. Eksik kalan Beşiktaş ısrarla merkezden hücum etmeye devam etti. Bu girişimlerinde bazen başarılı olsa da başta Uğurcan olmak üzere Edgar ve Hugo ile Trabzonspor başarılı bir direnç gösterdi. Ama şanslı olunan anlarda vardı.

Maçın genelini değerlendirdiğimde Beşiktaş teknik direktörünün dersine iyi çalışmadığını söyleyebilirim. Kupa galibi ve yorgunu bir takıma karşı daha tempolu oyun ve daha agresif baskılar beklerdim. Ayrıca maçın ilk dakikasından son dakikasına kadar kazanılan her topta etkili çıkışlar yapan Trabzonspor’a karşı geniş alan bırakmakta ısrar ettiler. Abdullah hoca ise ilk dönem savunma anlayışı ile sahaya çıksa da bu maç özelinde oyuncuların geçiş hücumlarına izin verdi. Ve bu Trabzonspor’a pozisyon zenginliği yarattı.

Maçın kahramanı Uğurcan’a da ayrı değinmek isterim. Takım için ne kadar önemli olduğunu tekrar herkese gösterdi. Daha konsantre olduğunda onu geçmek gerçekten çok zor. Trabzonspor yine bir dönüm noktasını başarılı bir şekilde geride bıraktı. Bu müsabakayı ligin bütün takımlarına karşı bir meydan okuma olarak değerlendirmek gerekir. Abdullah hocanın ilk bölümde skorlarla, daha sonra kupa kazanarak yarattığı etkiyi kasket hamlesi ile sinerjiye dönüştürdüğünü görüyoruz. Ve bu camia yakalanan sinerjiyi kendine yakıt olarak kullanmayı ve hedefe yürümeyi sever. Kazanılan bu değerli müsabakanın gerçek bir anlam ifade etmesi açısından iç sahada oynanacak Fenerbahçe maçına kadar adım adım ama kayıpsız yola devam edilmeli.