Trabzon'da Hürriyet ve Memleket İçin Elele Platformu kuruldu

Anayasa değişikliği referandumunda 'hayır' oyu kullanacağını açıklayan çok sayıda siyasi parti ve örgüt, Trabzon'da Hürriyet ve Memleket İçin Elele Platformu oluşturdu.

Trabzon 21.02.2017, 15:15 21.02.2017, 17:57
Trabzon'da Hürriyet ve Memleket İçin Elele Platformu kuruldu

Trabzon'da 16 siyasi parti ve örgütten oluşan ‘Hürriyet ve Memleket İçin Elele Platformu’ düzenlediği basın açıklamasında, Anayasa değişikliği  referandumunda 'hayır' oyu kullanacaklarını duyurdu. 


‘Hürriyet ve Memleket İçin Elele Platformu’nun kamuoyuna açıklanan ilk bildirgesinde, ''Bu anayasa değişikliğine 'hayır' demek, cumhuriyete, demokrasi ve hukuk devletine, vatanın birliği ve bütünlüğüne, inanç ve düşünce hürriyetine, laikliğe, sosyal devlete, kadın-erkek eşitliğine, barış ve kardeşliğe, farklılıklarla bir arada yaşamasına, Türkiye'ye sahip çıkmaktır'' denildi.

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'ndeki basın toplantısına, CHP İl Başkanı Turgay Güngör, DP İl Başkanı Ali Akar, VP İl Başkanı Güngör, DSP İl Başkanı Hadiye Sönmez, MHP 'nin görevden alınan il Başkanı ve Türk Milliyetçileri Hayır Platformu Sözcüsü Muammer Demeli, Trabzon eski Belediye Başkanı Atay Aktuğ, CHP eski il başkanları Cafer Hazaroğlu ve Güzide Uzun, Trabzonspor Eski Asbaşkanı Hayrettin Hacısalihoğlu, KESK  Şubeler Platformu Başkanı Muhammet İkinci, Kamu İş Şubeler Temsilcisi Tamer Özlü, Tabip Odası Başkanı Ahmet Rıza Güner, Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Cemal Verep, Türk Kadınlar Birliği Derneği Başkanı Hatice Saraç, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Evşen Gültepe,, Ziraatçılar Derneği Başkanı Behzat Şanlı, Çağdaş Yazarlar Derneği Başkanı Gürsel Gençsoy;  platform katılımcıları Arif Atalay, Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, Nuri Aydın, Yılmaz Şahin, Güler İpek, eski belediye meclis üyesi Selahattin Ahıskalı başta olmak üzere çok sayıda Trabzonlu katıldı.

Platform adına açıklamalarda bulunan DP İl Başkanı Ali Akar, 50'nin üzerinde örgüt ve platformun çatı yapılanması olarak halk oylamasında hayır denmesi için çalışma yapacaklarını açıkladı. Salon toplantıları, geziler, alan çalışmaları yapacaklarını belirten Akar, ''Elbet de her parti ve örgüt kendi çalışmasını yapacak. Oluşmuş birçok platform da bulunuyor. Bütün bu çalışmaların daha uyumlu ver örgütlü yapılması yolunda platformumuzun önemli rolü olacağına inanıyoruz. Halkımız bu büyük hataya geçit vermeyecektir'' dedi.

Akar'ın okuduğu bildirgede, değişikliğin esasını, ''Egemenliğin kimde olacağı''nın oluşturulduğu vurgulandı ve şöyle denildi: ''Cumhuriyetin kurucu iradesine göre, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' Millet-halk egemenliği, demokrasi içerisinde hür seçimlerle oluşacak meclis aracılığıyla kullanır. Bunun adı  ''parlamenter sistem''dir. Anayasa değişikliği ile, 'millet-halk iradesine dayalı demokratik parlamenter sistem' ortadan kaldırılarak, adına 'Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi' denilen, ancak bugün dünyada hiçbir gelişmiş demokratik ülkede eşi benzeri bulunmayan bir 'tek adam yönetimi' getirilmek istenmektedir. Atatürk ve arkadaşları 1923'te saltanatı kaldırıp Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarak, egemenliği-hakimiyeti aile ya da kişiden, alarak millete-halka vermiştir. Yapılmak istenen bu değişiklikle egemenlik yeniden, adı ne olursa olsun tek kişiye devredilecektir''

Bugün gelişmiş, yaşam ve demokrasi standardı en yüksek ülkelerin demokratik parlamenter sistemle yönetildiğine dikkat çekilen bildirgede, '' Bu anayasa değişikliğine 'HAYIR' demek, cumhuriyete, demokrasi ve hukuk devletine, vatanın birliği ve bütünlüğüne, inanç ve düşünce hürriyetine, laikliğe, sosyal devlete, kadın-erkek eşitliğine, barış ve kardeşliğe, farklılıklarla bir arada yaşamasına; Türkiye'ye sahip çıkmaktır. Egemenlik, kayıtsız ve şartsız milletindir; hiçbir kişiye devredilemez'' denildi.

Çok sayıda kişinin katıldığı ve 'Hürriyet ve Memleket İçin Elele Platformu'nun tanıtıldığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:  

''Hürriyet ve Memleket İçin Elele Platformu'', Türkiye'nin birliğini-bütünlüğünü savunmak; barış, kardeşlik, demokrasi ve refah içerisinde özgürce yaşam mücadelesi adına,  bir araya gelen bir topluluktur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde tartışmalı bir biçime geçirilerek, Türkiye Cumhuriyeti'nin rejimini değiştirecek olan  ''başkanlığı öngören anayasa değişikliği'' ile zor ve karanlık bir döneme girileceğini gören biz katılımcılar, halk oylamasında HAYIR diyerek ülkemizin geleceğine sahip çıkmak için bir araya gelmiş bulunmaktayız.

Hangi partiden, görüşten olursak olalım, ''partili cumhurbaşkanı sistemi'' adı altında getirilmek istenen anayasa değişikliği, ülkemizin kaderini, bizlerin ve gelecek nesillerin hayatını baştan sona değiştirecektir.

Değişikliğin esasını, ''egemenliğin kimde olacağı'' oluşturmaktadır. Cumhuriyetin kurucu iradesine göre, ''Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir'' Millet-halk egemenliği, demokrasi içerisinde hür seçimlerle oluşacak meclis aracılığıyla kullanır. Bunun adı ''parlamenter sistem''dir.

Anayasa değişikliği ile, ''millet-halk iradesine dayalı demokratik parlamenter sistem'' ortadan kaldırılarak, adına ''Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi'' denilen, ancak bugün dünyada hiçbir gelişmiş demokratik ülkede eşi benzeri bulunmayan bir ''tek adam yönetimi'' getirilmek istenmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları 1923'te saltanatı kaldırıp Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarak, egemenliği-hakimiyeti aile ya da kişiden, alarak millete-halka vermiştir. Yapılmak istenen bu değişiklikle egemenlik yeniden, adı ne olursa olsun tek kişiye devredilecektir. 

Elbet de Türkiye'de uygulanmakta olan demokratik parlamenter sistemde bazı sorunlar olabilir. Bunlar siyasi ve toplumsal uzlaşma içinde çözülebilir.

Bugün dünyada, ''en gelişmiş, en kalkınmış, yaşam standardı en yüksek, demokrasi ve hukuk standardı bakımında en ileri ülkeler'',  bir iki istisna dışında ''demokratik parlamenter sistem'' ile yönetilmektedir. Dünya sıralamasında ''en geri kalmış, en yoksul, en istikrarsız ve güvensiz ülkeler''in hemen tamamı, ''başkanlık'' ya da benzeri ''tek adam yönetimleri''ne sahiptir.

Demokratik ülkelerde egemenliğin üç temel kaynağı vardır. Yasama (meclis), yürütme (hükümet) ve yargı (adalet ve hukuk sistemi). Bu üç temel güç-kuvvet birbirini denetler, böylece demokratik sistem ayakta durur. Her gücün yetkisi bellidir. Buna demokrasinin çimentosu olan örgütlü toplum ve hür basın katıldığında, güçler ayrılığı tamamlanmış olur.

Oysa bunun karşıtı olan güçler birliği, bütün bu yetkilerin, egemenlik-hakimiyet alanlarının tek elde toplanması demektir. Bunun adı demokrasi değildir, otoriter yönetimlerin sonucu diktatörlüktür.

Yapılmak istenen anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanının yetkileri çok büyük ölçüde arttırılacaktır.





Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin genel başkanı olacağı için, ''taraflıdır'' ve ''milletin birliği''ni temsil edemez. Kendi çıkaracağı kararname ya da kendi parti çoğunluğu ile geçireceği yasaların, ''anayasaya uygunluğu''nun denetimi yapılamayacaktır.

İktidarların ya da siyasetin üzerinde, milletin bütününü temsil etmesi gereken bir tarafsız makam, bir sigorta kalmayacaktır.

Bu ülke, en zor koşullarda kurulan bir meclisin yürüttüğü istiklal savaşı ile oluşturulmuştur. Şimdi, emperyalist işgale karşı ilk kurtuluş savaşını veren bu meclis, makama kim oturursa otursun, bir kişinin danışma organına dönüştürülecektir.

Ülkemiz içeride ve dışarıda büyük sorunlarla-sıkıntılarla karşı karşıyadır. Gerek ülkemizin birliği ve beraberliğine, gerek demokratik hak ve kazanımlara yapılan her türlü saldırıya karşı, hangi parti ve görüşten olursak olalım, ortak bir duruş sergilemek zorundayız. Bizleri bölüştürecek, ötekileştirecek, karşı karşıya getirecek hiçbir hareket ya da oluşuma fırsat tanımamalıyız. Bir kişiye bu kadar yetkiler veren bir sistem, bizleri birleştiremez, böler.

Tek kişiye dayalı bir sistem asla istikrar getiremez. Aksine, tek kişiye dayalı sistemler dünyanın her yerinde istikrarsızlık kaynağıdır. Çünkü, farklı siyasal ya da toplumsal kesimler kendilerini ifade edemeyecekler ya da etmekte güçlük çekeceklerdir.

Yapılmak istenilen bu değişiklik, bir anayasa değişikliği değil, rejim ya da sistem değişikliğidir. Değişikliğin adının cumhurbaşkanlığı ya da başkanlık olması, bu gerçeği değiştirmez.

Adı cumhurbaşkanı olacak bir tek adam yönetimi egemen kılınacaktır. Bu kişi hiçbir biçimde sorgulanamayacaktır.
Parlamentodan bakanların seçilmesine, yargının ve üst düzey kamu görevlilerinin atanmasına dek her şey, tek adamın emriyle olacaktır.
Bir kişinin istemiyle tüm hürriyetler askıya alınabilecektir.

Bütün yetkilerin devredildiği, her şeye karar veren, her şeye kadir, meclisin ve yargının üzerinde, hatta padişahın bile sahip olamadığı yetkilerle donatılan bir adam yönetimi mi istiyoruz?

Yoksa demokrasi, hukuk, barış ve kardeşliğin egemen olduğu; herkesin hakkını ve hukukunu savunabildiği, cumhurbaşkanından sokaktaki vatandaşına kadar herkesin yasalar önünde eşit olduğu, herkesin kendini hür ve birinci sınıf vatandaş hissettiği, birlik ve bütünlüğünü sağlamış; kimsenin inancından, etnik yapısından, cinsiyetinden, politik görüşünden dolayı ayrımcılığa uğramadığı, herkesin fırsat eşitliğinden yararlandığı, dünyada gıptayla bakılan bir demokratik parlamenter sistem mi?

Yurttaşların neye oy vereceğini anlamaları, özgür ve fırsat eşitliğine dayalı bir ortamla mümkündür. Kamunun ve ilgili kurumların görevi, bu ortamın demokratik biçimde oluşmasını sağlamak olmalıdır. Kamu olanakları her görüş için eşit kullanılmalı ya da kullanılmamalıdır.

Oy vermek bir anayasal haktır. Yurttaşların şu ya da bu oyu vermesini terörle ilişkilendirmek, onları hedef göstermek, baskı altına almak; oy için kişilere menfaat sağlamak ya da sağlamamak hem anayasaya, hem yasalara, hem de insan hak ve özgürlüklerine karşı suç işlemektir. 

Sevgili Yurttaşlar!

Bu anayasa değişikliğine 'HAYIR' demek, cumhuriyete, demokrasi ve hukuk devletine, vatanın birliği ve bütünlüğüne, inanç ve düşünce hürriyetine, laikliğe, sosyal devlete, kadın-erkek eşitliğine, barış ve kardeşliğe, farklılıklarla bir arada yaşamasına; Türkiye'ye sahip çıkmaktır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve hiçbir kişiye devredilemez." 

 
'Hürriyet ve Memleket İçin Elele Platformu' şu örgütler ve teşkilatlardan oluşuyor: Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı, Vatan Partisi İl Başkanlığı, Demokrat Parti İl Başkanlığı, Demokratik Sol Parti İl Başkanlığı, Türk Milliyetçileri Hayır Platformu, Trabzon KESK Şubeler Platformu, Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası Trabzon Şubesi, Trabzon Tabip Odası, Atatürkçü Düşünce Derneği Trabzon Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Trabzon Şubesi, Ziraatçılar Derneği Trabzon Şubesi, Çağdaş Yazarlar Derneği, Türk Kadınlar Birliği Trabzon Şubesi, Adnan Menderes Federasyonları Derneği, Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği


 


Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber

Yorumlar (26)
Evet 4 yıl önce
Dışlanmışlık psikolojisi insana neler yaptırıyor. Memleket yararına olsa bir araya gelmezler. SAYGILARIMLA.
Evet 4 yıl önce
Yav daha dün şu Aziz Millete nasıl zulüm, işkence, dişlama, dayatma yaptıklarınızı, unuttuk mu zannediyorsunuz.
ŞEHZADE 4 yıl önce
Son olarak hatıra fotoğrafı çektirin.Birdahası olmayabilir.Evet kesinlikle sandıktan ezici üstünlükle çıkacak.40 yaşından yukarı olan tüm milletimiz geçmişte neler yaşandığını çok iyi biliyor.
ŞEHZADE 4 yıl önce
90 takla da atsanız fayda etmez.Bu millet sizin gibileri artık çok iyi biliyor.
Serkaan61 4 yıl önce
Türkiyede dikili ağacı olmayan müdürler toplantisi.peh peh...
Kahveci 4 yıl önce
Bu grupların bu güne kadar bu vatan için ne yaptıklarını açıklaması gerekirdi ki biz de öğrenseydik!!! Hiçbir olumlu iş için bir araya gelmez bunlar.
Yes 4 yıl önce
Referandumdan evet çıkacaktır
musa 4 yıl önce
Apocular,chpciler,kovulmuş mhpciler,perinçgiller,fetocular el,ele
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Gelişmelerden Haberdar Olun

@