Prof. Dr. Yüksel Aliyazıcıoğlu Haber61’e konuştu! “Trabzon’da koronavirüs hasta sayısı stabilleşti”

Karadeniz teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yüksel Aliyazıcıoğlu haber61’e önemli açıklamalarda bulundu.

Trabzon 30.04.2020, 12:22 01.05.2020, 08:44

Haber61 – Haber Servisi - Tuncay Lakot - Emrah Paça - Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yüksel Aliyazıcıoğlu, Trabzon’da 200’e yakın kovid-19 pozitif ve şüpheli hastayı tedavi ve taburcu ettiklerini söyledi.

Başhekim Prof. Dr. Yüksel Aliyazıcıoğlu Haber61’e koronavirüsün Trabzon’daki durumu, Farabi Hastanesinde virüsle nasıl mücadele edildiği, İmmün plazma tedavisi ve saldırıya uğraşan doktorla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Aliyazıcıoğlu, Trabzon’da kovid-19 hasta sayısının stabilleştiğini belirterek, “Belli bir plato çiziyor artık, azalmaya başladı da diyebiliriz” dedi.

Başhekim Prof. Dr. Yüksel Aliyazıcıoğlu şunları söyledi;

"TEDBİRLERİ ERKEN ALDIK"

Kıtalar arası bu kovid salgını Vuhan’da başladı daha sonra Türkiye’ye kadar geldi ve bizden de devam edecek, Afrika’ya belki, belki Kuzey Avrupa’ya ilerleyecek, öyle gözüküyor. Bizde ilk vaka 11 Mart’ta pozitif olarak Sağlık Bakanımız tarafından ifade edildi. Hemen gözümüzün önüne Vuhan’da, İspanya ve İtalya’da yaşananalar geldi. “Acaba bizde böyle mi olacağız?” soruları geldi. Şükür ki biz o durumda olmadık, olmayacağız da. Çünkü ülkemizin Sağlık otoritesi Cumhurbaşkanımızın da yönetiminde gerekli önlemlerin süratle alınması yönüne gitti. İlk basamağı okulların kapanması, daha sonra 20 yaş altı ve 65 yaş üstü evde kısıtlamalar. 

Prof. Dr. Yüksek Aliyazıcıoğlu Haber61’e konuştu! “Trabzon’da koronavirüs hasta sayısı stabilleşti”

FARABİ HASTANESİNDE KORONAVİRÜS YAPILANMASI

Biz Trabzon olarak, Farabi Hastanesi olarak Sağlık Bakanlığı’mızın ve YÖK’ün direktifleri doğrultusunda, bu kıtalar arası salgının bizde nasıl yönetileceği ile ilgili pandemi planımızı hazırladık. Biz hastanemizde A bloğu tahsis ettik. Acil Servisin üst katında 14 yataklı bir yeri tahsis ettik ve aktif olarak da Enfeksiyon Hastalıkları Acil Servis çalışanlarımız, göğüs hastalıklarımız, Aile hekimliği, çocuk hastalıkları bir fiil bu işte görev aldılar. Bunun yanında diğer bölümlerden B, C planlarımız çerçevesinde personelimizi mobilize ettik. Bu süreçte başta çok az da olsa kişisel koruyucu ekipman sıkıntımız olmakla birlikte, Sağlık Bakanlığımız ve Sağlık Müdürlüğümüz üzerinden, bölge olmamız hasebiyle de eksiğimiz kalmadı. Bu konuda birçok kurum, kuruluş ve kişiden de koruyucu ekipmanların temini konusunda destek aldık. 

“200 KOVİD POZİTİF VE ŞÜPHELİ HASTAYI TEDAVİ VE TABURCU ETTİK”

Bizler bölgemizin ve şehrimizin en önemli hastanesiyiz. Yaklaşık 8-9 ilin merkezi konumundayız. 813 yatağı ve 80’e yakın yoğun bakım yatağıyla hizmet vermekteyiz. Biz bu süreçte yoğun bakımlarımızın birini bu iş için ayırdık. Bunu Sağlık Müdürlüğümüz ve Valiliğimizle birlikte eşgüdüm içerisinde yürütmeye çalıştık. Özellikle göğüs, enfeksiyon ve 3. Basamak yoğun bakım içeren hastanelerin Pandemi hastanesi olması noktasında Farabi hastanesi ve Eğitim araştırma Hastanesi Pandemi hastanesi olarak Trabzon’da görev yaptı. Bu süreçte biz 200’e yakın Kovid pozitif ve şüphelisi hastayı tedavi ve taburcu ettik. 18 tane de yoğun bakım hastamız oldu. Bunların da ikisi kovid pozitifti. Bunlardan da şuanda elimizde cihaza bağlı bir hastamız var. Yoğun bakımda tek hastamız var. 

“ÖNEMLİ BİR HİZMETİ YÜRÜTÜYORUZ”

Servislerimizin daha öncesi eylem planı çerçevesinde hizmetleri devam ediyor. Hastanemizin giriş çıkışlarını kontrol altına aldık. 3 giriş belirledik ve bu noktalarda vatandaşların ateşleri ölçülüp, Sağlık bakanlığının sorgulama algoritmaları kullanıldı. Biz bunları yaparken bir yandan da sağlık hizmeti vermeye devam ettik. Poliklinik sayılarımızı azalttık, acil dışındaki ameliyatları mümkün olduğunca durdurduk. Acil ameliyatlarımız devam etti. Bölgemizde acil sağlık hizmetleri anlamında önemli bir hizmeti görmeye devam ediyoruz. Gittikçe de yükümüz artmaya başladı. Çünkü, Mart 11’i referans noktası alırsak, 1,5 ay oldu ve kovid nedeniyle hastanelere başvuru oranı da azaldı.

Prof. Dr. Yüksek Aliyazıcıoğlu Haber61’e konuştu! “Trabzon’da koronavirüs hasta sayısı stabilleşti”

KOVİD NOKTASINDA HASTA SAYIMIZ STABİLLEŞTİ

Vatandaşlarda bir korku var ama biz hep şunu söyledik. Aile Hekimleriniz üzerinden yönetebileceğimiz olgular varsa onları oradan yönetin. Yoksa hocalarımızı rahatlıkla arayabilirsiniz, bu konuda destek isteyebilirsiniz, daha da olmazsa o zaman sizleri hastanemizde ağırlayacağız. Biz bir yandan onu da sürdürmek zorundayız ve vatandaşımız sağlık hizmetini almayı sürdürmeli. Bu süreçte bu konuda çok problem yaşamadık. Bazı branşlarda, ortopedi gibi bölümlerde günde 10’a yakın acil hasta aldığımız oldu. Bu dönemde esnek çalışma şekline gittik çünkü hastanemizin personel yükünü de azaltıp, hem ekipman hem de kalabalık olmaması noktasında bir politika güttük. Onda da başarılı olduk. Bizim normalde 3 bine yakın poliklinik sayımız varken bu sayı 500’lere kadar indi. Şu son noktada biraz kıpırdanma var. Artık fakülteye gelmeden olmayacak gibi bir durum ortaya çıktı. Binlere doğru geldik. Bu konuda herhangi bir sıkıntımız yok çünkü kovid noktasında hasta sayımız stabilleşti. Belli bir plato çiziyor artık, azalmaya başladı da diyebiliriz. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi bayramdan sonra daha da azalmasını bekliyoruz bunun. Bu süreçte hem kovid şüphesi ve pozitif hastaları, aynı zamanda vatandaşa hizmet açısından servislerimiz ve polikliniklerimiz hizmet vermeye devam etti. Geldiğimiz nokta itibariyle olaylara artık daha olumlu bakıyoruz. PCR’ı da bu bölgede ilk biz yapmaya başladık. 4 Bin 300’e yakın PCR testi yaptık bu süreçte. Daha sonra Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi de devreye girdi, birbirini destekleyerek belli bir iş bölümü çerçevesinde bunu yürüttük.

FİLYASYONUN EN İYİ YAPILDIĞI YERLERDEN BİRİ TRABZON

Bu süreç aslında iyi yönetildi. Ufak tefek aksaklıklar oldu ve bunların yansımalarını gördük. Bu noktada hemen filyasyon (izleme) yapıldı. Numuneyi yerinde alma, temaslı ve temaslının temaslısını takip gibi kavramlarla ifade ettiğimiz bu filyasyonun en iyi yapıldığı yerlerden biri Trabzon oldu diyerek bunların önüne geçildi. Bunun biz bugün yansımasını görüyoruz. Biz bugün sokağa çıkma kısıtlamalarının da yansımalarını görüyoruz. İlk sokağa çıkma yasağının olduğu dönemde yaşananlarla ilgili korkumuz oldu ve Allah’a şükür korkulan gibi olmadı. Bu süreç son derece doğru yönetildi ama benim vurgulamak istediğim konu taburcu olup eve gidenlerin, temaslıların ve hastaların, zincirin izlenmesi. Bunu da Sağlık Müdürlüğümüz Bulaşıcı Hastalıklar şubemiz son derece başarılı bir şekilde yerine getirdiler. Bunun yansıması bize olacaktı ve biz bunun yansımasını olumlu görüyoruz. Biz çevre illerle de görüşüyoruz, onlarda bizi teyit eder noktada konuşuyorlar. Onlarda da bir durağanlaşma ve inşallah bundan sonraki süreçte düşüş olacak.

Trabzon’da koronavirüs hastasına Plazma tedavisi uygulandı

BİZ BU SAVAŞIN ÖN SAFINDAYIZ: KINIYORUM

Şiddet olayınca öncelikli olarak ortada bir mevta var. Allah Rahmet eylesin. Kanser hastası. Sonuç itibariyle sağlık çalışanı elinden geleni yapar ve takdiri ilahi, bazı noktalarda yapacak bir şey kalmaz. Allah Rahmet eylesin ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Diğer tarafa baktığımızda maalesef ülkemizde sağlık çalışanlarına olan bu saldırgan tutumu da anlamak mümkün değil. Hele hele kovid ile mücadelenin üst seviyede yapıldığı bir ortamda, ülkemizde ve hastanemizde, hastalara ya tulumla, ya gömlekle, ağzımızda maske, başımızla bone ile yaklaşmak zorunda olduğumuz bir dönemde, acılıyız, anamızı babamızı kaybettik kisvesine sığınarak tasvip etmemiz mümkün değildir. Böyle bir şey kesinlikle kabul edilemez. Hangi meslek grubunda olursa olsun bunu tasvip etmemiz mümkün değildir. Bizler burada 425 tane asistan arkadaşımız, 230 tane öğretim üyemizle 650 hemşire ile 2 Bin 500’e yaklaşan toplam personelimizle bir hizmet sunmaktayız. Bu hizmeti vatandaşa sunuyoruz ve bundan mutluyuz. Bizim işimiz görevimiz bu. Ordumuz savaşa gittiğinde nasıl ön safta oluyorsa bizim de savaşımız bu. Biz savaşın ön safındayız. Ön saflarda mücadele eden arkadaşlarımızdan birine, genç bir meslektaşımıza böyle bir saldırıda bulunulmasını şiddetle kınıyorum. Burada çalışan herkes sağlıkçılarımız ve destek personelleri dahil olmak üzere hepsi bizim için değerli. Biz bunlarla beraber yürüyoruz. Bu süreçte ne azından bizi mutlu eden gelişmeler de oldu. Başka Sayın valimiz olmak üzere Sağlık Müdürümüz ve her zaman yanımızda olmak üzere sayın Rektörümüz, hem arayarak hem gelerek ne yapılması gerektiği noktasında geçmiş olsun dileklerini ilettiler ve destek verdiler. Teşekkür ediyorum. Bu ilk değildi ama umarım ki son olur. Bu iş cezasız olmayacak. Kimsenin kimseye ve özellikle size hizmet veren, ananız, babanız, çoluk çocuğunuz için çalışıp çabalayan bir meslek grubuna öyle yada böyle haklı çıkaracak hiçbir şey yoktur. Bu şekilde yaklaşmak kesinlikle tasvip edilemez. Cezaların aktif halde uygulanması ve bu tür saldırıda bulunanların hesabını vermesi durumunda pozisyon alınırsa bunun önüne geçilebileceğini düşünüyorum.

HAK ARAMA YOLLARI FARKLIDIR 

Biz demokratik hukuk devletiyiz. Bu düşünceleri bizim kafamızdan çıkarıp atmamızın yolu uzlaşı kültürüdür. Herkesin bir hakkı olduğudur. Hangi meslek grubunda olursa olsun, kim olursa olsun, kimsenin kimseye böyle davranmaya hakkı yoktur. Her meslek grubu hata da yapabilir, yanlış konuşabilir yada insanlar bunu yanlış anlayabilir. Ama hak arama yolları farklıdır. Herkes bu ülkede hakkını arayabilir. Eğer bir eksiklik, yanlışlık yapıldığı noktasında bir kanaat oluşmuşsa önyargısız. Bunu vurgulamak istiyorum çünkü son dönemde bizim meslek grubumuza karşı oluşan önyargı bizi çok üzmekte ve kırmakta. Bunun önünü bir an önce almalıyız. Uzlaşı kültürünü, hangi haklara sahip olduğumuzu, hakkımızı kanuni platformlarda arayabileceğimizin bilincini artık içimize yerleştirmeliyiz. Ben bindiğim dolmuştaki şoförle, alışveriş yaptığım esnafla, tedavi için gittiğim hekimle ve sağlık çalışanıyla yada gittiğimiz bir devlet dairesinde görevini yapan bir memurla, kaşını gözünü, üslubunu beğenmedim şeklinde bir diyaloğa girersem bunun sonu gelmeyecektir. Bunun sonu kaostur, böyle bir şey olmasına imkan yok. Dolayısıyla biz yeni bir uzlaşı kültürü geliştirmeliyiz. Haklarımızı ve neyi nereden ne şekilde arayacağımızı bilmeliyiz. Böyle şeyler başvurmak çok eski de kalmalı.

Prof. Dr. Yüksek Aliyazıcıoğlu Haber61’e konuştu! “Trabzon’da koronavirüs hasta sayısı stabilleşti”

RAMAZAN BOYUNCA YEMEK DESTEĞİ VERECEĞİZ

Biz kurum olarak kanunen refakatçıya yemek vermek zorundayız ve veriyoruz. Bunun yanında refakatçi tanımına uymayıp ama hastaya destek verme noktasında hastasıyla beraber olan vatandaşlarımıza da bu Ramazan boyunca iftar ve sahurda yemek konusunda destek vereceğiz. 

KAVGA BİZİ BİR YERE GÖTÜRMÜYOR

Bundan sonra sadece sağlık çalışanlarımıza değil bütün vatandaşlarımızın birbirine daha sağduyulu, daha uzlaşıcı bir kültürle yaklaşmasını temenni ediyorum. Kavga bizi bir yere götürmüyor. Bu saldırganlık ne öleni geri getiriyor, ne hastayı iyileştiriyor, ne de problem çözüyor. Bu mübarek ramazan gününde temennimiz böyle olaylarla karşılaşmamamız. Bir daha bunları gündem yapmamamız. Bunların yanında kovid salgınının plato sürecine geldiğini ve bundan sonra beklentimizin daha azalma noktasında olacağını söylüyoruz ama Sağlık Bakanımızın da dediği gibi bu kovidin pozitifliği bizin ancak toplum olarak vereceğimiz destek kadar gücü olduğunun bilinciyle hareket etmeliyiz. Alınan tedbirlere, sokağa çıkma kısıtlamalarına harfiyen uymalıyız. Çünkü zaman zaman sıkıntı yaratacak durumlar görüyoruz. Evde kalacağız, ailemizle beraber olacağız ve evi bu süreçte bizim için daha yaşanabilir hale getireceğiz. 

Yorumlar (1)
Musa 8 ay önce
Şiddet yapana şiddetli ceza verirsen bidaha aklından geçirmez bilime saygı yok türkiyede malesef

Gelişmelerden Haberdar Olun

@