19.11.2017, 18:57

Trabzon direkten döndü!

Medıcalpark’a orta hakem diye birini göndermişler.

Çömez hakemlerden Ümit Öztürk. Özellikle ilk 45 dakikada izleyenler, sanırım ekran başındakilere de saç baş yoldurtmuştur.
Adam tam bir cinayet anahtarı!
Oyunun başında Osmanlı ceza alanı içersinde  Castilo’nun kafasına, Musa’nın uzattığı ayak, yani tehlikeli hareket hadi diyelim tartışılır.
İlk yarının ortalarında Vrsajeviç’in, Burak’ı formasından tutup çekmesi ve yere indirmesi pozisyonun da, burunlarının dibindeydin ama bunu da penaltı saymayarak  ‘es’ geçtin.
E, sarı gömleğini sevdiğimin çömez hakemi Ümit aga!
İlk yarının uzatmalarında, Pereira’yı altı pasın köşesinde ayak bileğinden biçen Anıl’ı damı göremedin. Penaltıyı burada da veremedin ama sebep ne diyeceklerdi sana, gittin yerde kıvranan Pereira’ya kendini yere attı diye sarı kart gösterdin.
Ben merak ettim. Ümit Öztürk sen ne içtin de maça çıktın? Neyin kafasını yaşıyordun, bize de söyle de bizde kullanalım!
                                                                   *
Süper ligin en büyük küme düşme adayı, Ankara B.Ş Belediyesinin eski başkanı İ. Melih Gökçek’in!... takımı Osmanlıspor, oyuna kötü başlamasına rağmen, iki köşe atışından Musa ve sonradan oyuna giren  Anıl’ın kafa vuruşlarıyla 2-0 öne geçmesi, aslında maça iyi başlayan Trabzonspor takımın da önce soğuk bir duş etkisi yaptı. Yapmadı değil.
İlk golde Burak ve Mas birbirlerine bırakınca yandan gelen topa, araya giren Musa’nın vurduğu kafa var. İkincide de Anıl’ın vurduğu kafa şutunu, Onur gol çizgisi üzerinde çıkarmasına rağmen, pozisyonda yere düşen Pereira’nın sırtına çarpan meşin yuvarlak, farkı ikiye çıkarması, bordo mavililer adına talihsizlikti…
Ligin en ballı kalecilerinden, bir dönem ev sahibinde kiralık olarak oynayan Hakan, oyunu  ne kadar yavaşlatmaya çalışıp, forse etmeye çalıştıysa da, özellikle Castillo driplingle rakip sahada sıfır çizgisine hızla inerek,  tehlikeli pozisyonların başlangıcını yarattı.
                                                                    *
Karşılaşmanın ilk yarısında saatler son 6 dakikayı gösterirken,  N’Doye ve Burak‘ın ard arda golleri eşitliği sağladı.
Her geçen sürede ağırlığını hissettirmeye çalışan bordo mavililer, böyle bir kötü görüntü veren takımdan ikinci yarının 56. dakikasında, yine Pereira’nın kendi kalesine attığı golle, 3-2 mağlup duruma düşmesi inanılır gibi değildi.
Gecenin başarısız aktörlerinden orta hakem Ümit Öztürk yine sahneye çıkınca, Trabzon takımı beraberliği yakalamak için çok varyasyonlar yapması bir işe yaramadı.
Bero’nun yerine ikici yarı oyuna giren Sosa ise, Arjantin’den döndüğünde futbol  adına aklının yerine, saçlarını boyatmış olarak dönmesi takımına bu akşam çok katkı sağladı diyemem.
Buna  rağmen konuk ekibin ceza alanının sağ köşesinde, Yusuf önüne düşen topa yine kendine has, sol ayağı ile klasik kavisli vuruşu, oyuna dengeyi getirdi.
İkinci 45 dakikanın ortalarında N’Doye’un yerini Rodallega’ya, Yusuf’un yerini Kucka’ya bırakması, ev sahibine yeni bir gaz verdi diyebilirim.
Ama burada benim anlamadığım, Abdülkadir’in oyuna dahil olmasını beklerken, sakatlıktan çıkmış Kucka‘nın müsabakaya dahil olmasıydı.
                                                                     *
Son 10 dakikaya girildiğinde, milli maçlar nedeniyle  lige verilen ara, bir çok takıma olduğu gibi gördük ki Trabzonspor’a da iyi gelmemiş.
3-3 ten sonra her iki takımda hata yapmamaya çok dikkat etti.
Çünkü golü bulan maçı alacaktı. Yenilecek golün zaman telafisi yoktu.
İlk 45 dakikadaki penaltıları vermeyen Ümit efendi, uzatmalarda Burak’ın düşürülmesine her nasıl olduysa penaltıyı çaldı. Burak’a da galibiyet golünü atmak kaldı.
Son  dakikalarda ev sahibi takımın köşe atışında, yan hakemin kafasının yanında  geçen plastik su bardağını tribünden fırlatan gerzek, o su bardağı o yan hakemin kafasına vursaydı ne olurdu biliyor musun?
4-3 aldığın bu maçı 3-0 hükmen verebilirdin salak!..
Son sözüm de basın tribünün arkasındaki odalarda maçı seyreden Trabzonspor’un yardımcı antrenörlerine, Burak’ın penaltıdan attığı galibiyet golünde, Mehmet Yılmaz dahil 3 yardımcı  hoca, son dakikada gelen bu galibiyet golünün sevinciyle havaya fırlarken, Servet Çetin’in oturduğu yerde yapışıp kalması hiç kıpırdamaması ise bir hayli ilginçti!
Yorumlar (5)
ozgur ata 3 yıl önce
servet cetin gibi bir tipin TS ile anilmasi cok yazik, daha neler gorecegiz, aykut kocaman'la a.yildirim da gelseydi bari
serkan 3 yıl önce
Servet çetinin biran önce gönderilmesi lazım acilen soza ve volkanda kadro dışı bırakılmalı.
keremmmovic 3 yıl önce
servet çetin Trabzonspora gelmesi başlı başına hata kendisine faydası olmamış bizemi olacak
Hakan 3 yıl önce
Pereira’nın pozisyonu penalti değil hocam. Sarı kart doğru bir karar.
Turgay 3 yıl önce
Kendi yazısının içinde bu kadar çelişkiye düşenlere spor yazarı deniliyor.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@