Sular coştuğu sürece faydalıdır

Maçka’nın Altındere’si Trabzon’un en bilinen “turizm vadisi”dir.
Yıllık ziyaretçi sayısı “altıyüzbin” dir.
Lakin,
Bu Vadide, bir hesaba kitaba dayanmadan, Vadinin yan kolları üzerinde, kabul edilebilir sınırların üzerinde HES kuruldu. 
Vadinin suyu gün yüzü görmeden kilometrelerce tünellerden- tünele aktarılarak 
HES’lere taşınarak üretime başlandı. Sonra ?
En kolay yolların dere içlerinden yapılması, yaylalardan gelen kirlilik
Sonra suyun kalitesi bozuldu.
Geçmiş olsun.
Altındere’de “gökkuşağı alabalık” üretiminin sonu geldi.
Sonra?
Vadinin ve Ülkemizin bir varlığı (zenginlik kaynağı) olan Sümela’ya kontrollü de olsa ziyarete izin verilmeden (haftanın bir- iki günü-de olsa ziyarete izin verilebilirdi)  kapatılınca; olanlar oldu.
“Vadide turizm de durdu”.
Tesisler zarar yazmaya başladılar.
Geçen hafta çook eksik yazmışız. 
Bir dokun bin ah işit misali insanlar iletişime geçtiler.
Zarar vadi ile sınırlı değil.
Ülkemiz Alabalık üretiminin %8’ni de kaybettik.
Geçmiş olsun.
Alabalık için suyun kalitesi referans niteliğindedir; insan için olduğu kadar, alalık üretimi için birinci kalite suya ihtiyacımız var.
Altındere Vadisindeki su kirlenince alabalık üretim tesislerinin Kuluçkahaneleri de kapandı.
Yavru balık üretiminin de sonu geldi:
Torul’dan - Ordu’ya
Ordu’dan Trabzon’a tüm karasal ve deniz üretimi etkilenmiş oldu. 
Karadeniz’in yavru balık ihtiyacı artık başka bölgelerden karşılanacak. 
Türkçesi:
Ülkemizin toplam üretimi 110bin ton/ yıldır.
Ekonomik kayıp yaklaşık “20bin ton/yıl” dır.
Maçka’nın ziyaretçi sayısı 600bin/yıl. 
Yarısı balık yemek için tesislere uğrasa
Her biri iki balık yese; 
300.000 turist/ yıl * 2 balık= 600.000 balık /yıl üretilmesi gerekir.
Parasal büyüklüğü ise: 600.000 balık*10 tl porsiyon= 6 milyon tl’dir.
Yavru üretimi gelirleri, havuzlardan taze satışlar, konaklama ve Maçka’nın diğer kayıpları…
Bu kadar mı?
I ıh…
Devşirme türlerden olmayan, Karadeniz’e has (endemik türü), üstelik koruma altındaki “Karadeniz Ala”sından söz etmeden yazıyı bitiremezdim.
Doç. Dr. Nadir Başçınar ile Karadeniz Ala’sını konuştum. 
Hoca, Karadeniz Ala’sının Karadeniz’in endemik, değerli bir türü olduğunu; balık üremek için Fırtına deresi hariç diğer derelerimize, maalesef yarattığımız engeller nedeni ile giremediğini anlatırken gözleri doldu…
Sonra Karadeniz inadı ve bilimin yol göstericiliğinde Altındere’de
Şeremet Alabalık Üretim Merkezinde “Karadeniz Ala”sının karasal üretimi için 
yirmi yıllık emek ile “Karadeniz Ala”sının anaçları (yavru üretmek için) yetiştirildi. Karadeniz Ala’sı 4-6 yılda onbeş – yirmibeş kiloya ulaşıyor olması herkese büyük umutlar verdi. 
Yol yapımlarının en kolay dere içlerinden yapılıyor olması, beton atıkları, yan kollarda HES’lerin imalat ve işletimdeki hataları, yaylalardan gelen kirlilik Altındere’de bir büyük hayal kırıklığı yaşanmasına neden oldu:
Karadeniz Ala’sının anaçlarının tümü bir gecede öldü. 
Turizm vadisi ilan edilip bir gelecek tasavvuru ile yatırım yapanların elleri böğründe kaldı.
Ne yaman çelişkiler yumağı içindeyiz.
Geçmiş olsun Altındere.
YORUM EKLE

banner513