kebir reklamı

Sosyal medyanın evrilmesi


Batuhan Ülker

Batuhan Ülker

08 Eylül 2017, 17:40

Sıradan ve tek düze hayatımızın vazgeçilmez ortağı diyebiliriz sosyal medya için. Sosyal medya ister tek yönlü, ister çift yönlü olarak bilgi paylaşma ihtiyacımızı gidermek ve internet üzerinden karşılıklı iletişim kurabilmemiz amacıyla oluşturulan bir medya sistemidir.

Ancak yaşlısıyla genciyle tüm kullanıcılar olarak, artık tüm mecralarda haberleşme amaçlı kullanımını azalttık. Bir ihtiyaç bile olmayan "anlık" paylaşımlarımızı tam anlamıyla her anımız için kullanmaya başladık. Sosyal medya denilen bu evren, tüm dünyada ve ülkemizde her saat başı artan kullanıcı sayısıyla gittikçe genişlemektedir.

Sosyal medyaya dair "evren" benzetmesi yaparken, yalnızca genişliğine değinmek istemiyorum. Sosyal medya dediğimiz bu evren, içerisine girmiş olan hemen hemen her kullanıcıyı yaş, cinsiyet ya da meslek fark etmeden içerisine almakta ve bağımlılık boyutuna ulaştırabilecek düzeyde de kendine bağlamaktadır. Öyle ki uzak kaldığımızda kendimizi eksik hissediyor ya da gerçek hayatta sosyal medyadan uzak kalan bir insan gördüğümüzde asosyal olarak görebiliyoruz.

Oysa tüm uzak kalanların aksine, içinde hatta tam ortasında olan biz sosyal medya kullanıcıları popüler kültürün hızla yayıldığı ve birtakım kalıplara sokulmuş insan modellerinin empoze edildiği bir evrendeyiz. Sandığımız kadar eğlenceli ya da masum olmadığını göremiyoruz. Bütün çevremiz hatta ailemiz ordaymış gibi bağlıyken, etrafımızdaki gerçek eğlenceyi ve "anlık" keyifleri kaçırdığımızın farkında değiliz.

Tüketim çağının bilinçsiz tüketicileri olarak, iletişim çağının da bilinçsiz sosyal medya kullanıcılarıyız.

Nasıl böyle bir evrene dahil olduk, tüm dünyada genç, yaşlı, varlıklı, yoksul, statü sahibi ya da işsiz demeden hepimiz nasıl sosyal medyayı hayatlarımızın merkezine koyduk? Ne zamandan beri bir anı internet üzerinden paylaşmak, o anı gerçekten yaşamaktan daha önemli oldu?

Sosyal medya ile tanışmamız

İnternetin ilk keşfi 1960'larda ve ilk tarayıcının oluşturulmasına kadar kullanımımız adına geliştirilme süreci 2000'li yılları bulmamaktadır. Türkiye'de ilk kez İTÜ, ODTÜ, Boğaziçi, Beykent ve Ege Üniversitesi gibi kapsamlı ve köklü okullarda kullanılmaya başlayan internet için Amerika'ya göre çok geç kalmış sayılıyoruz.

Bizim internetle tanışmaya başladığımız dönem olan2004 yılında Amerika ve üniversiteleri ise yepyeni bir internet deneyimi ile buluşmuştu. Facebook'un geliştirilmesi ve ardından bir yıl sonra 2005'te YouTube'un kurulması üzerine internet kullanımı bambaşka bir seviye atladı. Türkiye'ye geldiğinde kullanımı hızla başlamasa da 2009'da Facebook'ta tanıtılan "like" butonu hayatımızın dönüm noktalarından biri oldu. Dilimizden çıkan beğenmek fiilinin yerine "like Almak" geçti.

Sosyal medyada bir devrim

2012 ya da en fazla 2013 yılına kadar süren Facebook furyası çok da bilinçsiz kullanıcısı olmadan fakat milyonlara ulaşarak gittikçe sönmeye başladı. Zamanında Facebook bizim için neredeyse tüm aile bireylerimizi "arkadaş" olarak eklediğimiz, yüzlerini bile göremediğimiz akrabalarımıza ulaştıkça mutlu olduğumuz bir yerdi. Aynı zamanda uzun yıllardır görüşmediğimiz çocukluk arkadaşlarımızı bulduk, onlardan belki yıllar sonra haber aldık. Bu masum kullanımların ardından Instagram ve Twitter'ın hayatımıza girmesi bizi bugüne bugün sahip olduğumuz her cihazda kullandığımız, kullanmayanı anlamadığımız birer bağımlı yaptı.

Kendi fotoğraf albümümüzü kişisel profil adı altında paylaştıkça, selfie çılgınlığını sonuna kadar yaşayıp profillerimize ekledikçe bundan keyif alır olduk. Şimdi keşfetmeyi, beğenmeyi ve eleştirmeyi bile bu mecra üzerinden yapıyoruz.

Gerçek görüntülerimizden uzak filtreli fotoğraflarımızla, kendimizi göstermek istediğimiz gibi varız. Varoluşumuzu takipçi sayılarımız,popülerliğimizi ise aldığımız beğeniler belirliyor.

Anlık paylaşım denilen özellikle ortaya çıkan Snapchat ile bu sosyal medya evrenine kendimizi dahil ettiğimizden beri, maksimum 10 saniyelik fotoğraflarla iyice basite indirgedik. Uygulamanın çılgınca yaydığı bir gün içinde paylaşılıp silinen fotoğraf ve videoları gerekli gereksiz her mecra içinde görür olduk.

Mesajlaşma diye başladığımız WhatsApp'i bile anlık ve basit fotoğraflarımızla dolduruyoruz artık.

Bir an önce bilinçlenilmesi gereken, günümüzün neredeyse hepsini kaplayan ciddi bir konu sosyal medya. Sosyallikten uzaklaşma, gerçek hayatın güzelliklerinden alıkoyma tehlikesiyle dolu. Üstelik bilinçli kullanıldığında ise bir o kadar avantajlı ve pratik olduğu kesin.


twitter.com/ulkerbatuhantr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.