Bahçeli: "Askıda Ekmek Kampanyası paylaşmayı ve kader ortaklığını ifade hasbiliğidir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplansında konuştu.

Siyaset 20.10.2020, 11:35
Bahçeli: "Askıda Ekmek Kampanyası paylaşmayı ve kader ortaklığını ifade hasbiliğidir"

MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Askıda Ekmek Kampanyası siyasal bir tepki veya eleştiri değil, manevi bir görevi ifa hassasiyeti, kardeşliği, hatırlamayı, paylaşmayı ve kader ortaklığını ifade hasbiliğidir." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli'nin açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Ekmek fiyatlarının zamlandığı dönemde Samsun İlkadım ilçesinde olduğu gibi dayanışma ve yardımlaşma ahlakıyla idrak edip vatandaşlarımızla buluşturmuştuk. Kendine bile devası olmayan şahıs Ekonomiden Sorumlu Bakanlık görevini icra ediyordu. Askıda ekmek kavgası manevi bir görevi ifa hassasiyetidir. Biz askıda ekmek koyduk, ekmeksizler saklandıkları delikten çıktı.

Türkiye ekonomisi gücüne güç katacak, tüm art niyetli siyaset bezirganlarını ters köşeye yatıracaktır. Karadeniz'de bulunan 320 milyar m3'lük doğalgaz rezervine ilave olarak 85 milyar m3'lük doğalgaz bulunması ekonomide iyimserliği kamçılamıştır. Bu gelişmeler karşısında moralleri bozulan ekmeksizler kendilerini ele vermişlerdir. Askıda ekmek kampanyamıza kara çalanlar utanmalarını bilen gafillerdir.

Bir ekonomist 'İstediğiniz kadar posta arabasını arka arkaya ekleyin bundan tren olmayacaktır' demiştir. Bırakın tren olmayı vagon olmaz bunlardan. Dün önüne konulan çanağı deviren kimliksizlerin zilletin askısında nasıl eridikleri görecekleri günler yakındır. Biz ekmeği askıya koyduk, helalden yana tercihimizi gösterdik. Biz ekmek diyoruz, millet diyoruz, refah diyoruz, bereket diyoruz, beka diyoruz, istiklal ve istikbal diyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye'ye Cumhur İttifakı'yla ulaşacağımıza inanıyoruz.

ERMENİSTAN'IN AZERBAYCAN'A SALDIRILARI

Uzun yıllardır 'Ne olacak bu memleketin hali' bir buçuk asırdır dildedir. Bu sorunun mahiyet ve muhtevası milletimizin iradesiyle değişmiş, dar kalıplar kırılmış, 'ne olacak bu dünyanın sonu' sorusu öne çıkmıştır. Türk milleti dünyayı kavramıştır. Bize göre bir soru bin soruya kapıdır. Akan zamanın neresinde duruyoruz? Karmaşıklaşan hadiselere nasıl bakıyoruz? Karşımızdaki tehdit ve fırsatları nasıl okuyoruz? Akıl ölçüleri dağılmış, ahlak seviyesi tükenmiş hiçbir siyasi ve ideolojik akıl bunlara yanıt veremeyecektir.

Elimizde bir çıkış haritası yoktur. Geleceğimizin nasıl şekilleneceğini, tehdit ve fırsatların neler olacağını önceden tarihi şuuruyla öngörmek, hazırlık yapmak elimizdedir. Bölgesel ve uluslararası krizler gerçekleri görememenin, hazırlıksız yakalanmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Türkiye, Cumhur İttifakı'yla, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle tarihin arkasında koşan, olup bitenleri günü birlik analiz eden bir ülke olmaktan tamamen uzaklaşmıştır. Mücadele eden, müdahale eden bir ülke olarak Türkiye bölgesel ve küresel olayların aktif, etkili bir takipçisidir. Bizden habersiz bir kuşun havalanması söz konusu değildir.

Dağlık Karabağ meselesi sıradan bir mesele değildir. Coğrafya tarihinin yazıldığı mekanın adıdır. Bu coğrafyada yazılan Türk tarihidir, dökülen Türk kanıdır. Bunun karşısında yerle yeksan edilince unsur ise terör devleti Ermenistan'dır. Mefkure bir tohumdur, filiz filiz çınar olacağı yer milletin engin yüreğidir. Ermenistan hem korkak, hem hain, hem savaş suçlusudur.

Sivilleri öldürerek Azerbaycan'da korku yaratmaya çalışmaktadır. Soykırımcı Ermenistan işbaşındadır. Bölücülerin soysuz torunları bugün cinayet nöbetindedir. Minsk Grubu'nun eşbaşkanları Fransa gibi Ermenistan'a silah ve mühimmat temin etmektedir. Türk düşmanları Dağlık Karabağ'da faaldir. Ermenistan sivillerin üstüne yine füze göndermektedir. 60'a yakın soydaşımız şehit edilmiştir.

Ermeni askerleri kafileler halinde firar ederken, terörist devlet kayıp vermektedir. Türk'e kefen biçmeye çalışan zalimlerin sonu korkunç olmaktadır. Ermenistan Terter'de mezarlığı bombalayacak kadar kana susamıştır. Ermenistan her defasında ilan edilen insani ateşkes kararlarını ihlal etmiştir. Dağlık Karabağ, Azerbaycan'a geçmeden ateşkes uçurumdur.

"AYIPTIR, GÜNAHTIR"

Bizi üzen, Türk cumhuriyetlerinin tepkisizliği ve hareketsizliğidir. Bu suskunluk, bu durgunluk Türk'e yakışıyor mu? Sokak hazır diyerek aba altından sopa gösteren Soros uşakları, demokrasi onurunu yok saymanın bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Diyoruz ki, Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur. Türk'ün feryat ettiği bir ortamda başka bir Türk'ün duyarsız olması abesle iştigaldir. Kıbrıs'ta sesiniz çıkmıyor, Kerkük'ten habersizsiniz bari Karabağ'da sesiniz çıksın. Haksızlık karşında susmak tarihi hatadır. Biz gölge değiliz, Türk evladı Türk'üz. Bugün Azerbaycan'ın başına gelenler yarın başka Türk devletinin başına gelebilecektir. Bir Türk dünyaya bedeldir diyoruz ama dost ve kardeş ülkeden dik duruş göremiyoruz. Ayıptır, günahtır. Türk'ün şakası olmaz. Türk milletinin şerefli mensupları olarak, haklı mücadelenin şartları neyse hesap yapmadan yerine getirmek zorundayız. Kocaman bir aile olan büyük Türk milletiyiz.

KKTC'DEKİ SEÇİMLER

KKTC'nin 5'inci Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Ersin Tatar'ı tebrik ediyorum. KKTC Cumhurbaşkanı seçiminde bahis oynayan anket şirketleri vahim şekilde çuvallamıştır. Hepsi nal toplamış, tahminlerinde yanılmıştır. Bizim beklentimiz şudur; Kıbrıs'taki seçimleri Türkiye'nin desteklediği Ersin Tatar kazansın işimi tasfiye edeceğim diyenler verdiği sözü tutsun. Esaret değil cesaret kazanmıştır. Zillet değil, millet kazanmıştır. Akıntıya karşı kürek çekenler sandıkta kaybolmuştur.

Kıbrıs meselesini Rumların eline ve insafına terk etmek en başta milli değerlere ve tarihsel kazanımlara haksızlıktır. Dünden bugüne bakışımız değişmemiştir. Neye sahip olduğumuz değil, sahip olduklarımızla ne yaptıklarımızdır. Bunlar Kıbrıs Türklüğü'nün zorlu yıllarında sandallara binip kaçan, gemiyi terk eden korkaklardır.

Kıbrıs Türk'tür, Türk kalacaktır. KKTC'nin tanınması uluslararası toplum nezdinde kabulü ve egemen devlet halinde varlığı sağlanacaktır. Siyasi tercihi ne olursa olsun, KKTC'de yaşayan her kardeşimi kucaklıyorum. Lefkoşa Ankara'nın ikiz kardeşidir. KKTC, Doğu Akdeniz'deki son siperimizdir. Kıbrıs demek vatan demektir, Kıbrıs demek Türk demektir. Ne var ki ışıklar yanıyor mesajıyla darbe heveslileri, ışığı yakanın da kapatacak olanların sadece aziz millet olduğunu bilmeleri tavsiyemiz ve ikazımızdır."

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@