Erdoğan açıkladı; Bakanlık sayısı düşürülüyor

Erdoğan yeni sistemi ilk kez anlattı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni ilk kez anlatırken bakanlık sayısının da düşürüleceğini açıkladı.

Yeni sistemin, demokrasinin ve cumhuriyetin temel niteliği olan güçler  ayrılığını asla zayıflatmayacağını tam tersine daha da güçlendireceğini belirten  Erdoğan, parlamenter sistemde, hükümet meclis çoğunluğu içinden çıktığı için  pratikte yasama ve yürütmenin aynı gücün kontrolünde olduğunu, hükümet cenahından  gelmeyen hiçbir tasarı veya teklifin, meclis genel kurulundan geçme şansının  olmadığını söyledi.

Yeni sistemle hükümet ile meclisin irtibatını koparacaklarını dile  getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu pratik işleyişi biz bozduk. Yeni sistemde hükümetin, bütçe dışında  meclise kanun tasarısı gönderme yetkisi bulunmuyor. Kanun teklifi yetkisi sadece  milletvekillerine ait. Dolayısıyla milletvekilleri ve meclis, tarihimizde ilk  defa kendi iradeleriyle yasama çalışması yapma imkanına kavuşuyor. Meclisi  hükümeti denetim araçları daha da güçlendirilmiş olarak devam ediyor. Yargı da bu  denge içinde çok daha sağlıklı bir çalışma imkanını bulacak. Yüksek yargı  organlarının üye seçiminin bir kısmının cumhurbaşkanı ile meclis arasında  dağıtılmış olması, bu dengeyi daha da güçlendiriyor. Özetle yeni sistemde herkes  kendi işini yapacak. Kimse diğeri üzerinde asla tahakküm kurmaya çalışmayacak."

"BU YAPILARIN HANTALLIĞI ÖNÜMÜZE HEP ENGEL OLARAK ÇIKTI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Neden bu kadar köklü ve yeni bir sisteme  ihtiyaç duydunuz?" sorusu üzerine, şu yanıtı verdi:

"Göreve geldiğimiz günden itibaren, eğitimden sağlığa, ekonomiden  sanayiye, ulaşımdan enerjiye kadar her alanda önemli projeler gerçekleştirdik. Bu  çalışmalarımızı yaparken, sonuç odaklı olmaya ve projelerimizi bir an önce hayata  geçirmeye önem verdik. Mevcut yapının getirdiği zorluklar nedeniyle,  çalışmalarımızın önemli bir bölümünü istediğimiz düzeyde ve sürede hayata  geçiremedik.

'Bürokratik oligarşi' diye benim sürekli ifade ettiğim bu yapıların  hantallığı, kurumlardaki iş ve işleyiş süreçleri önümüze hep birer engel olarak  çıktı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile bu engelleri ortadan kaldırmayı  hedefliyoruz. Yeni dönemde çözüm üreten devlet, sorun çözen devlet, sonuç odaklı  devlet anlayışıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Yeni sistemle bürokrasiyi  azaltacağız. Daha hızlı karar alacağız, tüm hizmetlerde sonuç odaklı olacağız.  Tüm süreçlerde verim odaklı çalışacağız. Yeniliklere hızla adapte olacağız."

"DÜNYADAKİ YÖNETİM MODELLERİNİ İNCELEDİK"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin patentinin kendisine ait  olduğunu, bundan dolayı da çok eleştiri aldığını ifade eden Erdoğan, "Adeta 'bir  anonim şirket gibi devleti yönetme kabiliyeti' demişimdir. Bundan niye  çekiniyoruz? Devleti yönetelim ki hızla mesafe alalım." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerinde çalışırken, çok  detay çalışmaları, çok geniş bir kadro ile yaptıklarını anlatarak, sözlerine  şöyle devam etti:

"Bu çalışmada hem kendi tarihimizdeki hem de dünyadaki yönetim  modellerini inceledik. Ecdadımız bu tip yönetim pratiklerini uygulayarak,  yüzyıllar boyunca milletimize hizmet etmiştir. Yeni yönetim modelinde yalın,  makamların azaldığı, yeniliklere hızlı adapte olan, insan kaynağının gelişmesine  imkan sağlayan, yetki ve sorumluluk alanları net, dijital dönüşümü  gerçekleştiren, karar alma süreçleri hızlı, küresel rekabet gücü yüksek, ortak  aklı kurumsallaştıran bir yapı var. Günümüzde bu uygulamayı yapan ülkeler yok mu?  Var. Amerika, Rusya başta olmak üzere başkanlık sistemiyle yönetilen bir çok ülke  var. Hepsi bu yönetim yapısını getirirken neyi amaçlamış, hangi sorunu çözmüş,  bunları detaylı inceledik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni modeli oluştururken sorunları masaya  yatırdıklarını belirterek, "Bizim sorunlarımız, diğer ülkelerle farklılık  gösteriyor. Dolayısıyla ortaya koyduğumuz modelin de kendimize özgü olması  gerekir dedim. İşte 'biz bu modele Türkiye modeli diyoruz' dedim, çok eleştiri  aldım. Varsın alayım. Ama bunun bir markası olması lazım. Bu marka da Türkiye  modeli. Bu sistem bizim 2023 hedeflerimize, 2053  ve 2071 vizyonlarına da katkı  sağlayacak kendimize özgü bir sistemdir. Patenti bize ait. Bununla böyle  yürüyeceğiz." diye konuştu.

BAKANLIK SAYISI AZALACAK

"Bu yönetim biçimiyle ne değişecek?" sorusu üzerine Erdoğan, yeni  yönetim modelinde yürütmenin çok daha hızlı, pratik ve sonuç odaklı hareket  etmeye imkan sağladığını belirtti.

Bunun için bakanlıkların sayısını azaltmak, işlevselliğini arttırmak  ve verimliliğini arttırmak için bazı birleşmeler gerçekleştirdiklerini anlatan  Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Örneğin başbakan olduğum zaman 37 bakanlık sayısı vardı. Bu sayıyı  26'ya indirdik. Şimdi ise bunu 16'ya indiriyoruz. Adalet Bakanlığı,İçişleri  Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı,  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kültür ve  Turizm Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı. Hazine ve Maliye Bakanlığı,  Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Çalışma, Sosyal Hizmetler  ve Aile Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı.  Ekonomi noktasında 6 bakanlık var. Orada çok önemli bir adım atarak bunu da  Ticaret Bakanlığı'na dönüştürüyoruz. Üç bakanlığı bir araya getirmiş oluyoruz.  Ekonomi yönetimi böylece sadeleşmiş oluyor. 6 olan ilgili bakanlık sayısını 3'e  indiriyoruz. Burada ekonomi yönetimi üretim, finans ve ticaret sac ayaklarına  oturtuluyor. Yatırım ofisiyle büyük yatırımlar desteklenerek Türkiye cazibe  merkezi haline getiriliyor. Finans ofisiyle, İstanbul Dünya Finans Merkezi  projesi yürütülüyor."

Böylece yeni yapıda, bakanlıkların yanı sıra politika önerileri  geliştirilerek icrai faaliyetleri izleyip raporlayacak 9 kurul oluşturduklarını  aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

"Burada, bu 9 kurul, Yerel Yönetim Politikaları Kurulu, Sosyal  Politikalar Kurulu, Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu, Kültür ve Sanat  Politikaları Kurulu, Hukuk Politikaları Kurulu, Güvenlik ve Dış Politikalar  Kurulu, Ekonomi Politikaları Kurulu, Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, Bilim  Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu. Bunlar tabii Cumhurbaşkanı ile birebir  çalışacak olan kurullar aynı zamanda da bakanlara bunlar Feedback (geri bildirim)  verecekler. Böyle de bir özellikleri olacak. Tabii bu arada bir başka adımı da  şöyle atıyoruz o da Finans Ofisi, İnsan Kaynakları Ofisi, Dijital Dönüşüm Ofisi  ve Yatırım Ofisi. Bunlar direkt olarak cumhurbaşkanına bağlı çalışacak olan  ofisler. Yani bir yerde bizim arka bahçemiz olarak çalışacak olanlardır. Tabii  bir de cumhurbaşkanına bağlı başkanlıklar var ki 8 tane başkanlık burada söz  konusu. Bir Genelkurmay Başkanlığı, Milli İstihbarat Başkanlığı, Savunma Sanayi  Başkanlığı (Bu eskiden müsteşarlıktı, başkanlığa dönüşüyor), Milli Güvenlik  Kurulu aynı şekilde, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Denetleme Kurulu, İletişim  Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 8 başkanlık olarak da bunlar  çalışıyor:"

Kurullarda iş dünyasından, üniversitelerden, kültür ve sanat,  teknoloji, bilim, ekonomi, dış politika gibi alanlarda uzman kişileri politika  inşa süreçlerine dahil edeceklerini aktaran Erdoğan, şunları aktardı:

"Yeni modelde ilk etapta İnsan Kaynakları, Yatırım, Finans ve Dijital  Dönüşüm olarak bu 4 tane ofis çok çok büyük önem arz ediyor. Çünkü bunlar hemen  hemen başkana en yakın çalışan kadro. Bu bakımdan önemli. Bu ofisler  cumhurbaşkanı ile birebir çalışırken bürokrasiye takılmadan, cumhurbaşkanının  öncelikleri doğrultusunda projeleri yönetecek ve çalışmalar gerçekleştirilecek.  Yani bir yerde de icrai bir görevi de olmuş olacak. Cumhurbaşkanına bağlı  Strateji ve Bütçe Başkanlığı ise -burası çok önemli. Hani bütçe yapma diyoruz ya  bundan dolayı bu ekip çok iyi çalışması lazım- ve İletişim'le beraber bu iki yeni  başkanlık büyük önem arz ediyor. Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile artık  cumhurbaşkanının uhdesinde olan bütçe yapımı ve yönetimini daha etkin şekilde  yürütmeyi mali disiplini ve verimliliği sağlamayı hedefliyoruz. Onun için  Strateji ve Bütçe Başkanlığı çok çok önem arz ediyor. İletişim Başkanlığı ise  devletin ve Cumhurbaşkanlığının basın, yayın, iletişime dair tüm çalışmalarını  koordine edecek."

Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü gibi kurumların İletişim  Başkanlığında birleşeceğini aktaran Erdoğan, "Mevcut sistemde farklı isimler  altında çalışan bazı kurumları da başkanlık adıyla buraya alıyoruz." diye  konuştu.

İzleyicilerin "Bana doğrudan faydası ne olacak?" şeklinde sorular  yönelttiğinin aktarılması üzerine Erdoğan, "Her şeyden önce bu defa burada  ekonomi yönetiminin birleşmesiyle ülke ekonomide bir sıçramayı gerçekleştirecek.  Ekonomideki sıçramanın neticesi nereye olacaktır? Halka olacaktır. Şimdi bizim,  göreve geldiğimizde 3 bin 500 dolar kişi başına milli gelirdi, şu anda ise  biliyorsunuz 10 bin 500 küsur dolar kişi başına milli gelir. Buraya nasıl geldik?  Burada bir defa mali disiplini sağladık, istikrar ve güveni sağladık ve buraya o  şekilde gelmiş olduk." değerlendirmesini yaptı.

YORUMLAR

yorum-538786
Trabzonlu Hayati dayı
Muharrem Başkan herşeyi ince ince düşümüştür Sen zahmet etme.emeklilik yıllarını şimdiden kutlarız

yorum-538795
Ugur
Siz zaten herseyi biliyorsunuz.savunma,turizm,ekonomi,sanat,tarih,fizik,edebiyat,teknoloji,tarim,spor,din,iman,dunya isleri,ahiret.....bakanlar da zaten sizin agziniza bakiyor.bakan baksa ne olur ,bakmasa ne olur.olsa ne olur,olmasa ne olur..

yorum-538809
Ali Rıza
Boşu boşuna bakan parası verdirme bize. Sen herşeyi bilirsin. Tövbe Estağfurullah ya

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ