banner556

Koronavirüs nedeniyle hemşireden çocuğunun velayeti alındı

Ordu'da koronavirüs nedeniyle çocuğunun velayeti alınan hemşire anne: Covid-19 benim suçum değil

Ordu 27.11.2020, 18:47
Koronavirüs nedeniyle hemşireden çocuğunun velayeti alındı

Ordu 2’nci Aile Mahkemesi, Evde Sağlık Hizmetleri Servisi'nde çalışan hemşire Cemile Deniz’in (31) yanında kalan çocuğunun velayetini, koronavirüs pandemesini gerekçe göstererek boşanma aşamasında olduğu eşine verdi. Cemile Deniz, “Covid-19 benim suçum değil” diyerek çocuğunun velayetinin yeniden kendisine verilmesini istedi.

Ordu’da Cemile Deniz ve M.A.D. çifti, karşılıklı olarak birbirlerine boşanma davası açtı. Bu süre içerisinde mahkeme geçici olarak çocuğun velayetinin anne Cemile Deniz’e verilmesine karar verdi. Ancak M.A.D, eşinin ambulans hemşiresi olduğunu ve sürekli evlere girip çıktığını, çocuğunun salgın nedeniyle ağır risk altında olduğunu ifade ederek velayetin kendine verilmesi talebiyle 13 Temmuz’da mahkemeye başvurdu. M.A.D., Ordu 2’nci Aile Mahkemesi'ne verdiği dilekçede, “Çocuğumun kronik bir rahatsızlığı var. Her iki kulağında da tüp var. Bağışıklık sistemi düşük ve alerjik yapıda bir çocuktur. Bu nedenle velayetin geçici olarak da olsa bana verilmesini istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Mahkeme, çocuğun velayetinin babasına verilmesine karar verdi. Mahkemenin verdiği kararda, koronavirüsün bulaş oranının yüksek olmasına dikkat çekilerek, “Geçici velayetinin babaya verilmesinin çocuğun yüksek yararına olacaktır” denildi.



‘ANNENİN İŞİ İLE ÇOCUĞU ARASINDA TERCİH ZORUNDA BIRAKILMASI ÇOK KÖTÜ’

Cemile Deniz, verilen karardan dolayı üzgün olduğunu belirterek, “Ben şu anda ayakta duruyorum ama çok kötü duygulardayım. Yani çocuğuma ben bir anne olarak hem maddi hem manevi hem de şefkatli büyütme sorumluluğu olarak kendimi çok yeterli buluyorum. Bununla ilgili karşı taraf da iddiada bulunamaz. Hiçbir zaman hukuku yanlış yönlendirme yapmadım. Özellikle babayla çocuğum arasındaki bağı kopartacak hiçbir hareket yapmadım. Hakime hanımın onların iddialarıyla yaptığı şu davranışa ben çok üzgünüm. Bir annenin, bir kadının, meslekle ve annelik bağlarıyla ve çocuğuyla bir tercih arasında bırakılması kadar kötü bir nokta yok” dedi.





‘COVİD-19’U ÜLKEYE BEN YAYMADIM’

Çalışmak zorunda olduğunu anlatan Cemile Deniz, "İşimi yapmak zorundayım, çocuğumu ve geçimimi sağlamak zorundayım. Covid-19 benim suçum değil. Ülkeye bunu ben yaygınlaştırıp, dünyaya ben bulaştırmadım. Covid-19 sürecinde ben bir kez bile izin kullanmadım. Gerekirse nöbet tuttum, gerekirse gece-gündüz çalıştım. Yani idarem beni nerede görevlendirirse orada çalıştım. Eminim ki pandemi sürecinde o hâkime hanım da balkona çıkıp sağlıkçıları alkışlamıştır. O da belki biz sağlık çalışanlarını destekledi. Bu tarz bir kararı verdiğine ben inanamıyorum” diye konuştu.

‘BU KARAR EMSAL OLACAK’

Çocuğunun velayetinin tekrar kendisine verilmesini isteyen Cemile Deniz, “Ben çocuğumun velayetinin acil bir şekilde sonuçlandırılıp, bana verilmesini istiyorum. Çocuğumun psikolojisini ve yaşam tarzının bozulmamasını istiyorum. Babaysa yine gelip görür. Biz bu konuda zaten fikrimizi ve duruşumuzu değiştirmiş değiliz. Bu söz konusu bile değil. Ben adaletin yanlış tecelli olarak aldığı kararı, düzeltmesini istiyorum. Çünkü bu emsal olacak. Karı-koca sağlıkçı olan ve boşanma aşamasında olan diğer sağlıkçılar var. Onlar çocuklarını nereye bırakacaklar” dedi.

‘KARARA İTİRAZ ETTİK’

Cemile Deniz’in avukatı İrfan Demir de karara itiraz ettiklerini kaydederek, “Biz kararın iptali için başvurumuzu yaptık. Ben Cemile Hanımın vekili olarak gerçekten büyük bir yara aldığını düşünüyorum. Şu anda sonuç bekliyoruz. Bu sonucun bir an önce verilmesi gerekiyor. Çocuk, annenin çalıştığı sırada polis tarafından alındı" ifadelerini kullandı.

Yorumlar (1)
Ali Papa 2 ay önce
İsmi mevzu değil ilimizin ,adı lazım olmayan bölgesinde ,bir apartman yoneticisi,sağlıkçı sakinlerimiz öndeki asansörü değil arkadaki asansörü kullansın diye yazı yapıştırmıştı. Bu ismi lazım değil şehrimizin ,adı önemli olmayan hakime hanımıda,hastalık sadece hastaneden bulaşır ,maskeyi çenesine takan insanların bulunduğu ,mesafe ve temizlik kuralına uyulmayan bölgelerde hastalık bulaşmaz,korunmaya en dikkat edilen hastanede bulaşır diye saçma sapan bir gerekçe ile karar vermiş ve milyondan fazla olan sağlıkçı kesimini rencide edlp oturduğu koltuğu fuzuli ïşgal edenlerden olduğunu göstermiştir.Üst mahkemelerde bozulma ihtimali yüksek olsada ,zaten yaralı olan hukuğumuza bir darbede burdan gelmiştir.Karari yine baba lehine verebilir ama başka bir gerekçe öne sürebilirdi.Başka bir gerekçe yokda bu absürd gerekçeye sarılmış gibi duruyor.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@