Birkaç yıl önce idi. Adana’da 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinde Adana Valisi’ne bela okuyan vatandaşa valinin ‘getirin o g*vatı’ diye çıkışması sosyal medyada hayli ses getirmişti.

Adana valisi Hüseyin Avni Coş, kamuoyundan gelen tepkiler karşısında, ‘Evet maalesef, istemeden ağzımdan çıkmış bir kelimedir. Herkesin şunu bilmesini istiyorum. O sözcüğü orada bulunan halka karşı sarf etmiş değiliz. O küfürbaz şahsa yöneliktir o söz’ demişti. 

Vali Coş, bu söylemden sonra epey ünlenmişti! 

Trabzon’da da Osmanlı’dan bugün valilik yapanlar arasında Vali Coş’un pabucunu dama atan çok sayıda isim var. Bunlardan biri ve en ünlüsü Vali Kadri Beydir.
Kadri Bey, 1891 ila 1902 yılları arasında Trabzon valisi idi. Kadri Bay; orta boylu, hafif tombul, kırmızı yüzlü, siyah top sakallı, keskin bakışlı biri imiş! Geceleri tek başına şehirde dolaşır, devriye gezen ya da nöbet tutan bekçileri denetlermiş. Şehirde, birine yan bakana, huzuru bozmak isteyene göz açtırmaz ve sopadan geçirirmiş! Her fırsatta halkın arasında gezer, yoksullara ve evlenecek fakir delikanlılara destek olurmuş!

Trabzon’da ilk kız okulu ve yetimhane de vali Kadri Bey zamanında açılmış! Yetimhane, anasız babasız çocuklara sanat öğreten bir ıslahhaneye dönüşmüş! Kadri Bey, Çömlekçi sahilinin doğusunda 200 metrelik bir de taş iskele yaptırmış.

Vali Kadri Bey’in Trabzon Valiliği, sevgi, saygı ve korku karışımı bir efsane olmuş!

xxx

Mahmut Goloğlu, Kadri Bey’de gerçek idare adamında bulunması gereken samimiliğin olmadığını belirtir ve ‘Kadri Bey, mümkün olan herkesi hafiye diye kullanır, herkesten jurnal alır, bütün gammazlıklara inanırdı. Bu yüzden onu seven ve sayan, destanlaştırıp efsaneleştiren Trabzonluları, akla gelmeyecek, hayale sığmayacak, gerçeğe uymayacak ve ahlakla hiç bağdaşmayacak derecede çirkin ve iğrenç bir şekilde Padişah’a jurnal etmiş’ diyor.

Kadri Bey, genç yaşta 1902 tarihinde vefat eder. Oğlu Hüseyin Kadri, babasının ölümünü dahiliye nazırına bildirir. Dahiliye nazırı da Kadri Bey’in Trabzon’da önemli hizmetler yaptığını belirterek münasip bir yere defnedilmesini ve bir de masrafları Padişah tarafından karşılanmak üzere türbe yapılmasını emreder.

Kadri Bey’in cenaze töreni, kendisinden çeyrek yüzyıl sonra öldürülen Kahya Yahya, Ali Şükrü’nün cenaze törenleri gibi muhteşem olur. Trabzon’da yer yerinden oynar. Yabancı elçiler, Türk, Rum, Ermeni öğrenciler, papazlar, imamlar, Trabzonlular Atapark’a akın eder.  Kadri Bey, Mezarlığın en gözde yerine defnedilir.  Kısa bir süre sonra Padişah Abdülhamit, Kadri Bey’e türbe yaptırılması için 450 altın lira gönderir ve 1938’de bir başka vali tarafından yıktırılan görkemli türbe yaptırılır! Türbenin mimarı da yıllar sonra Kahya Yahya için türbe projesi çizen Trabzonlu bir Rum’du!

O Vali ben de değilim!

xxx

Vali Kadri Bey’in ününe ün katan hikayelerden biri de ‘P*zev*nk vali’ hiyakesidir!

Bir gün Trabzon’dan bir heyet vali Kadri Bey’i ziyarete gider ve Valiliğe, Trabzon’da bir genelev açma isteğiyle dilekçe verirler.

Kadri Bey, dilekçeyi alır, okur, tepki vermez ve dilekçenin arkasına, ‘P*zev*nk bir vali gelinceye kadar hıfz-ı kaleme’ diye yazar ve altını imzalayıp gelen heyetin sözcüsüne verir ve kaleme teslim etmesini söyler.

Genelev açmak isteyenler okur yazar da olmadıkları için Vali Kadri’nin ne yazdığını bilmeden dilekçeyi büyük bir umutla vilayet kalemine götürüp teslim ettiklerinde, dilekçeyi okuyan katip gelenleri kovar!

Vali Kadri Bey, 1902 tarihinde vefat edince genelev açmak isteyenler yeni gelen valiyi ziyarete giderler. Yeni gelen vali dilekçeyi kalemden istetir. Vali Kadri Bey’in, dilekçenin arkasına yazdıklarını okuyunca, ‘P*zev*nk Vali ben miyim?’ diyerek gelenleri kovar ve dilekçeyi yırtıp atar.

xxx

Trabzon’un dünü ve bugünü hakkında yazılarımız devam edecek.