Geçen sezonun şampiyonu Trabzonspor Dünya Kupası nedeni ile lige verilecek uzun ara ile birlikte uzun süre artık canımızı sıkamayacak!!!  Çünkü; Trabzonspor bu sezon güçlü referanslarla  aldığı tanınmış isimlere rağmen bekleneni veremedi. Geçen sezonun çok altında kaldı. Hem oyun, hem skor olarak…

Sürekli yazıyor ve anlatıyoruz: Bunun birçok haklı nedeni var. Beklenmeyen ayrılıklar ve sakatlıklar yanında kadronun geçen sezonki gibi baştan değil, lig başlarken oluşturulması dedik. Alınan oyuncular görece kaliteli ama, ne yazık ki şampiyonluk havası verecek kadar etkili olamadılar. Bir tek Trezeguet bunlardan ayrılabilir ki daha gayretli ve üretkendi. Ama onun da kimin yerine transfer edildiği gerçeği varken bu başarısı bile tartışılır oldu.

Nerede ise bir buçuk aylık bir boşluk var. Hemen her takım teknik adamı gibi Abdullah Avcı da bütün umudunu bu araya bağlamış durumda… Lige iyi başlayan takımlar var. Kötü başlayanlar ve Trabzonspor gibi bir ileri bir geri giden takımlar da… Yani lig Dünya Kupası’ndan sonra yeniden başlayacak. Geleceği bilemeyiz ama bugünkü tablonun olmayacağına kesin gözü ile bakarım…

Bu uzun ara sonrası sakatlardan en az ikisi dönecek. Mevcut kadro ile bu oyuncular yeter mi bilemem. Ama “yetmez” düşüncesi ile kupadan sonra başlayacak ara transfere yönelmek Trabzonspor için daha yıkıcı olabilir!!! Çünkü ara transferde alınacak oyuncuların garantisi olmadığı gibi sürekli zarara giden kulübe daha büyük yük getirecektir. Bu nedenle defalarca uyardığım gibi Trabzonspor ara transfere gözünü kapamalıdır! Yok “Taraftar istiyor, yok şudur, yok budur” diyerek borcu daha fazla artırmanın nedeni yok. Borç ödenemezse kulübün en iyi ihtimalle Araplara satılacağı söylentileri bile var. Haberiniz olsun… Kötü ihtimali düşünemiyorum. Nedeni basit: Bu borçlar, bu gelirlerle ö-de-ne-mez!!!

Belli oldu ki Trabzonspor bu sezon ancak geçen yılın başarısı ile övünecek. Varsın öyle olsun. Üst sıralardaki takımların tamamı büyük borca girip transferler yaptı. Hepsinin birden şampiyon olamayacağına göre Trabzonspor adına büyük umutlar beslemek de doğru değil… Gerçekçi olmak lazım.

Dedikten sonra; gelelim Ankaragücü maçına… Trabzonspor’un eksikleri zaten vardı. Bunlara takımın gol yükünü çeken cezalılar Trezeguet ile Bakasetas’ı da ekleyince açık iyice ortaya çıktı. Zaten yeni bir kadro vardı sahada ama böyle bir kadroda da ilk kez birlikte oynadı. Birbirinden kopuk, yavan, “Bitse de gitsek” modunda bir oyun… Dolayısı ile ilk yarıda Hamşik’in uzun pasına Abdulkadir Ömür’un şutu dışında etkinlik olmadı.

İkinci yarıya Djaniny ile Denswil’in girişleri Trabzonspor’u biraz  canlandırdı. Ama bu defa da Gomez’i topla buluşturacak paslar bir türlü gelmedi. Hoş Gomez de sanki Dünya Kupası’na gitmek adına kendini hiç riske atmayınca gol tesadüflere kaldı. Hakkını yemeyelim yine de golün pasının Gomez’in gelmesi enteresandı.

Hemen ardından gelen penaltı golü ile Trabzonspor tek puana razı oldu. Beraberlik golünden sonra Ankaragücü gole daha yatkındı. Ama sonuç değişmedi.

 Hakem, penaltı tartışmalarına hiç girmeyeceğim. Trabzonspor bunları aşmalı… Herkes az çok ne olduğunu görüyor. Ankaragücü toparlanmış görünüyor. Çok iyi oyuncuları var. Sanki bir lig karması yapmışlar. Küme hattından uzak olacaklar gibi görünüyor.

Trabzonspor için ligin ilk yarısı bitti, tabii biz de onunla bittik. Şimdi uzun süre kimse bizi rahatsız edemeyecek! Trabzonspor da dahil… Eh biz de Dünya Kupası’nın keyfini çıkarırız. Umarım!!!