Eski Yugoslavya'nın efsane takımı Kızılyıldız'ı beklerken, Sönükyıldız'ı gördüm bu eylül gecesi...

Doğu tribünün üzerinden Ganita'nın kıyısına kayan kuyruklu bir yıldız gibiydi, Şenol Güneş Spor Kompleksinde!

Karşılaşma başladığında tedirgindim, gördüm ki; sahada kırmızı beyazlı bir takım, Türkiye Süper Lig'in de orta sıralarda mücadele eden bir ekip gibiydi, 77 yıllık FK Crvena Zvezda!

Yeni teknik adamları Milojeviç 6.kez takımının başındaydı. Maç sonrası; "Trabzonspor güçlü bir takım, bizden pahalı bir ekip, maçta çok agresif olmak istedik.

Özellikle Hamsik ve Siopis üzerinde de bir baskı kurmak istedik ama olmadı" derken, grupta kalan son 4 maçta, her şeyin olabileceğini de ekledi.

Hamsik ve taraftara "Ben nihayet geldim, burdayım diyen! Trezeguet'in şık golleri, Avcı'yı bordo mavili kulüpte ilk kez Avrupa galibiyetiyle tanıştırırken, Trabzonspor'da İpsala sınır kapısının dışında ve içinde oynadığı, son 11 Avrupa karşılaşmasının ardından, ilk galibiyetini aldı. Avrupa'da ki toplam 51. Galibiyetini hanesine yazdırınca, UEFA'dan 630 bin euro'luk primide kaptı.
                                     ***
Karşılaşma öncesi yorumlarda dediğim gibi, Hamsik'i ön liberoda, Siopis'i oyun bozmada, Bakasetas'ı da dinlek bırakmak için, hücum hattının hemen arkasında önde oynatan Abdullah Hoca; bana göre bu düşüncesinde 'Bingo' dedi.

Zambiyalı Kangwa'nın kırmızı kart görmesi, 1-0 galip durumdaki ev sahibini keyfe boğarken, en hızlı kanat adamı Osman Bukari'yi de kenara alan Sırp Hoca Milojevic, tereyağlı Trabzon ekmeğinin üzerine incir reçeli sürdü.

Orta sahadaki dinamosu 8 numaralı Gabonlu Kanga'da; bordo mavililerin orta sahasının baskısını görünce, Kızılyıldız fren yapmaya başladı. Süper Ligin eski oyuncuları; Pesic, Milunovic ve kaleci kaptan Borjan'ın gayretleride yeterli olmadı.

Yalnız; Süper Lig yaralısı bu takımın, 2-0 önde iken 10 kişi kalmış rakibine nefes aldırmamak ve baskı kurmak yerine, devamlı yan pas ve geri pas yaparak, çayda çıra havasını anlamadım. Ya da taktiksel bir düşüncemiydi bilmiyorum. Her takım Kızılyıldız olmaz. Buna rağmen ev sahibi çok doğru işlerde yaptı.

Oyundan Marek ve Gomez'in beklenmedik kenara alınışları, bu iki oyuncunun henüz 90 dakikalık güce, erişemediği içindir diye düşünüyorum.      
                                   ***
İkinci yarıda oyuna giren ve kısa bir süre sonra yeşil zemini sedye ile terk eden Abdülkadir'in karşılaşma öncesinden itibaren, midesi ile bir problem yaşadığını ve çok ciddi olmadığını öğrendim. Bu güzel haberdi ama sakatlanıp çıkan diğer oyuncu Larsen'in, iç yan bağlarında sıkıntı çıkabileceği ise kötü haberdi.

Oyuna sonradan giren Nikoliç'in, konuk ekip adına attığı şık gol, iyiki erken gelmedi. Her şeye rağmen, H Grubu'nda iddiasını sürdüren kuzeyin çocuklarını, pazar akşamı ligde de Gaziantepspor önünde, zorlu bir süre bekliyor. 

Siopis'e bir alkış alalım, bir parantez de Faslı oyuncu Lahtimi'ye açmadan geçemeyeceğim. Böyle giderse; ilk 11 de formayı kaparsa hiç şaşırmam. Çok iyi bir kumaşı var!

Bitirecek olursak; Şenol Güneş Spor Kompleksi'nde ben bu serin gecede gördüğüm Kızılyıldız takımı, bende bir hayal kırıklığı yarattı. İyiki de yarattı hani! 

Çünkü bordo mavililerin; her açıdan bu galibiyete mutlak ihtiyacı vardı. Açık yuvarlak kıymalının üstüne kırılan, iki köy yumurtasının sarısı gibi geldi.