7m

Çapkınoğlu

uzungöl yayla otel

04.09.2013, 15:21

Mustafa Akçay’ı Aklamak!

Mustafa Akçay ile dostluğumuz Trabzon lisesinin futbol sahasında başladı. Yanılmıyorsam  yıl 1992’ lerde idi..

O, İdmangücü, bende İdmanocağı antrenörüydüm. Her iki kulüp arasındaki tarihsel

rekabet, bizi Trabzon Lisesinin o günkü çamurlu sahasında  dostluğa sürükledi.

Öyle ki, idman sırasında top alışverişi, yelek değişimi, saha paylaşımı bir rekabet içinde değil, dostluk içinde gerçekleşiyordu.

Daha sonra biz antrenörlükten ayrılıp asıl mesleğimize döndük. Mustafa Akçay ise emin adımlarla başarı merdivenlerine tırmandı. Tırmanırken de kimsenin desteğine ihitiyacı olmadı.

Kimsenin adamı olmadı, kimseye de eyvallah demedi. Kendi bildiği doğrularla yolunu çizdi. Profesyonel hayatında elde ettiği başarılar onu meslekte aranan adam haline getirdi.

Çok mutevazi kadrolarla çalıştırdığı takımları ya şampiyon yaptı, ya da şampiyonluğa oynattı. 1461 Trabzon’daki başarısıyla da iyice zirve yaptı.

2012’nin Mayis sonu idi..Adnan Sungur ile beni yemeğe davet ederek uzun uzun  sohbet ettik. Hatta, Kendisine Şenol Güneş’in yardımcılığı konusunda teklif yapılabileceğini ima ederek bizim görüşümüzü sordu.

Bende kendisine, yarın Şenol hoca istifa ettiğinde veya görevine son verildiğinde kendisinin de kaybolup gideceğini belirterek, 1461’de yoluna devam etmesi gerektiğini söyledim.

Daha sonra ya benin önerimi dikkate aldı, ya da kendisine böyle bir teklif yapılmadı bilemem ama kendisi 1461 Trabzon’da yoluna devam etti.

Bu konuşmamızdan altı ay sonra Şenol Güneş ayrıldı,  Mustafa Akçay ise, yoluna devam ettiği 1461 ile tam zirveye tırmandı.

Özellikle Türkiye kupası maçlarında Galatasaray ve Fenerbahçe maçları, onu ülkenin en çok konuşulan ve de aranan antrenörü haline getirdi.

İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığa seçildikten sonraki ilk icraatı da Mustafa Akçay’a hakkını teslim etmek oldu.

Bana göre Hacıosmanoğlu’nun  eğer Tolunay’ı gönderecekse yerine getireceği isim konusunda aldığı en doğru karardı. Bu karar taraftarların ve camianın yüzde 80’inin de desteğini almıştı.

Kadro İstikrarı bozuldu

Sonra Avrupa maçlarına çıktı. Geçen sezonun kadrosunu belki zayıf rakiplere karşı ama, bana göre iyi işleyerek, iyi motive ederek, kazanma ruhu aşılayarak başarılı oldu.

Daha sonra lig başladı ama ne yazık ki takımın ahengi bozuldu. Bunun en önemli nedeni Maoluda ve Bosignwa transferleri oldu.

Bu transferler yapılabilmesi için yabancı kontenjanı açılmalıydı. Elindeki pahalı ver yararsız futbolcuları bir  türlü gönderemeyen yönetim, kafayı Celutska’ya taktı.

Çok iyi biliyorum ki, Mustafa Akçay  bunu istememişti. Ama yönetim dayattı. Oysa Çelutska, Avrupa maçlarında solbekte görev yapmış ve de başarılı olmuştu.

Trabzonspor’un elindeki fazla kapasitesi olmayan ama yararı fazla olan en düşük maliyetli futbolcuydu. Defansın her bölgesinde sorunsuz bir şekilde oyn uynuyordu.

Çelutska’nın gönderilmesiyle, Malouda’ya yer açılması için Olcan solbeke çekildi. Rakip kaleye en kestirme ve hızlı giden bir futbolcu solbekte verimsizliğe mahkum edildi.

Malouda’nın gelmesi, o ana kadar kadroya alınmayan ve gönderilmesi istenen Zokora’nın da kadroya girmesini sağladı ki, bu da Adrian’ı kenara itti. Adrian Beşiktaş maçında ilk onbirde yok. Rize maçında ilk onbirde ve gol attı ve attırdı. Akhisar maçında sağ açık oynatıldı, ikinci yarının başında da oyundan alındı.

Avrupas maçlarındaki kadro istikrarı ligde bozuldu. Oysa Bu takımda şu anki form durumlarına göre Adrian ve Henrike kadroya yazılacak ilk isimlerdir.  

Ama Mustafa hoca belki yönetimden gelen baskılara boyun eğerek sırf Maoluda’ya, onun ricasıyla da Zokora’ya yer açabilmek için Adrian’ı ya oynatmıyor, yada sağ kenarda oynatıp verimsiz kılıyor.

Oysa herkes çok iyi biliyor ki, Adrian’ın en verimli olduğu yer  forvetin arkasıdır. Attığı ve attırdığı goller de bunu gösteriyor.

Mustafa hoca, Zokora, Colman ve Volkan’a güvenerek nereye kadar gidebilir. Bu gibi futbolcular canlı bomba gibi her an patlamaya ve seni de yok etmeye meillidir. Bunların  yerine genç Yusuf, Kadir ve Abdulkadır  tercih edilse bu kadar tepki olmazdı.

Taraftar artık gamsız futbolculardan bıktı usandı. İşine geldimi oynayan, işine gelmedimi oynamayan bu tür futbolcuları kadroda bile istemiyor.

Yönetimin adamı ol, ama esiri olma

Mustafa hoca bundan sonra Adrian’sız bir kadro düşünmemelidir. Kadir Keleş solbek oynatılıp, Olcan’da daha verimli olduğu yer olan sol açık oynatılmalıdır. Ama Mustafa hoca bunları yapabilir mi? Bence hayır.

Çünkü Mustafa hoca yönetimin esiri haline gelmiş. Yönetimin adamı olmaya hızlı adımlarla ilerlerken, taraftarın ve dolayısıyla Trabzonspor’un adamı olmaktan aynı hızda uzaklaşıyor. Sezon başındaki yüzde 80 taraftar desteği, bugünlerde yüzde 50’nın altına indiyse bunda saha sonuçlarından çok, Mustafa hocanın elini masaya vuramamasında ve kafasını kuma gömmesinin çok büyük payı vardır.

Mustafa Akçay kendisini anlatmak için sokağa çıkıp sokağın sesini duyacak. Basına gidip onların eleştirilerini dinleyecek.

Kendisine bunları yüz yüze anlatmak isterdim. Ama telefonlarını kapatmış, herkesten uzak bir hayata dalmış. Duydum ki, gazeteleri bile takip etmiyor, spor yazarlarını hiç  okumuyormuş.

Benim tanıdığım Mustafa Akçay böyle değildi. Eleştiriye açık, her eleştiriden kendisine pay çıkarırdı.

Göreve gelirken Trabzonspor’u değiştireceğim diyenler, ne yazık ki Trabzonspor’un onları değiştirdiğine yıllarca tanık olduk. Aynı tanıklığı maalesef Mustafa Akçay’da da yaşıyoruz.

Yönetimle uyumlu çalışmayı anlarım ama, uyumlu çalışmak yönetimin her dediğini yapıp, onların esiri olmak anlamı taşımaz.

Benim ona dost tavsiyem, yönetimin adamı olup kısa ömürlü olana kadar, taraftarın ve dolayısıyla Trabzonspor’un adamı olup uzun ömürlü ayakta kalmandır..

Korkarım ki, bu tren kaçtı. Artık yönetimde ve camiada sana 2-3 hafta ömür biçenlerin sayısı hızla artıyor.

Yorumlar (20)
deli gibi seven 9 yıl önce
bence keske yola tolunayla devam edilseydi...kologlu
Selami DARUGA 9 yıl önce
Ocakbaşı'nın yazısının altına tüm tTrabzonspor taraftarı gibi bende imzamı atıyorum Mustafa Reşit AKÇAY ya yönetimin adamı olup en geç devre arası gidecek yada Trabzonun adamı olup eski günlerdeki gibi cesur olup kaybedecekse gençlerle kaybedip gönüllerde hep kalacaktır.
numan altuntaş 9 yıl önce
yönetimiyle teknik heyetiyle istifa etsinler. bu takımı bir siyasi partinin şubesi yapmaya kimsenin hakkı yoktur. geliş amacının tam tersini yapanlar bunun hesabını soracaklara verirler umarım.
A. Nevzat Doğru 9 yıl önce
Sayın Akçay Trabzon çocuğu onun başarılı olup Trabzonsporda teknik direktörlük yapmasından gurur duyarız ancak gelişi çok erken oldu , keşke 4-5 yıl Şenol hocaya yardımcılık yapabilseydi ...
ALİ KIRKBİR 9 yıl önce
Aynen yazdıklarınıza katılıyorum.Bende Mustafa hocaya çok ama çok güvenenlerdenim.ama maalesef dediğiniz gibi bazı işe yaramaz adam olmaz oyunculara yer açmak için hem takımı hemde kendini yakıyor yakmayada devam ediyor.bu yanlıştan bir an önce vazgeçmezse sonu olacak.
hüseyin hızır 9 yıl önce
mustafa hoca colman,volkan,zokorayla devam ederse sonu şenol hoca,tolunay hoca ve sadri başkan gibi olur çünkü bu adamlar formamız için oynamayan ruhsuzlar topluluğudur hücumda en etkili adam olan olcanı solda çürüttü yazık kendine olan güveninide kaybedecek hocayı muhakkak birileri uyarmalı yardımcıları ne işe yarıyor!!!???
gokhan kolay 9 yıl önce
Hocayı kırmadan güsel bi yazı yazmışsın bi arkadaş dost gibi, kısmen çoğuna katılıyorum, hocanın kariyeri o kadar da önemli değil kimse anasının karnından jose morinhoyo olarak doğmuyor... ama kolpaçino bi başkan ve yönetim hocayı zorda bırakıyor hocanın en buyuk eksikliği bi güneş, bi terim değil yönetime az kafa tutsa gönderirler... Beyler hangimize trabzonspor antrenörlüğü verilse burayı öyle iki günde bırakıp gitmek istemeyiz ama akçayın en büyük hatası herkes öze dönüş projesine inanmııştı 6-7 trabzonlu oyuncuyla oynasaydı kimse bu yenilgilere ses çıkarmazdı geçen sene beşiktaş bunu çok iyi yaptı samet aybaba bu konuda çok cesur bir antrenör akçaydan bunu beklerdik olmadı artık dönüşü olmayan bi yola girdi...
SrHn 9 yıl önce
Hadi arayin Senol Hoca'yi, kapisinda yatmaya baslayin, 2-3 haftada ancak ikna olur. Neyse ki bu sefer Kore'de degil, dibimizde. Cep telefonu var hala sizde degil mi? Aman Senol Hocam, yine bir duygusallik yapip donme, yazik etme kendine, degmez bize, bu camia kimsenin kiymetini bilmez, bu yonetim ve kadro da daha cok hoca yer.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Gelişmelerden Haberdar Olun

@