05.08.2021, 14:35

Hıdırnebi Yaylası'nın turizm potansiyeli

Ülkemizin en önemli ekonomik kaynaklarından biri turizmdir. Turizm hacmi ve girdisi yapılmakta olan ve yapılacak olan tanıtım, yatırım, hizmet alımı, ulaşım ağının geliştirilmesi vb. alanların geliştirilmesi ile daha da artırabileceği ortadadır. Akdeniz kıyısı Avrupa ülkelerinin elde ettikleri turizm gelirleri oldukça fazladır. Ülkemizin bu manada yapacağı her türlü yeni planlamaları ve yatırımları var olan turizm gelirini çok daha yukarı çekebilecektir. Turizm gelirleri bakımından Avrupa'nın birincisi olma imkanı fazlasıyla elimizde bulunmaktadır. O nedenle turizmin geliştirilmesi için ve elde edilen milli gelirin artması için çalışmaların çok daha kapsamlı ve profesyonelce yürütülmesi gerekmektedir.

Ülke turizminin en önemli noktalarından biri de Trabzon'dur. Trabzon son yıllarda turizm potansiyeli ile ön plana çıkmaktadır. Ancak bu potansiyelin ortaya çıkarılması ve degerlendirilmesi önemlidir. Şehrimizin turizm hacmi giderek artsa da yeterli seviyeye ulaşamamıştır. Bu seviyeyi yakalayabilmek için turizm alanları, faaliyetleri amatör zihniyetten kurtarılmış olmalıdır. Bu açıdan  hem il turizm birimleri hem yerel yönetim birimleri hem de yöre insanın turizmi geliştirme adına birlikte hareket etmesi önemlidir. Maksimum gelir ve payı almak için gerekli ilgi, alaka, yatırım, plan, hizmet, reklam ve benzeri işler profesyonelce yürütülmelidir. Günübirlik planlamalar değil orta ve uzun vadeli turizm eylem planları hazırlanmalı ve uygulamaya konmalıdır günü kurtaracak kazanç elde etme zihniyetinden kurtulmalıyız.

Trabzon; yayla, doğa, tarih açısından Karadeniz'in turizm merkezi olabilme imkanı iyi kullanmadığını düşünüyorum. Özellikle yayla turizmini hiç de iyi değerlendirdiğimizi düşünmüyorum. Merkezi yakın olması ve imkanları bakımından Akçaabat Hıdırnebi Yaylası, şehrimizin turizm geliri adına büyük bir fırsattır, hem Trabzon ve Akçaabat için hem yol üzeri mahaller için hem de Hıdırnebi'deki tesis işletmeleri için büyük bir fırsat alanıdır. Hıdırnebi Yaylası ve yolu bu var olan potansiyeli olumlu kullanmaktan uzak görünüyor. Bu durumun yaşanmasında hem yöre halkının yeterli bilince ulaşmaması hem yerel yönetimin eksiklikleri hem de ilgili il turizm birimlerinin proje ve planlama yetersizliği etkilidir diye düşünüyorum.

Hıdırnebi Yaylası'nın denize bakan tarafında derinliği olan müthiş iki çanak şeklinde vadisi bulunmaktadır. Yaylanın bu alanlarında seyir cam teras yapılabilecek birçok yer bulunuyor. Finansmanı bulunursa yapıldığı takdirde eşi benzeri az rastlanır bir yatırım olur ki, çok büyük gelir kapısı oluşturur. Kanaatime göre özellikle cam teras Şahinkaya denilen tepeye yapılırsa vadi Trabzon'u Akçaabat'ı ayak altına alır bir görüntü verir. Akçaabat Belediyesi'nin böyle bir projeyi hayata geçirmesi önemli bir adım olur.

Hıdırnebi yaylasına bir teleferik sisteminin kurulması uzun yıllardır dile gelmektedir. Şöyle olacak, böyle olacak denilmiş ama şu ana kadar ortaya bir sonuç çıkmamıştır. Bölgeyi bilenler oraya kurulacak olan bir teleferik hattının ne büyük ilgi çekeceğini, büyük bir kazanç sağlayacağını görebilir. Muhteşem bir turizm eserini dönüşür. Tabii ki finansman oluşturmak önemlidir. Zaten mesela sadece proje üretmek değil üretilen projelere finansman yaratmaktır veya finansman yaratabilecek yolları bulabilmektir. Bunları yapabilecek işin ehli, liyakat sahibi uzman kişilerin gerekli birimlere getirilmesi önemlidir.

Akçaabat Belediyesi'nin bir projesi olan Kayaaltı eski ulaşım yolunun ve üzerinin sosyal alanlara dönüştürülmesidir. Ancak halen fiziki olarak görünürde bir adım atılmamış görünüyor. Finansman sorunu yaşandığı söylentileri kulağa gelmektedir. İlgili birimlerde bulunmak imkan yaratmak, yol bulmak, elverdiğince yapılabilir vaatleri sunmak ve gereğini yapmak esastır. Akçaabat Belediyesi'nin bu projeye yönelik adımları bir an önce atılırsa  hakikaten Hıdırnebi Yaylası turizmine önemli yol aldırır.

Hıdırnebi'de konaklama eksikliği bulunuyor. Kendi kaderine terkedilmiş  bir turizm tesisi bulunuyor ancak işletilme sorunu yaşıyor. Tesis neredeyse atıl vaziyette gelmiş durumda. Halbuki iyi bir işletme anlayışı ile önemli bir konaklama alanına dönüştürülebilir. Ayrıca yayla üzerinde doğaya uygun konaklama eğlence, dinlence tesisleri yapılabilir, gelenlerin ihtiyaçları karşılanabilir. Günübirlik değil yatılı kalacak konaklama süreci oluşturulmalıdır. 
         
Yayladaki yapılaşma; yaylayı, yayla olmaktan çıkarmış durumda. İlgili makamlar yayla yerleşimini turizme uygun bir şekle kavuşturulmalı, yasadışı hiçbir yapılaşmaya izin vermemelidir. Ayrıca yaylada var olan yapıları doğaya uyumlu hale getirmelidir

Hıdırnebi Yaylası üzerindeki yerleşim alanları elden geçirilip, yürüyüş alanları, piknik alanları dinlenme yerleri sosyal tesisler, kamp alanları ve benzeri yapılar doğaya uyumlu bu şekilde modern turizm bölgesi haline getirilmelidir.

Tüm bunlar yapılırken yaylaya varan ulaşım yolunun ve ağını yeniden elden geçirilmesi gerekmektedir. Akçaabat'tan başlayıp Düzköy Hıdırnebi yol ayrımına kadar karayolu gayet güzel inşa edilmiş. Ancak Düzköy- Hıdırnebi yol ayrımından sonra devam eden yol yıllardır yetim kalmış, yatırım görmemiştir. Hem bu vadideki mahalleler hem de turizm adına yetersiz, bakımsız ilgilenilmeyen bir yol vaziyetindedir. Bu yol; üzerinden bulunan Bozdoğan, Zaferli, Arpacılı, Gümüşlü, Sertkaya, Kemaliye, Kuruçam, Acısu mahallelerine ve yaylaya yeterli gelmemektedir. Yol hem bakımsız hem dar hem de yer yer tehlikeli alanlara sahip. Asfalt yama yapılarak yol tadilat yapılmış. Yol konusunda yapılan güzel hizmetlerin olduğu yerden böyle bir yol ne buradaki yayla turizmine ne de bu bölgedeki mahallelere yakışmamaktadır. Yıllardır yöre sakinleri yoldan şikayetçi olmalarına rağmen yapılan bir şey olmamıştır dense yeridir. Özellikle yazları köyler içinden geçen bu yolda trafikte sürekli tehlikelerle karşılaşılıyor. Neticede turizm yolu olan bu yolun hem turizm hem bölgedeki mahallelere yakışır olması gerekir diye düşünüyorum.

Sonuç itibarıyla Hıdırnebi Yaylası ve güzergahına yapılacak proje ve yatırımlar Trabzon turizminin geliştirilmesi ve elde edilen gelirin, kazanımların artırılması şehir ekonomisinin canlılığını ve refahını arttıracaktır. Bunu da şehirde yaşayan herkes ister. Şehrin buna büyük ihtiyacı var. O nedenle hem Akçaabat Belediyesi'nin hem Trabzon Belediyesi'nin hem kültür ve çevre şehir il müdürlüklerinin gerekli projeleri üretmek bunlara finansman yaratmak ve şehre kazandırma gibi bir sorumluluğu olmakla birlikte yöre halkının da üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmesi önemlidir.

Hıdırnebi, Metinkale vadisinin  evladı olarak bölgenin gerekli ilgiyi görmesini yıllardır özlemle bekliyorum. Ülkenin, şehrin ve yöre halkının menfaatlerinin  öncelikle gözetilmesi dileğiyle. Emeği geçen ve geçecek olan kim olursa şükranlarımı sunarım, sunmaya da devam ederim.

Yorumlar (7)
Mustafa 2 ay önce
Bırak bir yerde Allah nasil yarattiysa öyle kalsın. El atılan hiç bir yerin eski tadı tuzu kalmıyor.
SALİH 2 ay önce
YAYLA YAYLALIKTAN ÇIKMIŞ. PANAYIR YERİNE DÖNMÜŞ. ACİL EL ATILMALI.
Ahmet Karakaş 2 ay önce
Bölge muhtarlarının iş birliği yaparak özellikle yolun düzeltilmesi için girişimde olmalı, inşAllah yazınız da bu adım için öncü olur.
İlami Mandıralı 2 ay önce
Sayın yazar , çok güzel ifade etmişsiniz tebrik ederim
Hüseyin K. 2 ay önce
Söz konusu biz olunca yaylamızın bı önemi olmuyor maalesef...
ömer Cinemre 1 ay önce
Hıdırnebi merkezi yönetim tarafından mahalleye dönüştürülmüştür. mülkiyet ormana devir edilmiş. yeni cıkan yasaya görede yeni tesisler rahatlıkla inşa edilecek. asıl bundan sonra buranın nasıl bir yol gecen hanına döneceğini önümüzdeki günlerde görülecektir. yazılacak cok şey var şimdilik bu kadar vesselam
Haydar Nebizade 1 ay önce
Dağ taş, çayır tepe patır her yer çöp. Naylon, Poşet plastik vs. komar kafullarına varana tek heryer pislik içinde. Bunu gören, takip eden yok. Çök kutuları var. Çöp toplayan yok. Artık yerli halk ayak altında süt besiciliği yapmıyor. Geri kalan bir kaç köylü de ineklerini iyi takip etme, bekleme zorunda. Heran naylon poşet tutabilir. Turist gelsin diye yüzyıllar bu topraklarda meralarda bağlı yaşamış yerli halk kimsenin umurunda mı? Doğayı kirletmemenin en kestirme yolu kendi haline bırakmak yada doğa ile uyum içinde iç içe yaşamayı projelendirme gerek. Bu gidişle yerli halk maraba durumuna düşer, ayak altında kalır. Kardeşim çocuk bezi bile her sakız ağacnın kuytu köşelerde var. Sonra yayla turizmini canlandıralım. Turizm planlı ve belirlenmiş kendi alanlarında kalmazsa korkum o ki ne yeşil kalır, ne yayla. Köylüyü küstürmeden turizmi projelendirme,planlama, otandiğe dokunmadan doğaya yaşam alanı kazandırma kesitleri nerede birleşecek, nerede ayrışacak soru bu?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@