7m


7m

hyundai

01.02.2009, 18:22

Güzel ve doğru bir adım

 

Ülkenin terör denilen bela karşısındaki koordinasyon eksikliğine mi?

Yoksa Şemdinli Aktütün"ün değişmez kötü kaderine mi?

Terör denilen belanın yaklaşık 30 yıl içinde ülkemize olan milyarlarca dolarlık zararına ve 10 binlerce can kaybına mı?

 

Sadece Aktütün"ün 16 yıl içinde verdiği 43 Şehide mi?

 

30 yıl sonunda adım gibi eminim ki bu ülkede yaşayan ama bu konudaki fikirlerini açığa vurmaktan çekinen sağduyulu vatandaşlarımızın bilinç altlarındaki düşünceleri şudur;

 

Bu iş böyle bitmeyecek..

Devlet bir bütündür.

 

Meclis, hükümet, muhalefet, ordu, yargı, emniyet, bürokrat, teknokrat, akademik camia, vatandaş Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın yasama, yürütme, yargı teminatı çerçevesinde devletin değişmez temel çarklarını oluştururlar.

 

Bu tanımlama daha birçok alt başlığı kapsayabilir ama işin anlamını bozmayacak temel kavramlar olarak şimdilik konumuz gereği bunları sıralayabiliriz.

 

Kurtuluş Savaş"ında verilen doğa üstü mücadelenin temelinde yukarıda sıraladığımız temel çarkların ( o dönemde bunlardan elbette birkaçı eksik olabilir) birbiri ile olan dayanışması ve koordi –

nasyonu yatmaktadır. Atatürk gibi bir dehanın böyle bir koordinasyonun başında olması ise başarıyı kaçınılmaz kılmıştır.

 

Ne oldu da ülkemizin temel ve değişmez kurumları arasında koordinasyon eksikliği ülkemizin huzur ve güvenliğini tehdit eder boyuta ulaştı?

 

Siyasi partilere ve dolayısı ile meclise olan güvende bir azalma mı var?

 

Ordumuzun eli rahat mı?

 

Yargı bağımsız mı?

 

Vatandaş bu işin neresinde? Çocuklarını bu ülke için feda etmede daha ne kadar sabırlı olacaklar? Veya daha ne kadar kayıplarını metanetle ve sağduyu ile karşılayacaklar?

 

Temel çarkları arasında birbirlerine öcü muamelesi yapan bir devlet mekanizması ile karşı karşıyayız. Sadece basit bir örtü için bu ülkede onbinler bayrak mitingleri yaptı. Sonuçta korkulan ve istenmeyen insan Cumhurbaşkanı oldu, ama ülkemiz yerli yerinde durmaya devam ediyor. Konumuz bu son cümle değil ama performansımızı heba eden davranışlara basit bir örnek olarak sayabiliriz.

 

Terörle mücadele, artık çatışma boyutu yanında çok daha farklı argümanları da kapsamalıdır ;

 

Demokrat Parti eski Genel Başkanı Sayın Mehmet AĞAR"ın Ovadan dağa çıkışı sağlayan mekanizmayı durdurmak gerekir sözü sanıyorum bu günlerde daha iyi anlaşılabiliyor.

 

Artık konulara eski Genelkurmay Başkanlarından daha farklı bakmayı seven, analiz yeteneği olan bir Genelkurmay Başkanımız var; Sayın Orgeneral İlker BAŞBUĞ. Özellikle doğuda halk ile olan kaynaşması ve derinlemesine sohbeti insanımızı duygulandıracak cinstendi. Çok konuşma-

yı sevmeyen ama net konuşan bir Genelkurmay Başkanı.

 

Bütün bunlara rağmen kurumlar arası birbirine yan bakma alışkanlığımız koordinasyonumuzu ve dolayısı ile performansımızı olumsuz etkilemektedir. Meclis halkın temsilidir. Halkın tümünün düşüncesini kapsamayan ve benimsemeyen fikirler de mecliste temsil ediliyor olabilir ki bu da demokrasimizin kaçınılmaz gereğidir. Dolayısı ile meclis çatısı altında yapılan ve sembolik değeri büyük olan kokteyllere itibar etmek ve katılmak moral performansımızı yüksek tutacaktır. Beraberliğimizi pekiştirecektir.

 

Kurumlar arası fikir ayrılıkları ülkenin birlik ve beraberliği şemsiyesi altında terörle mücadelede ve dolayısı ile ülkenin gelişmesinde pekala kullanılabilir ve ülkenin hayrına dönüştürülebilir.

 

Ayrıca terörle mücadelede dışa bağımlı bir ülke olarak dışı karşısına almamaya çalışan ülke görüntüsü vermenin ve bu konuda kurumlar arasında yetki sende veya bende ile uğraşmanın terör bürokrasisi yaratmak ve zaman kaybına yol açmaktan başka bir işe yaramayacağını söylemek vatandaşlık vazifemizdir.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@