Gurbetçilerimize selam ve saygıyla

Paris’ten döndüm.
 
Avrupa’nın göbeğinde Trabzonluların Karadenizlilerin buluşmasını izledim.
 
Avrupa’ya giden ilk kuşak kültürünü unutmak istemiyor, unutturmak istemiyor!
 
İkinciler kıyısından tutuyor.
 
Üçüncüler ‘dedelerimizi mutlu edelim’ diyor.
 
Zaten bunu kendileri de söylüyor.
 
Zaten böyle olduğunu daha önceki Avrupa ziyaretlerimde de görmüştüm.
 
O nedenle gittiğim yerlerde Bilim ve Sanat alanında da paylaşım ve gelişimlere açık olun dedim.bulent-cumur-001.jpg
 
Sadece ‘şenlikler yeterli olmaz’ dedim.
 
Paris Trabzonlular Derneği Başkanı Bülent Cumur ile sohbetimizdede buna değindim.
 
Çok yoğun uğraş veriyor.
 
Her yıl bu etkinlikleri düzenliyor.
 
Trabzon kafilesini de ailesiyle birlikte elinden geldiği kadar güzel bir şekilde ağırladı.
 
Başarılı da oluyor.
 
Sözlerime Cumur, “Paris’te Trabzon müzesi kuracağız” dedi.
 
Bir kaç merak ettiğim soruyu da sordum bu arada..
 
“Dernek olarak gurbetçilerin dertleriyle ne kadar meşgulsünüz? Mesela hapse giren, işsiz kalıp iş arayan, cenazesi olan… İlgileniyor musunuz?” diyerek sorular yönelttim.
 
“Levent ilgilenmez olur muyum? Tabiki. Şu anda bana telefon geldi. Ünlü bir ismin abisinin cenaze işlemlerini yapacağım” dedi.
 
O ünlü yazarın ismini açıklamayacağım.
 
Duyulmasını istemedi.
 
Sorun yaşayan sıkıntıya giren gurbetçiler için konsolosluk arasında köprü olmaktan tutun da isithdam sağlama konularında elinden geleni yaptığını söyledi.
 
Yalnız biraz sitem dolu.
 
Dernek çalışmalarına katılımın az olduğunu hissettirdi.
 
Sanırım bazen yalnız bırakılıyor.
 
Buna üzüldüm.
 
Başkanla vedalaşırken oğlu geldi.
 
Diğer oğlu da kafileyle ilgilendi. 
 
Teşekkür edip helallik istedik.
 
Cumur ailesine ve gurbetçilerimize selam ve saygıyla..
 
ERDEM ŞEN’E EYFEL’İ GÖSTERİP KÖPRÜSÜNÜ HATIRLATTIM
 
Paris’te bir günümüz şehri dolaşıp not almakla geçti.
 
Kafilede Çarşıbaşı Belediye Başkanı Coşkun Yılmaz ve Arsin Belediye Başkanı Erdem Şen de vardı. Tramvaya binerken de inerken de epey şakalaştık. “Şu tramvay neden olmasın ki Trabzon’da.. Arsin ve Çarşıbaşı arası mesela..” dedim.
 
Her ikisi de, “Bizcede neden olmasın” dediler.
 
2 başkanı yakalamışken hele de böyle bir yerde bırakmak olmazdı..
 
Ekledim, “Şimdi siz Arsinli ve Çarşıbaşılı vatandaşlarımızla sohbet edin. Çarşıbaşılı’ya ‘en son ne zaman Arsin’e gittin?’ yada Arsinli’ye ‘en son sen ne zaman Çarşıbaşı’na gittin’ diye sorun. Alacağınız cevap, ‘İstanbul’a daha fazla gittim ama o tarafa geçmedim’ olacaktır. Kentin doğu-batısını birleştirmeliyiz”
 
Başkan Şen, “Projesi hazırlanıyor merak etme. Ağustos ayında netleşir.” diyerek sohbete dahil oldu.
Coşkun Başkan’ın ilçesine belediye otobüs hattı daha gitmemiş.
 
13313950_1178667865561025_1001680242_o.jpg
 
Bunu da biliyorum.
 
Her neyse böyle konuşa konuşa yürürken Eyfel’in yönlendik.
 
Başkan Şen’e, “Baksan Eyfel demirden. Ama Paris milyonlarca turisti onla çekiyor. Sende sahile bir köprü yaptın. Fıkralık bile dediler. Ne diyorsun?” diye fitili bir soru sordum.
 
Başkan Şen gülümsedi.
 
“O dönemde ‘bundan birşey anlamayanlar sonrasında gidip içinde oturup kahvaltı yapmaya başlamışlar’ biliyor musun?” diyerek aynı aide etti.
 
Sonra durdu.
 
Nehre inmeden, “Bak şimdi o köprüyü niye yaptım? Belki bilmek isteyenler için söylüyorum. Art niyetli olmayanlar için… Arsin sahilimizde gün batımı ve gün doğumu çok net gözlemlenir. Sahildeki o köprünün üzerinde ziyaretçilerimiz, misafirlerimiz ve vatandaşlarımız bu anı kaçırmasınlar istedim. Bunu sadece ben değil. Bir proje çalışmasıdır. Her detayı düşünülerek yapılmıştır. Ayrıca ilçemize bir silüet kazandırdık. Bir nokta.. Bir tarif…” diyerek sözlerini sürdürdü.
 
Bakalım Eyfel gibi mi olur Arsin’in sahildeki demirden köprüsü.
 
Dalga geçen, eleştirenler üzerine çıkıp gün doğumunu izleyip yada batımını; çayını yudumlar mı?
 
13334786_1178684438892701_1401202346_o.jpg
 
YORUM EKLE

banner513