banner192

"Gezi Parkı"nda flaş gelişme

Gezi parkı eylemleri sırasında 31 Mayıs 2013’te yaşanan olaylara ilişkin 74 kişi hakkında takipsizlik kararı verildi. Savcılık takipsizlik gerekçesinde, “Barışçıl gösteri, izinsiz bile olsa demokratik haktır. Barışçıl gösteriye katılanlar hakkında dava aç


Gezi parkı eylemleri sırasında 31 Mayıs 2013’te yaşanan olaylara ilişkin 74 kişi hakkında takipsizlik kararı verildi. Savcılık takipsizlik gerekçesinde, “Barışçıl gösteri, izinsiz bile olsa demokratik haktır. Barışçıl gösteriye katılanlar hakkında dava açmak AİHM kararlarına aykırı” dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Gezi olaylarının alevlendiği 31 Mayıs 2013 tarihinde gözaltına alınan 74 kişi hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğünden şüphelilere ilişkin savcılığa gelen yazıda, “Gözaltına alınan şüpheliler arasında Taksim’e gezmeye gelen kişiler de olabileceği” ifade edildi.

Emniyetin yazısı üzerine Savcı Aslan, emniyet müdürlüğüne yazı yazarak "Şüphelilerden hangisinin Taksim’e gezmeye geldiği, hangisinin olaylar için geldiği, belge ve görüntülerle tasnif edilerek savcılığa gönderilmesi" talebinde bulundu.

Savcının talebi üzerine emniyet müdürlüğünden gönderilen cevabi yazıda "74 kişinin yaşanan olaylara karıştıklarına dair herhangi bir irtibat ve delilin bulunamadığı" bildirildi. Gözaltına alınan 74 kişiden sadece birisinin, "yapılacak basın açıklamasını dinlemeye gittiği" yönünde beyanda bulunduğu ve 2 kişinin de, "demokratik tepkimizi göstermek için Gezi Parkı’na gittik" dedikleri belirtilirken, savcılık delil bulunmadığı gerekçesiyle diğer 71 kişi hakkında takipsizlik kararı verdi.

Olaylar sırasında elde edilen görüntülere göre takipsizlik kararı verilen bu 71 kişinin ellerinde süt, Türk kahvesi, poşet, ekmek ve poşet gibi malzemeler olduğunu belirten savcılık, bunların delil olamayacağını da değerlendirdi.

Takipsizlik kararında, soruşturmada tek delil olarak beyanları olan 3 kişiyle ilgili de, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Fransa ve Türkiye aleyhine olan kararları örnek gösterildi. Kararda, 1991 tarihli Fransa kararında kullanılan, "toplantı ve örgütlenme suretiyle bireylerin araya gelmesi, demokratik yönetimin zorunlu koşuludur" beyanı ile Türkiye kararlarındaki, "Sanıkların, izinsiz ama barışçıl bir gösteriye katılmalarından ötürü ilk derece mahkemesinde mahkumiyet almaları endişe vericidir" ve "izinsiz ama sırf barışçıl amaçla gösteriye katılanların ceza tehdidi altında bırakılmaması gerekir" beyanlarına yer verildi.

Söz konusu 3 şüphelinin de, demokratik haklarını kullandıkları ifade edilen kararda şüpheliler “barışçıl bir gösteriye katılmışlardır, izinsiz bile gerçekleşse, barışçıl bir gösteriye katılmak, AİHM kararları uyarınca suç teşkil etmez” denilen kararda, Taksim Gezi Parkı projesinin hukuka aykırılığının da, "projenin iptal edilmesi" yönünde, 6 Haziran 2013’de karar veren İstanbul 1. İdare Mahkemesi tarafından zaten kabul edildiği belirtildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.