DSÖ Sözcüsü "Yaklaşan kış, küresel Koronavirüs vakalarındaki düşüş eğilimini tersine çevirebilir" dedi.

Dünya genelinde haftalık Kovid-19 vaka ve ölümlerinde düşüş sürerken kış mevsiminin yaklaşmasıyla vakaların yeniden artışa geçme ihtimali, endişeye neden oluyor.

Bu yıl temmuzun sonuna kadar dünya genelinde belirli aralıklarla artış gösteren haftalık Kovid-19 vakaları, ağustosun başından bu yana düşüş eğiliminde.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) en son yayımladığı haftalık Kovid-19 raporunda 5-11 Eylül'de dünya genelinde Kovid-19 vaka sayılarının bir önceki haftaya göre yüzde 28 düştüğü açıklandı.

Aynı zaman aralığında Kovid-19 kaynaklı can kayıpları da yüzde 22 azaldı.

Vakalar, Mart 2020'den bu yana en düşük seviyede

Son haftadaki vaka düşüşleriyle haftalık küresel Kovid-19 vaka sayıları, Mart 2020'den bu yana en düşük seviyeyi gördü.

DSÖ, küresel vakalardaki azalmanın ülkelerin test ve takip kapasitesini düşürmesinden kaynaklandığını açıklarken, ölümlerdeki azalmanın ise virüsün yeni varyantlarının daha az ölümcül etki göstermesine bağlıyor.

"Kış aylarında virüsün bulaşma riski daha yüksek"

DSÖ Sözcüsü Margaret Harris, kış mevsiminin yaklaşmasıyla küresel Kovid-19 vakalarındaki düşüş eğiliminin kırılma ihtimalini değerlendirdi.

Kovid-19'un mevsimsel bir virüs olmadığının altını çizen Harris, "Bu virüs her sezonda insan vücuduna yayılabiliyor fakat havalar soğuyunca insanlar kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirme eğiliminde oluyor. Bu yüzden kış aylarında virüsün bulaşma riski daha yüksek." dedi.

Bebek için can suyu: Anne sütü Bebek için can suyu: Anne sütü

Harris, DSÖ'nün bu olası artışa karşı bir ön hazırlık planı olup olmadığı sorusuna ise "Salgının 32 aylık sürecinde edindiğimiz tecrübelere dayanarak olası bir vaka artışı durumunda ülkelerin yapması gereken şeylere dair kılavuz hazırladık." yanıtını verdi.

"Sağlık hizmetleri, iş gücü ve ekipmanları geliştirilmeli"
DSÖ'nün hazırladığı kılavuzda 3 önemli maddeye dikkati çeken Harris, "Öncelikle virüs takibinin artırılması gerekiyor. Şu an birçok ülkenin azalttığı test sayılarının artması, kritik önem taşıyor. İkinci olarak da genom sıralaması kapasitesinin artması, Kovid-19 varyantlarının özellikleri ve risk oranının anlaşılması için gerekli. Bir diğer madde ise her ülkenin, risk grubu dahilindeki vatandaşlarının yüzde 100'ünü aşılaması." dedi.

Harris, kış mevsiminde Kovid-19 harici diğer salgın hastalıkların da arttığına dikkati çekerek, "Hastaneler en fazla yoğunluğunu bu dönemde yaşıyor. Havalar soğumaya başlarken hastanelerin kapasitesini artırmalıyız. Sağlık hizmetleri, iş gücü ve ekipmanlarını geliştirmek hayati önem taşımaktadır. Şu an bu tedbirleri almanın tam zamanı." değerlendirmesinde bulundu.

Yetkililerden yaklaşan kış öncesi tedbir uyarıları
Vaka ve ölümlerde mevcut azalma eğilimine rağmen yetkililer, Kovid-19 tehdidine karşı tedbirsiz davranılmaması uyarısında bulunuyor.

DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, 14 Eylül'deki açıklamasında, "Salgını bitirmek için hiç bu kadar iyi bir durumda olmamıştık. Sonu görüyoruz, fakat orada değiliz." ifadelerini kullandı.

Kovid-19 ile mücadelede durgunluk gösterilmemesi gerektiğini vurgulayan Ghebreyesus, azalma eğilimindeki virüsün yeniden artışı ve ölümcül etkilerini önlemek için ülkelere aşılama kapasitelerini artırma çağrısında bulundu.

Dört mevsimin yaşandığı ülkelerde ocakta artış gösteren vakaların bir sonraki kışta da artabileceği ihtimaline karşı, Avrupa Komisyonu da kışın Kovid-19 vakalarının yeniden artışa geçmemesi için üye ülkelere tedbir alma çağrısı yaptı.

DSÖ Avrupa Direktörü Dr. Hans Kluge da kışın başlamasıyla vakalarda artış öngördüğünü belirterek, havaların soğuduğu Avrupa genelinde toplam Kovid-19 vaka sayısının 250 milyonu bulmasını beklediklerini kaydetti.