Trabzon’da; Roma, Trabzon İmparatorluğu ve Osmanlı döneminden kalma onca yapı var.

Kale surlarından, ibadethanelere ve taş yapılara kadar onlarcası farklı dönemlerde yıkıldı, yerle bir edildi, birçoğu da günümüze kadar ayakta kaldı.

Yıkılan yapılar içerisindeki eşyaların bir kaçı hariç hepsi yağmalandı.  Yürütülemeyenler ise ya yerinden taşınamayanlar ya da taşınacakları yer bulunamayan eserler.

İşte bu eserlerden biri Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Lokalinin 1. katındaki dolaplardır. 1800’lü yılların ikinci yarısında yapılan bu muhteşem dolaplar, tahminim o ki Kemerkaya Mahallesinde bugünkü Anadolu Lisesinin doğusundaki Gürcü Metropol Kilisesinden Atatürk Alanının güneyinde bir ara kütüphane olarak kullanılan yapılış dolaplar tarihi kadar eski olan binanın ikinci katına taşındı.

Dolapların birinin motifleri İslam diğeri Hristiyan sanatını yansıtır.  Salonun doğusundaki dolabın ortası,  çift kanatlı ileri geri açılır kapanır kapıdır. Papazlar, ayinlere bu kapıdan girip çıkarlar. İstanbul’da ki bazı kiliselerde örnekleri vardır.

xxx

Trabzon’da taşınamayan bir başka tarihi eser, 1900’lü yılların ünlü bankeri Gabayanidis’in iş yerlerinin birinde binanın kalın duvarının içine 1904 tarihinde yerleştirilen İngiliz malı Miners çelik kasadır.  Osmanlı Sarayında da kullanılan bu Miners çelik kasadan, şu anda Trabzon’da birkaç tane daha var! 

Gabayanidis’in diğer mülkleri gibi bu bina da ünlü bankerin iflası nedeniyle Hazineye kaldı. Gabayanidis bazı mülklerini de sattı!

Bina, hazineden PTT’ye devredildi. PTT’nin T’si telefonu Lübnanlı Hariri’ye satılınca, Telekom’un gayrimenkulleri ve bu tarihi bina da Lübnanlı Hariri’ye gitti!

xx

Birkaç yıl önce binayı gezmiştim. Birkaç katlı taş binanın her katından kuzeye baktığınızda, gözünüzün önünde uçsuz bucaksız Karadeniz vardır. Binanın akarı, Soğuksu’da ki Köşkte olduğu gibi çömlek ve tuğla hammaddesi malzeme kullanılarak yapılan dehlizlerle 40-50 metre uzağa taşınmıştır.

Binanın, güneyindeki Maraş Caddesi tarafındaki yapılar sonradan yapıldı.

Binanın zemin katının tavanı oldukça yüksek! 5 metre civarında. Tavanın dekoru göz kamaştırıcı! Dekor kirli ancak rengarenk. Yapıldığı günden bugüne el değmemiş gibi! Zemin boydan boya desenli mozaik.

Telekom’un patronu Lübnanlı Hariri’nin mülkü olan bu taş bina tahminim o ki, koruma altındadır! Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurumu, Kültür varlığı olarak tescil ettiği çoğu yapının iç mekanında değişiklik yapılmasına izin veriyor. Bu yapının iç mekanında değişikliğe gidilirse, o güzelim tavanlar, zemindeki mozaikler yok olur, duvarın içindeki 120 yıllık kasa da hurdacıya gider!