Yıldız, oda binasında düzenlediği basın toplantısında, Dünya Sağlık Örgütü'nün, diş ve diş eti rahatsızlıklarını, yaygınlığı ve tekrarlama oranları nedeniyle insanların karşılaştığı en büyük sağlık sorunlarından birisi olarak tanımladığını söyledi.

Diş ve diş eti hastalıklarının 5-17 yaş grubu çocuklarda büyüme yetersizliğine, hamilelerde 3-4 kat daha fazla düşük ağırlıklı doğumlara, 39-69 yaş grubunda 3-7 kat daha fazla kalp hastalığına neden olduğunu belirten Yıldız, ''Halkımızın diş ve diş eti hastalıkları, sadece kamu sağlık kurumlarında çözülemeyecek kadar büyük boyuttadır'' dedi.

Resmi sağlık kurumlarında çalışan diş hekimleri ile vatandaşların ağız ve diş sağlığı hizmetlerine talebinin karşılanmasının mümkün olmadığını ifade eden Yıldız, şöyle devam etti:

''Çünkü Sağlık Bakanlığı'nın istihdam ettiği diş hekimi sayısı, 5 bin 500 civarındadır. Bu yetersizlikten dolayı, kamuda hastalara aylar sonraya randevu verilmektedir. Türkiye'de toplumun diş ve diş eti hastalıklarının tedavi ihtiyacını, kamu ve özelde çalışan diş hekimleri ancak 34 yılda çözebilecektir. Ülkemizin bu acı gerçeğine rağmen Sağlık Bakanlığı ağız diş sağlığı konusunda 'tek hizmet sunucu' olma ısrarını sürdürmektedir.''

Yıldız, diş hekimliği mesleğinin, yaşanan ağır sorunlar karşısında meslektaşlarında strese yol açtığını dile getirerek, ''Meslek tercihi bağlamında diş hekimleri, çocuklarını bu meslekte görmek istemediklerini ifade etmektedirler'' diye konuştu.

Ülkede diş hekimliği hizmetlerinin yaklaşık yüzde 80 özel sağlık kuruluşlarında verildiğini anlatan Yıldız, şunları kaydetti:
''Son yıllarda giderek artan bir şekilde meslektaşlarımız, iş yerlerinde ya boş oturmakta ya da muayenehanelerini kapatıp, başka geçim alanları bulmaya çalışmaktadırlar.

Diğer yandan 2007-2008 yıllarında Sağlık Bakanlığı'na atanmak üzere başvuranlara baktığımızda yaklaşık yüzde 70'inin serbest çalışan meslektaşlarımız olduğu görülmektedir. Devletin ve ailelerin milyarlarca harcama yaparak 5 yıl eğitim aldırdığı diş hekimlerinin resmi kurumda istihdam edilememeleri ya da milyarlarca yatırım yaparak açtıkları muayenehanelerinde boş oturmaları hem ekonomik hem de insani açıdan mutlaka sorgulanmalıdır.

Buradan hareketle hem vatandaşlarımızın hizmete kolay ulaşımı hem de meslektaşlarımızın muayenehanelerinin atıl olmaktan kurtarılması için ülke kaynaklarının değerlendirilmesi açısından serbest muayenehanelerden hizmet alımı mutlaka yapılmalıdır.''