Trabzon Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Davut Çakıroğlu HDP İzmir ile binasına yapılan ve 1 kişinin hayatını kaybettiği saldırı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Çakıroğlu yaptığı açıklamalarda şu ifadeleri kullandı; 

“Türkiye konumu ve birleşen unsurları gereği dinamik bir ülke.

Ne dış etkenler ne de iç etkenler uyur pozisyonda olmaz.

Bunu dün İzmir'de HDP il binasına yapılan saldırıda bir kez daha gördük.

Ülkücü profili oluşturulan bir isim, HDP il binasına saldırı gerçekleştiriyor ve bir kadın hayatını kaybediyor.

Ölümler üzücüdür ve hepimizin temennisi ölümlerin olmaması yönünde.

Ancak olay sonrası yaratılan algı, ölen şahsın kimliğinden çok HDP'nin ön plana çıkartılması, HDP'nin mağduriyet ve masumiyet ile harmanlanması, bizi olaya farklı bakmaya itti.

Ölen bir kadının, yaşanan çatışmanın ardından masanın üstünde oluşturulan kahvaltı koreografisi ve ortalığa saçılan gariban HDP'liler algısı bu iş kime yarar diye sadece bana mı sordurdu?

Daha dün, bugün basının pek yer vermediği Diyarbakır Annelerinden biri çıkıp "çocuğum HDP İzmir il binasından dağa götürüldü' demedi mi?

Daha dün her gün   HDP İzmir binasında olan teröristler üniversite içinde elinde kitabı olan Fırat Çakıroğlu'nu Şehit etmedi mi…?

Ambulansların gelmesini engelleyip ölümünü izlemediler mi…?

Ya Aybüke öğretmen... HDP'nin istihbaratıyla PKK'nın rehin aldığı ve daha sonra elleri bağlı şekilde infaz ettiği Vatan Evlatları ne oldu...

Sayacak binlerce, on binlerce acıyı bize yaşatan PKK ve HDP'yi unutup bugün Hepimiz HDP'liyiz diyenler dün de Ermeni’ydi, Barzani’ydi,  Salih Müslim'di...

Peki siz hiç Türk olduklarını gördünüz mü..?

Bugün Deniz'ler ölmesin diyenler dün FIRAT için aynı hassasiyeti gösterdi mi…?

Benim ŞEHİT'İM olduğu zaman gülüp halay çeken insanların ölüsü için kim bizden göz yaşı bekliyor…?

Her gün ŞEHİT veriyoruz ve herkes dün verdiğimiz ŞEHİT'in ismini bile unuttu... Önceki günkü... daha öncesindekiler...

Ama birileri bize bugün isim ezberletiyor...

Kimin ismini...

HDP'nin... Katil, terörist ve Şehitlerimize sebep olan, sevinen HDP'nin...

Birileri HDP'ye zorla, aşiret baskısıyla veya cehalete yenilip oy verebilir. Biz HDP'ye oy veren birinin terörist olduğunu söyleyemeyiz, söylememeliyiz.

Ancak, HDP binasında olan, çalışan ve dün dağda çocuğu olan annenin suçladığı insanlardan birinin masum olduğunu, teröre karşı olduğunu da kimse söyleyemez.

Birileri masum görmek istiyorsa Vatanı için Şehit olanlara bakacak...

Birileri Masum Annesiyle yas tutacaksalar ŞEHİT ANNELERİYLE oturup ağlayacaklar.

Ölümler acıdır ve bir ölüm üzerinden teröristleri, terör destekçilerini masumlaştırmak, bizim acılarımızı katlar.

Ne zaman bir Şehit cenazesine katılıp, PKK'yı lanetler, dağa yürür ve "hepimiz Türk'üz, bu vatanı böldürmeyiz" sloganları atar bu insanlar, ne zaman biz ağlarken bizimle ağlar bu insanlar, o zaman biz de onlarla ağlarız...

Bir kez daha gördük ki bu ülke; dünyaları oy olan siyasilerin veya kimyaları Devlet-Millet karşıtlarını sevmek olan entellektüellerin ellerinde, omuzlarında değil Aziz Şehitlerin hatıralarında, şahadetlerinde baki olacaktır...

Bir kez daha Aziz Şehitlerimizin Şanlı Şahadetlerini saygıyla, minnetle, gururla hatırlıyor ve selamlıyorum.”