banner526

banner533

banner513

Mehmet Tan Eğitim semineri

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Trabzon Şubesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İletişim Fakültesinin iş birliğiyle organize edilen Mehmet Tan Eğitim Semineri'ne TGC Başkanı Ergun Ata, TSYD Trabzon Şubesi Ba

Bölgesel 30.10.2008, 18:07
Mehmet Tan Eğitim semineri

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Trabzon Şubesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İletişim Fakültesinin iş birliğiyle organize edilen Mehmet Tan Eğitim Semineri'ne TGC Başkanı Ergun Ata, TSYD Trabzon Şubesi Başkan Yardımcısı Murat Taşkın, KTÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Revir, merhum gazeteci Mehmet Tan'ın ağabeyi Şenol Tan, gazeteciler ve iletişim fakültesi öğrencileri katıldı.

Prof. Dr. Gözaydın, seminer kapsamında düzenlenen ''Türk Dili ve Medyanın Tutumu'' konulu panelde yaptığı konuşmada, öğrencilerine Türkçeyi önce en doğru şekilde, daha sonra iyi kullanmayı öğretmeye çalıştığını ifade etti.

Gündemde Türk dilinin çeşitli sorunları olduğu, 'Türkçenin hali ne olacak' gibi söylemler yer aldığına dikkati çeken Gözaydın, ''Türkçeye bir şey olmuyor, Türkçe hasta değil, sapasağlam yerinde duruyor. Hastalık bizde, bizim kafalarımızda. Köken bilgisi sözlüklerinden araştırıldığında Türkçe'nin İngilizce, Almanca, Fransızca gibi dillerden daha fazla işlenmiş, gelişmiş dil olduğu görülmektedir'' diye konuştu.

Prof. Dr. Gözaydın, Türkçenin geçmişinin ilk yazıtlar göz önünde bulundurularak 7. yüzyılın sonu, 8. yüzyılın başı kabul edildiğini anımsatarak, ''İngilizce, Almanca ve Fransızcanın tarihi ise 13. yüzyıl diye kabul edilir. Daha öncesinde ise yerel diller kullanılırdı. Türkçenin yazıtlardaki halini göz önünde bulunduran bilim adamları, bu yazıtlardaki haline gelene kadar en az bin yıl geçtiğini ifade etmektedir. Yani Türkçenin tarihi ilk yazıtlar kabul edilirse diğer diller bizden 600 yıl sonradır'' dedi.

Gözaydın, gençlere şöyle seslendi:
''Sizin böylesine geçmişi sağlam, köklü, etkili, mantıksal ve matematiksel dizi ile ifade edilen, kuralları asla değişmeyen bir diliniz var. Türkçeyi biz kendi hasta kafalarımızla bozuyor, değiştiriyor, yozlaştırıyoruz. Büyük Atatürk'ün büyüklüğü ilk defa Türkçenin bilimsel anlamda araştırılması için TDK'yı kurmasıyla, araştırılmasını istemesiyle açığa çıkıyor.''

Gözaydın, Türkçenin sadece diğer dillerden etkilenmediğini, başka dillere kelime veren bir dil olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''TDK, Türkçeden verilenler sözlüğü çıkardı. Almancaya 166, İngilizceye 470, İtalyancaya 146, Rusçaya 2 bin 520, Çinceye 300, birçok dile yine birçok kelime verilmiş. Gençlerin çok okuması, okuduğunu anlaması ve en önemlisi de yorumlaması lazım.

Çocuklarımıza Türkçe sevgisini, dil bilincini veremedik. 'Çocuklarımız okullarda, özel kurslarda İngilizce öğrensin' diye avuç avuç para veriyoruz. Halbuki okullarımızda yeterli seviyede Türkçe eğitimi verilmediği için üniversiteden mezun olanların çoğu dilekçe bile yazamıyor.''

Prof. Dr. Gözaydın, çeşitli gazetelerde Türkçenin kullanımı konusunda yapılan hatalardan örnekler vererek, ''Bir yazar Türkçeyi yanlış kullanıyorsa ona söylerim. 'Darılacak, aman söylemeyeyim' gibi düşünmem. Çünkü özellikle Türkçenin gazeteciler tarafından doğru kullanılması çok önemli. Kamuoyu onların yazdıklarını okuyor'' diye konuştu.

Merhum Mehmet Tan'ın ağabeyi Şenol Tan da seminerin kardeşi adına düzenlenmesinin ailesini onurlandırdığını belirterek, teşekkür etti.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@