Futbol çok bilinmeyenli bir denklem değil. Ama bunu anlaşılmaz yapmak için inanılmaz gayretimiz var!

Sürekli aynı şeyleri söylüyor ve yazıyorum: Çok aculüz, çok sabırsızız, çok heyecanlıyız, her şeyin bir anda olup bitmesini bekliyoruz!!! Yok, değil, öyle olmuyor bu işler…

Bu takım geçen sezonun açık ara şampiyonu… Lig tarihinin en sansasyonel şampiyonluğuna uzandı. Hem ortaya koyduğu futbol hem aldığı sonuçlarla… Şampiyon olan bir takımdan aynı başarıyı beklemek doğaldır ama, bu çok zaman mümkün olmaz! Çünkü şartlar değişmiştir. Zaman, mekan kişiler farklıdır… Bir insan olarak bunu anlamak zorundayız.

Güya maç yazısı yazacağım ama bakın işler nereye gitti!

Ne diyoruz: Sabırlı olun, destek verin, serinkanlı olun! Kime diyoruz bunları? Trabzon insanına!!! En sabırsız, en heyecanlı, en inatçı, en iddialı bölgemizin insanlarına… Zor ama bunu yapmak durumundayız. Bunu yaptığımız için geçen sezon Trabzonspor şampiyon oldu. Bu sezon da olmasını istiyoruz ama olmayabilir! Bunun bir garantisi var mı? Bu sezon için en az 7 takım zirve için iddialı… Bunların biri elbette Trabzonspor… Ancak sadece şampiyonluk adayı…

O halde lütfen kendimi de katarak biraz huzur verelim! Eleştirmek başka şey, karalamak başka… Bu takımdan çok oyuncu gitti. Şampiyonluğa direkt etki edenler gittiler. Yerlerine de iyi ve kaliteli oyuncular alındı. Bunların alınış zamanlaması sıkıntılı olabilir ama, buna da saygı gösterelim. Her şey istediğimiz gibi olmuyor.

Trabzonspor dün gece onca sakata, o kadar yorgunluğa rağmen üstelik daha 10 dakika içinde 2 farklı geriye düşüp o maçı çeviriyorsa şapka çıkarmak lazım… Gerekçesi ne olursa olsun o takımı alkışlamak gerek. Demek 11’e 11 oynarken de, geriye düşsen de kazanabiliyorsun. Efendim “ O zaman niye 10 kişi kalmış takımı yenemedik?” demenin artık anlamı yok. Yok çünkü futbol bambaşka bir şey. Hesaba kitaba pek sığmıyor. Biz sadece güzelliklerinden yaralanmayı bilelim diyorum.

Orta alanda Hamşik, Bakasetas ve Siopis 3’lüsü dünkü maçın kilidi idi. Evet yine saçma hamlelerle iki gol yenildi ama önemli olan bunun üstesinden gelmekti. Bakasetas bir gol, bir asistle oynadı. Hamşik müthiş lir saha içi lideri olduğunu gösterdi. Siopis kene gibiydi.

Sürekli eleştirilen Trezeguet de bana göre alışma dönemini tamamladı. Artık bundan sonra daha çok katkı verecektir. Trabzonspor’da dün sırıtın Larsen ile Eren Elmalı idi bence… Ama bunun da nedeni ikisinin de hafif de olsa sakatlıkları olabilir. Maçın uzatma anlarının sonunda da olsa Marc Bartra’nın golü futboldaki adalet duygusunun yanmasıydı.

Maça çok iyi başlayan konuk ekip, 2 gol yanında başkalarını da bulabilirdi. Ancak ikinci yarının ortalarına doğru bir puanı korumak için en can alıcı oyuncularını peş peşe oyundan çıkarması ve geriye çok yaslanması bu sonucu doğurdu. Kaleci Günay’ın yediklerinden fazlasını kurtardığını söylemek gerçekçi olur.

Son olarak bu maçtan bağımsız olarak şunu söylemek gerek: Zaten yönetmelik de bu söylüyor. Eğer futbolcular kafadan darbe almamışsa hakem oyunu durdurmamalı… Ya da bizdeki oyuncular yerli olsun, yabancı olsun ya çok artist ya da çok kırılgan!!!