Bakan Dönmez'in açıklamalarından satır başları şöyle; Bundan 1 yıl önce 11 ay önce burada sahada hiçbir şey yoktu. Önce zemini ıslah ettik projesine uygun olarak gaz işleme tesisi inşaatına başladık. Yüzde 90 oranında tamamlama söz konusu. Deniz tarafında da ciddi işimiz var. Deniz tabanındaki montaj işlemi de tamamlandı. Boruların testleri yapılıyor. Süreç planlandığı şekilde devam ediyor.

Karadeniz'deki bu çalışma birkaç yıllık çalışma değil. Bu rezerv bize 30 yıl yetecek. Karadeniz'de Romanya, Bulgaristan bizi takip ediyor. Biz buradaki tecrübemizi ve bilgimizi onlarla birlikte değerlenme imkanımız olacak. Biz doğal olarak kendi projemize odaklandık. Türkiye Petrolleri de bir tecrübe kazanmış oluyor. Şu andaki planlamamız karaya çıkış noktası, terminali olarak Filyos'u planlıyoruz. Daha doğu veya batıdan keşif gelirse başka noktalardan da karaya çıkışları planlayabiliriz. Şu anda burada yaklaşık 6 bin 500 işçi çalışıyor. 2 bin 500 de denizde çalışanlarımız var. Şu anda burada 6 bin 500 kişi çalışıyor. 2 bin 500 denizde çalışanlarımız var. Karada çalışanlarımızın sayısı 7 bin 500'e çıkacak.

"TÜRK VATANDAŞI OLMAK İSTİYORUZ DEDİLER"
Bazı yabancı şirketlerde çalışan personelin evlerine kadar gidip Avrupa'da 'eşiniz bu projeden ayrılsın' noktasına kadar giden uygulamalar oldu. Bu arkadaşlar bizimle çalışmaktan mutlu ve memnun. Öyle ki, 'Ülkemiz bize sahip çıkmadı, biz Türk vatandaşı olmak istiyoruz' dediler. Türkiye'yi iltica ettiler. Avrupa kökenli vatandaşlarımız diyelim. Türkiye'ye ailesini getirdi, yerleşti, çocukları oldu. Bu ülke yıllardır en büyük sıkıntıları enerjideki dışa bağımlılığında yaşadı. Son 20 yılda istikrarlı bir şekilde bu projelerin arkasında olmasının meyvelerini alıyoruz. Politik kararlılık olmayınca projelerin çoğu ilerleyemedi.

"1 YILDA 50 YILDA ÜRETİLEN GAZI ÇIKARTMIŞ OLACAĞIZ"
Medyada yer alan haberlerin kaynağı ya TPAO ya Enerji Bakanlığı'dır. Onların açıkladıklarında yalan, hilafı hakikat söz konusu değil. Akçakoca'da yaklaşık 1.6 milyar metreküplük rezerv vardı. Bunları ürettik, kullandık. Trakya'da petrol olmakla birlikte doğal gaz keşifleri öne çıktı, bunlar da doğru. Biz bu çalışmalara başladığımızda 2017'deydi. Akdeniz'de 2018'de gemi alındı. Seçim 2018'in Haziran'ında yapıldı. Kurumun, bakanlığın planı, programı var. Seçimlere bakılmaksızın yapıldı bunlar. Son 20 yılda ülkede 13-15 defa seçim oldu. Referandumlar var. Bu bizim takvimimizle ilgisi alakası olmayan hususlar.

Bulduğumuz şeyi açıklamayalım mı? Türkiye'de bugüne kadar başta Trakya olmak üzere kısmen de Güneydoğu'da doğal gaz üretimi vardı. Biz sadece bu sahada 1 yılda 50 yılda üretilen gazı çıkartmış olacağız. Burada 2020 yılında önce sismik çalışmalar yapıldı. Sonra bu çalışmalar yorumlandı. Tuna 1 kuyusunda keşif amaçlı sondajımız oldu. Ağustos 2020 yılında sayın Cumhurbaşkanımız milletimize bu müjdeyi verdi. Testler yapılmadı iddiası var. Tamamen yalan. Tam 2888 adet test yapıldı kuyu içerisinde. Burada mühendislik açısından destek aldığımız şirketler var. Bunların isimlerini vermek doğru değil; ama dünyanın en iyi firmalarıyla çalışıyoruz.

SÜBVANSİYON AÇIKLAMASI
Bu işe başlamadan önceki maliyet hesaplarımız hep şunu gösterdi, ithal ettiğimiz gaza göre burası çok daha ekonomik. Bundan doğal olarak vatandaşlarımız faydalanacak. Enerjide dışa bağımlılığımızı önemli ölçüde azaltacak. Türkiye'de konutlarda tüketilen gazı 33 yıl bu sahadan sağlayabilecek olduğumuzu görüyoruz. Şu anda yüzde 75 konutlarda sübvansiyon var. İlk fazda yıllık 3,5-4 milyar metreküp bir gaz üretimi söz konusu olacak. Bir anda bütün kuyuları üretime almaya çalışsaydık en az 5 yıla ihtiyacımız vardı. Biz kısa bir süre içinde ilk gazı vermek istedik. İlk fazda çıkan gaz evlerimizin mutfaklarında kullanılacak gazın tamamını karşılıyor. 4 yıl içinde tüm ısınma ihtiyacını karşılayabilecek. Avrupa'da yüksek fatura ödeyenler var.

O ülkelerde de zaman zaman sübvansiyon uygulamasına gidenler var. Avrupa ile mukayese ettiğinizde en yüksek sübvansiyon yapan ülke Türkiye. Enerji fiyatları 2 yıl içerisinde anormal attı. İthal ettiğimiz ürün, kuru da dikkate aldığımızda. Bunları vatandaşa yansıtsaydık vatandaşımızın alım gücü azalacaktı. Hükümetimiz çalkantılı dönemi en az hasarla atlatmayı başarmıştır. Faturanın yüzde 75'i vatandaşımıza yansımadı. Vatandaşın lehine yapılabilecek bir şey varsa elbette varız. Her türlü senaryoyu çalışıyoruz. Birkaç ay sabredelim, görelim. Ondan sonra yapılabilecek bir şey varsa çekinmeden yaparız. Cumhurbaşkanımız da ifade etti, bu işten hem devletimiz hem milletimiz kazançlı çıkacak.

BULGARİSTAN İLE YAPILAN ANLAŞMA
Bulgaristan'la son aylarda bazı teknik görüşmeler vardı. 3 hafta önce Bulgaristan heyetini sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul'da ağırladı. Gündemde enerji ve doğal gaz konusu vardı. Bulgaristan bizim gibi enerjide dışa bağımlı ülke. Alternatif kaynak arayışı içindelerdi. Bizim altyapımız oldukça güçlü. Depolarımızın kapasite sayısını arttırdık. Öncelikle kendi arz güvenliğimiz, kendi içimizde tüketilecek gazın işlenmesi ve iletilmesiyle ilgili.

Bir taraftan Avrupa'nın güney doğusunda gaz merkezi olma çabamız vardı. Bu ete kemiğe büründü. Bulgaristan'da yapılan anlaşma ile bunun ilk adımını atmış olduk. Türkiye 15 çeşitli kaynaktan doğal gaz alıyor. İran, Azerbaycan, Rusya en çok doğal gaz rezervine sahip ülkeler. Hazar'ın doğusundan, Irak'tan, Doğu Akdeniz'den gelecek kaynaklar da eklenebilir. Bu kaynağın girdiği noktada pazarın oluşması, ticaretin oluşması gayet doğal. Bir de buna yerli gazı eklediğimiz de çok daha büyük gaz rezervine sahip olacağız.

Bizim Rusya ile kontratlarımız yıllardır devam ediyor. İlk tedarikçimiz Rusya olmuş. Rahmetli Özal zamanında yapılmış sözleşme. Sonrasında biz iktidara geldiğimizde sadece 5 büyük şehirde, 50 ilçede doğalgaz varken bugün hamdolsun 81 ile götürmüş durumdayız. Batıdan gelen hat yetmedi. Mavi Akım Samsun'dan giriş yaptı. Ondan sonra Tanap eklendi. Türk Akım iki boru hattı devreye girdi. Biri sadece bize çalışıyor, diğeri Bulgaristan üzerinden Avrupa'ya gidiyor. Azerbaycan, Rusya, İran burada oyuncu olabilir. Birçok terminalimiz var. Biz burada pazar yeri açıyoruz.

Pazar yeri Türkiye olacak, fiyat burada oluşacak. Biz burada oyuncu olacağız. Bunların servis bedeli olacak. Biz kaynaklara yakınız. Gazı alırken Batı Avrupa'daki pazarlarda oluşan fiyata endeksli alıyoruz. Ama biz bu göstergeyi Türkiye'de oluşturursak Güneydoğu Avrupa'da bölge açısından da avantaj olacak. Şu anda yol haritasını tamamlamak üzereyiz. Fiziki olarak altyapımız hazır.

Son 4 yıldır Türkiye'de doğal gaz ticaret platformunu ulusal piyasa için çalıştırıyoruz. Yazılım ve IT altyapısı büyük oranda hazır. Uluslararası piyasaların beklentileri doğrultusunda fiyat oluşumuyla ilgili görüşmeler yapıyoruz. Nitekim Bulgaristan ve Makedonya'daki seyahatimizde bunları konuştuk. Onlar da bize destek oluyorlar. Kaynak ülkeleri ile görüşüyoruz. Onlar da bu fikre sıcak bakıyorlar. Herkesin güven duyacağı şeffaf bir piyasayı oluşturabileceğini düşünüyoruz.

GABAR'DAKİ KEŞİF
Son 5 yılda Türkiye Petrolleri üretimini yüzde 50 arttırdı. 65 bin varile kadar çıktı. 15 bin özel sektörün üretimi var. Tüketimimiz ham petrol ithalatımız 650 bin varil. Bunun üzerine 200 bin varil işlenmiş ürünü de ithal ettiğimizi düşünürsek. Geçtiğimiz yılı yüzde 10'la kapattık. Bu yıl sonu bu rakam yüzde 12'ye çıkacak. Hedefimiz Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünde 100 bin varil. Yeni rezervler var. Bazı rezervler küçük, bazı rezervler yüksek. Adana'da bir keşfimiz oldu. Yaklaşık 8-10 milyon varil, çok yüksek değil. Asıl Gabar'da 7 kuyudan 7 bin 700 varillere çıkmış durumundayız.

Kuyubaşı 1200 varilden bahsediyoruz. Türkiye ortalamasında oldukça yüksek bir seviye. Batman'da petrolümüz ağır petrol olduğu için üretim miktarımız çok yüksek değil. Biz Raman'da günlük 6 bin varil, Gabar'da son keşif yaptığımız yerde 7 kuyudan 7 bin 750 bin varil üretim yapıyoruz. Orada kuyu sayımızı artıracağız. 15'in üzerine çıkacağız. O sahanın komşu bölgelerinde sismik çalışmalarımızı tamamladık. Arkadaşlar kuyu çalışmalarını planlıyorlar. Önümüzdeki aylarda olumlu netice alırız diye düşünüyoruz. Potansiyeli yüksek saha olduğunu ilk sismik verilere baktığımızdan öğreniyoruz. Gabar'daki petrol rezervi de dünya tarihine 7. sırada girmiş oldu. Türkiye ölçeğinde büyük, dünya ölçeğinde hatırı sayılır bir keşif.