Artık konuşma zamanı!

Değerli okurlarım affınıza sığınarak  bu köşeden  “artık yeter” dediğimiz noktada bazı konuları sizinle paylaşmak ve dertleşmek istedim.

Sabrınıza ve anlayışınıza teşekkür ediyorum.

Üyesi olmaktan büyük onur duyduğum Trabzon Gazeteciler Cemiyeti seçimleri 4 Nisan tarihinde gerçekleşti.

Geçmişi köklü bir kuruluş olan vizyonu ve misyonu açısından önemli bir yere sahip cemiyetimiz  yeni başkanını seçti.

Gayet güzel ve barışçıl bir ortamda geçen seçimlerden galip çıkan değerli kardeşim Ersen Küçük’ü yürekten tebrik ediyor yeni dönemde başarılar diliyorum.

Seçimlerde kazanmakta var kaybetmekte.

Bize düşen kazananını tebrik etmektir.

4 adaylı yarışta ben de vardım.

Şahsıma karşı seçim öncesi başlatılan akıl-almaz çirkin girişimlere rağmen 61 oy almayı ve çok az farkla kaybetmeyi de  da şahsen ben kendimce başarı görüyorum.

“15 oy bile alamaz asla karşılık bulamaz”  diyenleri yerin dibine sokmak bize yetti..

Seçim yarışında hiç-bir menfaat gözetmeksizin omurgalı bir duruş sergileyerek yol arkadaşlığı yapan bize katkı sağlayan ekibime çok teşekkür ediyorum.

Ne söz verdiyseler yerine getirdiler.

Ben bu süreçte çok ama çok değerli yeni dostlar kazandım.

“Ah keşke daha önce tanısaydım” dediğim güzelliklerle buluştum.

Can dostlarımın kararlı ve onurlu duruşunu bir kez daha gördüm.

Bu arada “Ahmet’e oy verirsen seni işten atarım” -“Çocukların üstüne yemin edeceksin Ahmet’e oy vermeyeceksin”  -“ Ahmet kazanırsa kıyamet kopar” diyecek kadar zavallı-karakter sahibi olmayan omurgasızları da yeniden tanıma fırsatım oldu

Hakkımda her türlü ayak oyunlarına başvurup bu seçimi bize kaybettirmek için seferberlik ilan edenlere sadece acıyorum.

Çünkü onların tek geçim kaynağı fesatlık-hainlik-dedikodu ve fitneliktir.

Onların aklındaki tek gerçek başkalarına yapacakları kötülüktür.

Hayatta asla kendileri ile barışık yaşamazlar.

Asla insanların yüzüne konuşmazlar.

“Klavye kabadayıları, sosyal medya manyakları, orda-burada kulis yapanlar, kenar-köşe dedikoducuları” niye çıkıp cemiyet seçimlerinde konuşmadınız..

O kürsüye çıkıp konuşacak yürek ne arar sizde?

“Her listede adı olup beni iznim olmadan yazmışlar deyip” yalandan yere kıvrananlar siz  niye çıkıp itiraz etmediniz.

Cemile Keskin kadar yüreğiniz yok çünkü?

“Kazanmak için her yol mubah diyecek” kadar çamura batmışsınız..

İnsanda Ar damarları patlayınca fren tutmuyor ne yazık ki?

Yanlış anlaşılmasın ..Benim için “bize oy veren iyi vermeyen kötü “  değildir.

Asla bu mantığı kabul etmem.

Gelip bana “sana oy vermeyeceğim” diyen  çok delikanlı arkadaşlarım var benim.

Bir de “sana oy vereceğim”  deyip kaşla-göz arasında satış yapanlarda..

Ahmet Külekçi olarak başı dik yaşamaya, kardeşlik projeleri ile ülkeme hizmet etmeye, kalemi ile yazmaya, yüreği ile gönüllere dokunmaya, şerefli yaşayıp şerefsizlere karşı mücadele etmeye devam edeceğim.

Artık kimse benden sevgi-saygı anlayışı da beklemesin.

Yeter artık bu kadar haksızlık..

Yeter artık bu kadar susmak.

Ne emeğimi ne ekmeğimi kimseye yedirmem..

Bu şehir basın camiasında herkesi iyi tanır..

Kimin kaleminden pislik kimin kaleminden gerçekler akar iyi bilir..

Hakkımda her türlü karalama kampanyası yaparak bizi köşeye sıkıştıran kim varsa Allah hepsinin bin belasını versin diyorum.

Canımdan çok sevdiğim Annemi kalp hastası yapacak kadar üzen şerefsizler bilsin ki bu iş burada bitmedi..

YORUM EKLE
YORUMLAR
serkan
serkan - 12 ay Önce

kardeşim sakın ÜZÜLME sen adamsın.RAHMETLİ şehit kaymakam Muhammet Fatih Safitürk'ün davasını 2 yıl boyunca takip eden TEK TRABZONLu gazetecisin.Biz seni ordan tanıdık.Yeme-içme günlerine gidenler ceplerini düşünler ŞEHİT DAVASI için Mardin'e gelemedi.yemedi.SAKIN ÜZÜLME biz senin ADAMLIĞINA KEFİLİZ

banner513