CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz’ın, Kartal arazisinin Trabzonspor’a kazandırılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın payı olmadığı yönündeki açıklamaları, AK Parti cephesinde sert karşılık buldu. AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu, Batmaz’ı "dersine çalışmamış bir algı siyasetçisi" olarak olduğunu iddia etti.
AK Parti ve CHP Ortahisar ilçe Başkanları Trabzonspor üzerinden söz düellolarına devam ediyor. Özellikle de Trabzonspor’un kartal arazisinin Trabzonspor’a kazandırılmasının yeniden gündeme gelmesiyle başlayan tartışmada son olarak CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Hisoğlu’nun eserlerimizle konuşuyoruz.” söylemine yeniden basın açıklaması düzenlendi.
İşte Batmaz’ın açıklamaları, “AK Parti’nin atanmış Ortahisar İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu bir kez daha konuyu özünden uzaklaştırarak siyasi polemik üretme yolunu seçmiştir. Öncelikle altını çizelim: Seçilmişlerle atanmışlar arasındaki fark, yalnızca unvan farkı değildir; meşruiyet farkıdır. Sandıktan çıkmamış bir ilçe başkanının, seçilmiş yerel yöneticilere cevap vermeye çalışması siyasetin doğasına aykırıdır. Bizim eleştirimiz nettir.
"KULÜBE KATKI SUNMAK DEĞİL SİYASETİN GÖLGESİNE SOKMAKTIR"
“Her sıkışılan başlıkta Trabzonspor’un gündeme taşınması artık bir yöntem haline gelmiştir. Belediyecilik tartışılıyor, mali tablo sorgulanıyor, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı soruluyor; bir bakıyoruz konu yine Trabzonspor’a çekiliyor. Trabzonspor bu şehrin ortak değeridir, evet. Ama bu ortak değeri siyasi kalkan haline getirmek doğru değildir. Trabzonspor üzerinden siyasi kredi üretmeye çalışmak, kulübe katkı sunmak değildir; kulübü siyasetin gölgesine sokmaktır.
"SORULARA CEVAP VERMEK YERİNE HAMASET, ÇÖZÜM DEĞİLDİR "
“Biz kimsenin Trabzonsporluluğunu sorgulamıyoruz. Ama Trabzonspor’un her eleştiri karşısında savunma hattı olarak kullanılmasını da kabul etmiyoruz. Asıl konuşulması gereken başlıklar ortadadır: Belediyenin mali durumu nedir? Verilen yüksek hibelerin gerekçesi nedir? Öncelik sıralaması neye göre belirlenmektedir? Bu sorulara net cevap vermek yerine, hamaset üretmek çözüm değildir.“Uzunkum Yaşam Alanı Projesi konusunda da benzer bir tablo vardır. Daha dün meslek odaları kamuoyuna açık şekilde şunu beyan etmiştir: Kendilerine resmi bir yazı ulaşmamış, resmi bir görüş talebi yapılmamıştır. “Konsept gösterdik” demekle katılımcılık sağlanmış olmaz. 1000 dönümlük bir projede yazılı görüş alınmaması ciddi bir eksikliktir.
“Eğer süreç bu kadar şeffaf yürütüldüyse, meslek odaları neden “resmi yazı almadık, projenin son halini bilmiyoruz’’ açıklaması yapmaktadır? “Kanunen zorunlu değiliz” yaklaşımı, katılımcı belediyecilik anlayışı değildir. Şehir yönetmek; asgari hukuki sınırlarla değil, azami şeffaflıkla olur. AK Parti belediyeciliği eleştiri karşısında ya konuyu değiştiriyor ya da eleştireni “algı yapmakla” suçluyor. Oysa algı dediğiniz şey, gerçeğin üzerini örtme çabasıdır. Biz soruları gündeme getiriyoruz; onlar ise gündemi değiştirmeye çalışıyor.
"BU ŞEHİR ARTIK ŞEFFAFLIK İSTİYOR "
“Trabzonspor’u siyaseten kullanmaya çalışıp sonra da “kim siyasete alet ediyor?” diye sormak samimi değildir. Bu şehir artık şunu görmek istiyor: Şeffaflık. Hesap verebilirlik. Katılımcılık. Biz polemik için değil, Trabzon için konuşuyoruz. Ve kim hangi başlığı nereye çekmeye çalışırsa çalışsın, asıl meseleye işaret etmeye devam edeceğiz. Çünkü mesele slogan değil; yönetim anlayışıdır.