Doktorlar sitesinde yayınlanan ve bir Trabzonlu doktorun notunu anlatan bu gerçek olay bir anda sosyal medyanın gündemine oturdu...   Hergün şehit haberi aldığımız, canımızın yandığı, sabrımızın tükendiği ve “Artık Bitsin” dediğimiz bir zamandayız. Şehit haberleri ile içimiz yanarken sosyal medyada Dr. Ayşenur Hoş’un paylaştığı bu fotoğrafı gördüm. Hasta dosyasına konulmuş olduğunu tahmin ettiğim bu not için Ayşegül hanımdan bilgi istemiştim… Öyle bir yazı yazdı ki hiç değiştirmeden aynen paylaşmak istiyorum…   “İşin aslı böyle yaz diyince yazamam ben. Ne diyebilirim ki… Trabzonluyum ben, çocukluk çağlarımdan 28 yaşıma kadar şehit cenazeleriyle büyüdük biz… Bir şekilde okuduk elhamdülillah da insanlara çare olmaya çalışıyoruz… Lakin gideremediğimiz acılar olunca orda iş devreden çıkıyor ve insan olduğunu hatırlıyorsun… Bir söz vardır “Beraber ağlamaktaki tatlılık kadar hiç bir şey kalpleri birbirine bu kadar iyi bağlayamaz.” diye… Ailemde şehit olan yok ama bu onlarla birlikte ağlamayacağım ya da onları anlamayacağım anlamına gelmiyor. Bu teyzem primer olarak kendi takip...