Türkçenin çok eski sözcüklerinden biridir aydınlık. Dilimizin karanlık dönemlerinden gelen "karanlık" da eşlik eder kendisine. Dünyamızın çünkü bir yüzü aydınlıkken diğer yüzü karanlıktır. Uzun karanlıklar yaşanır uzak diyarlarda. Ama hepsinin ardından bir aydınlık belirir.
İnsan karanlıktan korkar. Çünkü kötülerin mesaisi çoğu zaman karanlıkta başlar ve biter. Karanlığı seven iyi insanlar da vardır. Görünmek ve görmek istemezler birilerine ve birilerini. Karanlıkta kendileri vardır baktıkları aynalarda. Aklımıza Ahmet Haşim gelir meşhurlar içinden. "Karanlığı seviyorsun Şair / ne kimseye / gözlerinden veriyorsun / ne kimsenin / gözlerinden alıyorsun" diye seslenir ona Ertan Mısırlı. "Karanlık ölüm gibidir" diye de ekler ardından.
Toprağın altı tümüyle karanlıktır. Suyun bir fersah altı zif...