İzmit'te ağabeyinin adının verildiği spor tesisinin açılışına katılan İYİ Parti lideri Meral Akşener, Kılıçdaroğlu ile ilgili dikkat çeken sözler sarf etti.

İYİ Parti'nin 24 Haziran 2018 seçimlerine girebilmesi için CHP'den 15 vekilin transfer edilme olayına değinen Akşener, "Kendisine herhalde ölünceye kadar şükran duyacağım. Ben sülaleme 'Sayın Kılıçdaroğlu'nu çocuklarıyla beraber' vasiyet ettim. Başlarına bir şey gelirse bendedir, bizdedir." dedi.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, memleketi Kocaeli'nde İzmit Belediyesi'nin ağabeyinin ismini verdiği Nihat Gürer Spor Tesisleri açılışına katıldı. Akşener, burada yaptığı konuşmada 24 Haziran seçimlerinde CHP'den transfer ettikleri 15 vekil olayına değinerek Kılıçdaroğlu ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

DEVA Genel Başkanı Ali Babacan Trabzon'a geliyor DEVA Genel Başkanı Ali Babacan Trabzon'a geliyor

"KILIÇDAROĞLU'NA ÖLÜNCEYE KADAR ŞÜKRAN DUYACAĞIM"

Kılıçdaroğlu'nun o dönemde yaptığı destek nedeniyle ailesine vasiyette bulunduğunu belirten Akşener, "Biz partiyi kurduk. 'Kurulamaz' dediler, kurduk. 24 Haziran'da seçim kararı alındı ve tam seçime gideceğiz. YSK'dan tersine sonuç çıkacağı söylenmeye başlandı. Sonra bir siyasi partimizin Genel başkanıyla görüştük 'Acaba beraber gidebilir miyiz' diye maalesef olmadı, şartlar uymadı. Sonra benim aklıma sayın Kılıçdaroğlu ile görüşmek geldi. Kendisine gittim 15 milletvekili talep ettim. Yani bu neydi? Demokrasiye dair Türkiye'de birçok şeyi değiştirecek bir adım atılmasına yönelik bir talepti. Kendisine herhalde ölünceye kadar şükran duyacağım. Ben sülaleme 'Sayın Kılıçdaroğlu'nu çocuklarıyla beraber' vasiyet ettim. Başlarına bir şey gelirse bendedir, bizdedir." ifadelerini kullandı.

"O DAVRANIŞ BİÇİMİ CHP VE SAĞ ARASINDAKİ UZAKLIĞI KAPATTI"

Akeşener sözlerine şöyle devam etti: "Yıllarca CHP ve sağın renkleri arasında büyük bir mesafe varken o davranış biçimi o aradaki alanı, o uzaklığı kapattı. Bir iş birliğine, güç birliğine sebep oldu. Bu arada Cumhuriyet Halk Partisi benim babamın partisidir ha... Şimdi alerjik bir tutum üzerinden söylemiyorum iyilikte birleşmenin ne kadar iyi hizmetlere yol açtığını anlatmak için söylüyorum. Yüz senelik bir parti. Kuralları var. Var baba var. Biz ise yeni kurulmuşuz, start up gibi. Anında karar al, koş koş. Gel gel. Böyle bir partiyiz. Dolayısıyla gittik teklif ettik. Başkanlarım çok uzun sürdü. Tam bir ay üzerinde konuştuk. Tabi ben dayanamıyorum İzmit'in kızıyım hafif bir dürtme yaptık sonra geri döndüler. Neyse oturduk ben arkadaşlarıma bir şey söyledim. Biz bu masaya oturmayı İYİ Parti'yi bir yere getirmek için yapmıyoruz. Biz bu masaya oturmayı çökmüş umudunu kaybetmiş ama somut başarıya ihtiyacı olan o muhalif seçmeni ayağa kaldırmak için yapıyoruz. Onun için 'Türkiye mi, İYİ parti mi?' denildiğinde Türkiye'yi tercih edeceksiniz.

"İYİ Kİ O TEKLİFİ GÖTÜRMÜŞÜZ"

İyi ki o teklifi götürmüşüz iyi ki siz de o teklife evet demişsiniz biz de o masaya oturmuşuz. Benim hedefim doğrusu İstanbul'du. Çünkü sayın Erdoğan, 'İstanbul benim aşkım' derdi. İstanbul'u almak Sayın Erdoğan'ın elinden aşkını almaktı. Ben o aşka göz dikmiştim ama bunu da madem biz bizeyiz, madem şehrimdeyim, mademki doğduğum yerdeyim, şimdi o aşkı almaktı ama o aşkın alınmasından benden başka inanan olmadı. Her türlü iddiaya girdik, basın mensupları da dahil. Şimdi, sonuç biz bu bakış açısıyla, bu ülkenin insanlarına 'olabilir, biz yapabiliriz, istersek başarabiliriz' i ispatladık. Şimdi, bunları niye anlattım? Ben size tekrar teşekkür ediyorum, her gördüğümde de teşekkür ettim, etmeye de devam edeceğim. İnşallah çalmayacaksınız çırpmayacaksınız, çaldırmayacaksınız. Zaten üçünü yapmayınca her şey düzgün gidiyor. Orada sorunumuz yok ama gözden kaçırmamamız gereken bir şey daha var."