A Simetrik savaşta TSK'nın rolü...

Suriye meselesi Türkiye’nin önünde kabus gibi durmakta… Ankara’da sıcak saatler olduğu ileri sürülüyor ve gündeme sürekli olarak değişik iddialar atılıyor… Başkentin Suriye’ye gireceği konusundaki iddia ise netlik kazandı… Hükümet “evet” hazırız kelimesini net olarak söylemese de böyle bir durum üzerinde çalışma yaptığı artık gün yüzüne çıktı…

Türkiye Suriye’ye girer mi girse ne olur?

Şüphesiz bu soru herkesin kafasını kurcalamakta…. Acaba “Türkiye girecek mi?” Bu sorunun cevabını ilerleyen dönemlerde göreceğiz… Bölge de etkin örgüt sayısı net olarak bilinmiyor… Bir rapora göre; bölgede 20’nin üzerinde irili ufaklı örgütler var… Örgütlerin birçoğu ise birbirleri ile savaşmakta… Birde bunların yanında Suriye’nin resmi askeri birimleri bölgede savaş halinde… TSK buraya girerse kime müdahale edecek…

Buradaki örgütlerin net olarak savaşma yetenekleri ve kabiliyetlerini TSK sadece teoride biliyor… Karşısında cephe savaşı ile bir direniş olamayacağını düşünürsek bir sonraki ve savaşın 4. Nesli olarak tabir edilen “A Simetrik” savaş da bu örgütler ile nasıl savaşacak…  TSK’nin sadece “A Simetrik” savaşta tecrübesi oldu örgüt eli kanlı örgüt PKK’dır… Bu örgütün hain saldırıları da “A Simetrik” savaşın net özelliklerini içinde barındırmıyor…

PKK, Asker, Jandarma ve Polis karakollarında anlık baskınlar düzenleyerek süreli ve kısıtlı zaman içinde yapmış olduğu saldırılar sonrası bölgeyi terk ediyor… Yani PKK’nın Türkiye sınırları içerisinde uzun süreli çatışma ortamı tecrübesi olmadığından TSK’nın terör konusunda ki tecrübesi de “vur - kaç “ yapa bilen örgüte tampon uygulaması yaparak anlık çatışmayı püskürtmek ile kısıtlı kalıyor…

Suriye’de durum böyle değil… Bölge de savaşan örgütlerden bir tanesi “El Nusra” bu örgüt EL Kaide geleneğinden gelen bir örgüt… Bu örgütün saldırıları icra aşaması çok kanlı olduğu dünyaca bilinir… El Nusra Suriye El Kaidesi olarak da bilinir… Araçlara yüklemiş olduğu bombalar veya canlı bombaları ile hedeflerinde pek azımsanmayacak zayiatlar vermektedir… Bu saldırıyı şu şekilde örnekleyecek olursak… ABD, Donanması Irak’a girdiği ve savaşın ilk yıllarında EL Nusra’nın Irak’daki Mezopotamya El Kaidesi tarafından sürekli olarak uğramış olduğu bu yönlü saldırılarda 10 bine yakın askerini kaybetmiştir…

Bölgede diğer ve en kanlı örgütlerden biri IŞİD… Herkes bu örgüt konusunda pek çok şey duymakta fakat nasıl bir yöntem ile savaştığına dair derin bilgilere sahip değiller… Dünya terör örgütleri arasında en farklı örgütte diye biliriz IŞİD için… Nedeni, “A Simetrik” savaşı cephe savaşına çevirerek hedefini boğma tekniğini en iyi kullana bilen bir örgüt…

IŞİD’in belirli evreleri vardır… Irak’ta ilk ortaya çıktığı dönemlerde adı “Tevhid ve Cihat” iken yapmış olduğu eylemlere baktığımız dönemde Irak’ın Felluce bölgesinde ABD askerlerine uygulamış oldukları taktik şimdiye kadar “A Simetrik” bir örgütün uygulamış olduğu bir operasyon şekli olarak hala daha gözükmemektedir…

Felluce’de sürekli adam kaçırma yöntemleri ile birlikte ABD’yi bölgeye çekmeyi başarmıştır… O dönem örgütün kurucu lideri Zerkavi, Sürekli olarak Felluce ve civarında Amerika’ya istihbarat toplayan kişileri kaçırarak eylem yapıyordu… ABD askerleri ile birlikte bir gecede operasyon düzenleyerek burada buna son vermek istese de bir anda neye uğradığını şaşırdı… “Tevhid ve Cihat” ABD donanmasını burada bozguna uğrattı…

Dünya bu olaydan sonra bir anda şok oldu… ABD, o yıl çekilme kararı aldı… İlk evrelerindeki “Tevhid ve Cihat” kendisini daha da geliştirdi… Bugün o örgüt Suriye’de IŞİD adı altında savaşmakta… TSK’nın bölgeye nizami harp ile girmesi saha hakimiyeti koruma cabası bir çok kez üst üste yapılacak saldırılar ile sayısı fazla ve derin yaralara neden olarak kayıplara neden olacaktır…

Bölgede PKK gibi PYD’nin varlığını unutmamak gerek…

Bu bizim savaşımız değil…. 

YORUM EKLE

banner472

banner441