banner556

>

10.12.2020, 12:13

2 Aziz’den hangisi gerçek!

Malum sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz.

Korona virüs hayatımızı inanılmaz etkiledi.

Gün geçmiyor ki bir yakınımızı kaybetmeyelim.

Dünya virüse karşı adeta diz çöktü.

Yine de umudumuzu kaybetmeden kurallara uyarak bu zor dönemi birlikte atlatacağız inşallah.

Çok fazla kafanızı takmadan mutlak suretle güzel olan şeyleri düşünmek gerek.

Boşlukta olmayın.

Ben bu dönem her fırsatta kitap okumaya çalışıyorum.

Okuduğum her kitap eksiklerimi görmeme neden oluyor beni hayata bağlıyor

Bir cümle daha fazla öğrenmenin ne kadar kıymetli olduğunu anlıyorum

Önceki gün kitaplar arasında okumakta yarım kaldığım “Aziz Sancar ve Hayat Bilimi” kitabı tamamladım.

2 Aziz’den hangisi gerçek!

Ülkemizi yurt dışında en güzel şekilde temsil eden Aziz Sancar il ne kadar gurur duysak az.

26 yaşında Amerika’ya giden Aziz Sancar bilimsel çalışmaları, araştırmaları, yazıları ve söyleşileri ile örnek bir kişilik oldu.

Dünya onu 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü ile tanınmış olsa da o hayatının her anını başarıları ve bitmek bilmez azmi ile sürdürdü.

Halen de ilerlemiş yaşına rağmen aynı şevkle aynı heyecanla çalışmakta.

8 Eylül 1946’da Mardin’in Savur ilçesinde Sancar ailesinin 7 çocuğundan biri olarak dünyaya gelen Aziz Sancar gençlik yıllarından beri beynini ve bedenini insanlığa hizmet olarak adadı.

Aziz Sancar’ın hayatını okurken bizim Aziz Yıldırım aklıma geldi.

2 Aziz’den hangisi gerçek!

Fenerli Aziz..

Hani şikeden “aklanan” Aziz..

Türk futboluna nasıl hükmettiğini nasıl yönlendirdiğini bilenler çok iyi bildiği için vicdanlarda aklanmadığını da hepimiz iyi biliriz.

Keşke Türkiye yıllarca Aziz Yıldırım’ı değil de Aziz Sancar’ı konuşsaydı anlasaydı  rol modeli olarak tanımlasaydı.

Keşke “asarım-keserim” naraları atan Aziz Yıldırım yerine “daha çok çalışın daha çok mutlu olun” öğütlerini veren Aziz Sancar her gün gazete ve televizyonlarda haber olsaydı.

Ah Ah..

Ne demek istediğimi nasıl bir mesaj vermek istediğimi anlıyorsunuzdur değil mi değerli okurlarım.

Ülkemizde pırlanta gibi gençlerimiz var..

Gelin hiç değilse onlara sahip çıkalım.

Onların önünü açıp bilim-ilim irfan adına her türlü desteği verelim.

Beyin göçü deyip geçiyoruz.

Peki dert yandığımız bu konu üzerine ne yapıyoruz?

Ben diyeyim..

Kocaman bir HİÇ..

Bir örnek daha vereyim..

Korona virüse karşı dünyaya umut olan aşılardan birini yerine getiren Türk kökenli bilim insanları Prof.Dr.Uğur Şahin ve Dr.Özlem Türeci Almanya’da şu anda el üstünde tutuluyor.

Büyük değer görüyor.

Ülkenin en kalabalık eyaleti Kuzey Ren-Vestfalya’nın Başbakanı Armin Laschet bu iki Türk doktoruna övgüler yağdırırken şu anlamlı sözleri söylüyor;

“4 yaşındayken fabrikada çalışan babasının yanına gelen bir Türk’ün bugün bizlere umut olmasından mutluyuz. Aşırı sağcılar bunu iyi görmeli. İyi ki ülkemize gelmişler”

Bilim insanlarının haksız yere mağdur olduğu, Ergenekon-balyoz sürecinde fişlendiği, liyakatın değil torpilin esas alındığı süreçleri görmedik mi?

Hala aynı sıkıtılar devam etmiyor mu?

Hiçbir bilimsel başarısı tek bir makalesi olmayanlar üniversitelerde rektörlük yapabiliyorsa oturup bunu iyi düşünmek gerek?

Bizde koltuğa güç vermek yerine koltuktan güç almak moda olmuş..

Ne emek var ne gayret ne de samimiyet..

İşini iyi yapanları bilime sahip çıkanları elbet ayırıyorum

Onların başımızın üstünde yeri var..

Bu işin iktidarı-muhalefeti yok..

Bizim  Prof.Dr. Aziz Sancar’lara bizim Prof.Dr.Uğur Şahin ve Dr.Özlem Türeci’lere ihtiyacımız var.

Boş konuşanlara değil.

Yorumlar (5)
Serko61 2 ay önce
Bu ülkede hırsızsan vede yandaşsan sana hiç kimse dokunmaz ,çünkü onlar birbirini çok iyi anlar..
TS 2 ay önce
birisi bilim insanı, diğeri ise şikeci. mahkemenin kimseyi akladığı da yok: gerekçeli kararda 'o maçların olduğu tarihte şike kanunu yoktu' diye açıklama yapılar
yorumcu 2 ay önce
Yapilan anketlerde Genclere oncelikleri soruldugunda alinan ilk cevap DUSUNCELERİMİZİ OZGURCE İFADE EDEBİLMEK oluyor.Artan Beyin gocunun asil sebebi sandiginiz gibi imkansizliklar degil DUSUNCE OZGURLUGUNE GETİRİLEN BASKİ VE KİSİTLAMALARDİR.Cumhurbaskaninin karikaturunu yapmak bile suc bu memlekette.Elin cumhurbaskani her gun kafasina yumurta yiyor!! Adi bir skandala karisirsa onurluca istifasini veriyor bizde oyle mi? Cezaevleri gazeteci dolu.Surekli bir seyler yasaklanmaya calisiliyor.Sosyal medya ile ugrasiliyor.Bir AF karariyla Kanli katiller tecavuzculer sokaklara saliniyor.Hak edene hak ettigi ceza verilmiyor , sucu kesinlesmemis insanlar tutklu olarak aurunduruluyor.Bizzat devlet ya bilgileri carpitiyor ya gizliyor.En ufak bir olayda yayin yasaklari getirilerek insanlarin haber almasi engelleniyor.Daha cok sey var beyin gocu icin sebep ama sayamam hepsini.Siz tek sorunun genclere imkan verilmemesi oldugunu dusunmeyin bence.O eskidendi..
Ercan 2 ay önce
Gazeteci dedin de mutlaka Can Dündar’ı da başa koymuşsunuzdur ! Gazeteciymiş. Gammazcı ve batının sefil köpeği peki çok Çoğu ! Cbaşkanının karikatürü de yapılamıyor ha ? Adama demediğinizi bırakmadınız. Küfrün iftiranın bini bir para. Size oy vermeye başlayan FETÖ adamın evine kadar dinledi ve darbe yapmaya kalktı Kontrollü dediniz. Kontrollü ise sizin ve yularınızı dışarıda tutanların kontrolündeydi. Orası doğru. Sosyal medya ayrı bir çöplük. Hakaretin serbest olduğu her kafadan ses çıktığı yer. Batıda bile istedikleri hakareti tolere edip istediklerini bıraktıkları Atatürk’e hakaretin bile serbest olduğu Sosyal çöplük !! Siz içinizdeki pisliği kusacak ama kimse size bir şey yapmayacak bir özgürlük arıyorsunuz !! Öyle dünya yok.
serpil haktan taşçı 2 ay önce
ahmet bey sizi yürekten kutluyorum yazılarınızı beğeni ile okuyoruz

Gelişmelerden Haberdar Olun

@