banner192

'Tüfeğini yanından ayırmazdı'

 ANTALYA'da dün akşam 3 polis memurunu şehit ettikten sonra vurulan şizofren 32 yaşındaki Çağrı Danışman'ın hayvancılık yapan babası Cemil Danışman, "Oğlum tüfeğini yanından ayırmazdı. Kendisini böyle güvende hissettiğini söylüyordu. Polisleri oğlum şehit

'Tüfeğini yanından ayırmazdı'

 

ANTALYA'da dün akşam 3 polis memurunu şehit ettikten sonra vurulan şizofren 32 yaşındaki Çağrı Danışman'ın hayvancılık yapan babası Cemil Danışman, "Oğlum tüfeğini yanından ayırmazdı. Kendisini böyle güvende hissettiğini söylüyordu. Polisleri oğlum şehit ettiyse bağrıma taş basar, mezarına bile gitmem" dedi.
 
Olanlara inanamadığını söyleyen, oğlunun 'Rambo' gibi 3 polisi şehit edecek bir yapıda olmadığını ileri süren Cemil Danışman, "Teröristler polisleri şehit etti. Öyle tahmin ediyorum, kimseyi suçlamıyorum. Soruşturma neticesi ortaya çıkacak her şey" diye konuştu.
 
Antalya'da dün saat 20.00'de polise, TRT Caddesi'nde 07 DE 044 plakalı kırmızı renkli bir otomobilin içerisinde 'şüpheli kişi' olduğu yönünde ihbar yapıldı. Devriye görevi yapan motosikletli iki kişilik ekip, olay yerine sevk edildi. Otomobilin içinden pompalı tüfekle açılan ateş sonucu yunus timlerinde görevli polis memuru 30 yaşındaki Mehmet Çolak şehit oldu, yanındaki meslektaşı ise yara almadan kurtuldu.
 
BARİKATTA 2 POLİSİ ŞEHİT ETTİ
 
İddiaya göre şehit ettiği polis Mehmet Çolak'ın tabancasını da alıp otomobille kaçan Çağrı Danışman'la, alarma geçen polis ekipleri arasında kovalamaca başladı. Çağrı Danışman, 3 kilometre ilerideki Cezaevi Kavşağı'nda barikatla karşılaştı. Burada da polislere pompalı tüfek ve iddiaya göre şehit etitği polisten aldığı tabancayla ateş açan Danışman, burada da polis memurları 34 yaşındaki Abdullah Bülbül ve 45 yaşındaki Mustafa Kılınç'ı şehit ettikten sonra, oombili terkedip yaya olarak ormanlık alana kaçarak izini kaybettirdi.
 
Kepez İlçesi Fatih Mahallesi'nde özel harekat timlerinin de katıldığı operasyona gece görüş imkanına sahip polis helikopteri de havadan destek verdi.
 
YARALI YAKALANDI
 
Şehit polis memurlarının cenazeleri Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılırken, kısa sürede Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Korkmaz ve Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam hastaneye gelerek operasyonu buradan yönetti. Saat 22.30 sıralarında saldırgan Çağrı Danışman'ı, kaçtığı ormanlık alanın hemen yanındaki Fatih Mahallesi 3351 Sokak'ta buldu. Buraya sevk edilen takviye ekiplerle, saldırgan Çağrı Danışman arasında çatışma çıktı. Mahalleden yoğun silah sesleri gelirken polis telsizinden saldırganın yaralı ele geçirildiği belirtilerek, ambulans istendiği anons edildi.
 
GAZETECİLERE ENGELLEME
 
Bu arada bölgede çatışmayı izleyen gazetecilerden bazıları tartaklandı ve görüntü almamaları için fotoğraf makineleri ve kameralarına el konuldu. Antalya'da 3 polisi şehit ettikten sonra çıkan çatışmada vurulan Çağrı Danışman'ın kimliği açıklandı. Şizofren olduğu belirtilen Çağrı Danışman, yaralı olarak Atatürk Devlet Hastanesi'ne götürülürken yolda hayatını kaybetti.
 
ŞİZOFREN RAPORU VAR
 
Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, hastane çıkışında yaptığı açıklamada, olayın adli bir asayiş vakası olduğunu, terörle ilgisinin bulunmadığını açıkladı. Saldırgan Çağrı Danışman'ın 2009 yılında şizofren raporu aldığını belirten Vali Altıparmak, "Tedavisi devam ediyormuş. Otomobil kullanıldığı için saldırgana yardım ettiğini düşündüğümüz bir kişi olduğunu varsaydık, ancak netleştiremedik. Şizofren olduğu için tek başına hareket ettiği noktasında karar kıldık" dedi.
 
Vali Altıparmak, saldırganın pompalı tüfekle ilk polis memurunu şehit edip onun beylik tabancasını alarak diğer 2 polis memurunu şehit ettiği yönündeki soruya, "Bunları daha sonra detaylandıracağız" karşılığını verdi.
 
BABASI KÖYDE BESİCİLİK YAPIYOR
 
Baba Cemil ve anne Melek Danışman ile Burdur'un Bucak İlçesi'ne bağlı Beşkonak Köyü'nde yaşadığı ortaya çıkan Çağrı Danışman'ı tanıyanlar, kendi halinde ve arkadaşı olmayan bir kişi olduğu söyledi.
 
Antalya'daki elektrik kurumu TEDAŞ'tan 15 yıl önce emekli olduktan sonra Burdur'daki köye yerleşen ve burada besicilik yapmaya başlayan Cemil Danışman'ın Antalya merkeze bağlı Duacı Köyü'nden ev aldığı, oğlunun haftada iki gün buraya gelerek kaldığı ve Antalya'nın çeşitli yerlerini gezdiği öğrenildi.
 
"NAMAZLARINI KAÇIRMAZDI"
 
Oğlunun ölüm haberi üzerine Antalya'ya gelen baba Cemil Danışman, 15 yaşından bu yana şizofreni tedavisi gören oğlu Çağrı'nın 15 günde bir iğne olduğunu söyledi. "Oğlumun av tüfeği var. Kuşa gider, tavşana gider" diyen baba Danışman, "Beş vakit namaz kılar, orucunu tutar, cuma namazlarını kaçırmaz. Yalan söylemez. Gayet efendi konuşur, düzgündür, dürüsttür. Ne kız arkadaşı olmuştur, ne de erkek arkadaşı. Liseyi 15 sene evvel bitirdi, bütün arkadaşları orada kaldı" dedi.
 
"POLİSLERİ TERÖRİSTLER ŞEHİT ETTİ"
 
Çağrı Danışman'ın önceki gün Antalya'ya geldiğini ve Duacı Köyü'ndeki evde kaldığını belirten Cemil Danışman, şunları söyledi:
 
"Haftada iki gün gelir, buraları gezer tekrar dönerdi. Önceki gün de gezmek için gelmişti. Oğlum tüfeğini yanından ayırmazdı. Kendisini böyle güvende hissettiğini söylüyordu. Polisleri oğlum şehit ettiyse bağrıma taş basar mezarına bile gitmem. Öyle kalkacak da polise falan kurşun sıkacak, Rambo gibi onu öldürecek, silahını alacak öbürünü öldürecek. Onu Rambo bile gelse burada yapamaz Türk polisine. Polis o kadar mı aciz? Teröristler polisleri şehit ettiler. Çocuğum habersiz şehirde gezdi. Gezisini tamamladı, gelip ekmek yiyecek. Sofrada hazırladığı azıklar duruyor. Yolda çeviriyorlar, av tüfeğini kaptırmamak için kaçıyor. Kaçmaz mı kaçar ya. Sıkıştırdılar çocuğu orada bastılar kurşunu. Öyle tahmin ediyorum, kimseyi suçlamıyorum. Soruşturma neticesi ortaya çıkacak her şey. Bunun peşini bırakmayacağız."
 
AĞABEYİ DOKTOR
 
30 yıl devlete hizmet ettiğini, ailesinde suça meyilli kimse olmadığını belirten Cemil Danışman, büyük oğlu Bahadır Danışman'ın da İstanbul Okmeydanı Hastanesi'nde acil serviste doktor olarak görev yaptığını söyledi.
 
ŞEHİDİN BABA EVİNE ATEŞ DÜŞTÜ
 
Antalya'da şizofreni hastası Çağrı Danışman'ın açtığı ateş sonucu şehit düşen 3 polisten biri olan Mustafa Kılıç'ın Burdur merkez Karaçal Köyü'ndeki baba evine ateş düştü. Şehit Mustafa Kılıç'ın astım hastası babası 79 yaşındaki Mehmet Kılıç'a acı haberi dün gece Burdur Vali Yardımcısı Bahir Altunkaya verdi.
 
Oğlunun şehit haberini hasta yatağında alan baba, gözyaşlarına boğuldu. Şehidin baba evine sabah saatlerinden itibaren pek çok yakını ve komşusu gelerek başsağlığı diledi. Anne 68 yaşındaki Ayşe Kılıç, oğlunu son bir kez göremeden kaybettiğini belirterek feryat etti.
 
Solunum cihazına bağlı yaşamını sürdüren astım hastası baba Mehmet Kılıç, "Oğlum emekliliği hak etmişti. Ancak 2 çocuğunu okutabilmek için emekli olmadı" dedi.
 
-KUTU-
 
Şehit polislerin kimlikleri
 
Şehit Polis Memuru Abdullah Bülbül (34): Konya'nın Beyşehir İlçesi'nde doğdu. 2001 yılında İstanbul'da polis memuru olarak mesleğe başladı. 2006 yılında Batman Emniyet Müdürlüğü kadrosuna atandı, 2010 yılında da Antalya'ya geldi ve Ekipler Amirliği'nde görevlendirildi. Evli eşi ev hanımı ve 9 yaşında Hakan ve 4 yaşında Yaşar Tunahan adında iki erkek çocuk babası.
 
Şehit Polis Memuru Mustafa Kılıç (45): Burdur doğumlu. 1993 yılında Balıkesir'de polis memuru olarak mesleğe başladı. 1995 yılında Muş'a atandı. Şark görevini tamamladıktan sonra 1998 yılında Antalya'ya atandı ve Ekipler Amirliği'nde görevlendirildi. Evli. Eşi Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde öğretmen. 15 yaşında Mahmut ve 9 yaşında Mert Can adında iki erkek çocuk babası.
 
Şehit Polis Memuru Mehmet Çolak (30): Konya'nın Sarayönü doğumlu. yılında Muğla'nın Milas İlçesi'nde polis memuru olarak mesleğe başladı. 2006- 2009 yılları arasında Mardin'de şark görevini yaptıktan sonra 2009 yılında Antalya'ya atandı. Muratpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevlendirildi. Evli ve Mert adında bir çocuk babası.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.