banner192

Trabzonlu Profesör yıllar önce Trabzon'u böyle anlatmıştı

"Trabzon ise heeeep kaybedecek. Artık bitmiş bir kent"

Trabzonlu Profesör yıllar önce Trabzon'u böyle anlatmıştı

Trabzonlu Profesör Şengül Öymen Gür yıllar önce yazdığı yazıda Trabzon'un hep kaybedeceğini ve artık bitmiş bir kent olduğunu belirtti.

Trabzon doğumlu olan ve 1970 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mimarlık Fakültesinden mezun olduktan sonra 1971 yılında KTÜ de asistan olarak görev alan, 1978 yılında kazandığı burs ile ABD'de Pennsylvania Üniversitesi'nde doktora yapan, sonrasında yaptığı çalışmalarla 1989 yılında Profesör olan ve şuanda Beykent Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Şengül Öymen Gür'ün yıllarca önce kaleme aldığı ve güncelliğini koruyup korumadığına sizlerin karar vereceği yazıda şu ifadeleri kullandı;

BİR NOSTALJİ !

New York'ta sabahın altısı. Eminim herkes kalkmış duşunu alıyor, hazırlanıyor ve kazanmak üzere sokağa adımını atacak. Herkes kazanacak bu gün, çünkü iyisi de kötüsü de 'Kazan Kazan Stratejisi' ile düşünüyor. Trabzon ise heeeep kaybedecek. Artık bitmiş bir kent…

Çünkü yaşam stratejisi yanlış. Eskileri geri getiremiyor, tüm gelişmiş insanlarını kaybediyor. Stratejisi ise ''Sen Kazanma, Ben Kazanacağım''. Dolayısıyla, sonuçta kimse kazanmıyor. Ne takımı, ne belediyesi, ne vilayeti, ne ticareti, ne de üniversitesi kazanmıyor, kazanmayacak da. Kör topal, alaca karanlıkta ilerleyecek ve bitecek. Bu durumun sorumluları ise toplasanız iki elin parmağını geçmez. Ya bu düşüncesiz, kifayetsiz insanları değiştireceğiz, ya da bu çıkarcıların adımlarını izleyerek uçuruma yuvarlanacağız. Hepsi bu kadar basit…

Ama önce şu stratejiyi bir anlatayım. Gelinim ile ben aynı okuldan mezunuz. O da Pennsylvania Üniversitesi'nden hukuk doktoru unvanı aldı. Dersin birinde, yönetme ve teşebbüs ile ilgili olan bir derste, hoca gelir, sınıfı önce ikiye sonra dörde böler ve her birinin bir de rakip takımı olan iki grup oluşturur. Olay karşı takımı aşmaktır ve bunun çeşitli ölçüt ve puantaj durumu vardır. Sonunda gelinimin de içinde bulunduğu grup rakibine bir kazık atar ve 5120 puanla kazanır ama, karşı tarafa bakacak pek de yüzü kalmamıştır. Diğer grupta ise 'win win stratejisini' uygularlar, ve sonunda biri diğerini yener ama her iki grubun da toplam puanı 10 binin üstündedir. Kısacası, oranın mağlubunun bile kazancı birinci grubun galibinin iki katıdır. İşte, New York'ta herkes bu biçimde kazanıyor. Biri biraz daha az, biri biraz daha çok, ama sonuçta herkes kazançlı.

Trabzon'u kendi işinden anlamayan 10 kişi yönetir, bunlar görevdeyken medya bunların arkasındadır. Bu sözde etkili isimleri üzmek onlara okur kaybettirebilir diye ürkerler çünkü. Bu insanlar bir beyaz eşya dükkanında, bir kuyumcuda veya bir mobilyacıda akşam saatleri oturur anlamadıkları konularda ahkam keser ve kendilerine yontarak ertesi günün olanlarını yaparlar. Hangi valiyi getirirlerse, hangi belediye başkanını getirirlerse, hangi rektörü getirirlerse şahsi çıkarları artar, bunun hesabını yaparlar. Vali daha önce nerede görev yapmış ve başarılı olmuştur, buna aldırmazlar, belediye başkanı imardan anlar mı dünya görüşü nedir, kendi görgüsü nedir, bu durum onları ırgalamaz. Rektör dil bilir mi, yayını var mıdır, dünya görüşü kapsamlı mıdır, bilimi yüceltecek kadar iyi bir akademisyen veya bilim adamı mıdır, yoksa kendini iyi gizleyen bir Atatürk karşıtı mıdır? Bu kalıplara onların literatüründe rastlanmaz. Rektör babasının idrarını eve asistan gönderip aldırmış mıdır, bu onlar için çok daha önemli ve elzem bir ölçüttür. Bunlara bakarlar, kamuoyu yaratırlar ve adamlarını göreve getirirler.
 
Bu kadarla kalsa iyidir, belki yine kazanır ve Trabzon'a kazandırırlar. Yok, onlar birbirlerine ikram ettikleri bol karbonatlı acı çaylarını içip evlerine dağılınca, bu kez de birbirlerinin yuvasını nasıl yıkacaklarını düşünürler. Birbirlerine nasıl kazık atacaklarının hesabını yapar, birbirlerine küçük borçlar takar, böylece kısa dönemde kazandıklarını zannedip serin ve sinsi uykularına dalarlar. Uzun dönemde ne onlar doğru dürüst kazanır, ne de Trabzon. Bu zihniyeti taşıyan kafaları sivil toplum örgütlerinin duyarlı yeni kuşakları değiştirmezse, bu milenyumda Trabzon iyice aç kalıp, birbirini sokak ortasında yiyecek. Üzgünüm, ama bu herkesin birbirinden sakladığı, telaffuz etmeye cesaret etmediği Trabzon gerçeği…

Sevgili duyarlı seçkin Trabzon ahalisi kendi işini bir kenara bırakıp, bilmediği konularda ahkam kesen, gazetelerde bol bol ucuz demeçler veren, kamuoyunu yanlış yönlendiren, kendi işini ve görevini yapmayıp Trabzon ekonomisine, ticaretine, kültürüne zarar veren bu başları kesin… Belki o zaman Trabzon aslına rücu eder.


Etiketler; #trabzon

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serkan - 6 ay önce
Altına imzamı atarım sayın profosyorun tesbitleri çok doğru.Malesef insanımız menfaatcı ve herşeyi ben bilirim havasında,fakat hakkını gasp eden Şikecilere karşı sonderece Cömert ve korkak!!
Avatar
SAİM AKBULUT - 6 ay önce
aynen sayın hocam çok doğru tespit. sadece kendilerini yiyorlar. bir adım ileri gidilmiyor.eminim ki sizin gibi insanlar orada yönetici olsa dünya şehri olur öylede insanımız var.yönetim yanlış. zihniyetler bozuk.evt sadece yazık
Avatar
Tahsin Taşkın - 6 ay önce
Sayın İsmail Yılmaz Hocanın söyledikleri ve tespitleri doğrumu yanlışmı?Neden ona bakmıyorsunuz?İnsanların düşüncelerine değilde kimliğine bakarak değerlendirme yaparsanız Hoca da zaten onu anlatmaya çalışıyor onu haklı çıkarmış olursunuz.Atatürkü severim büyük bir liderdir milletimize hizmetleri inkar edilemez.Kemalist olmadığımıda belirteyim.
Avatar
ihsan - 6 ay önce
Şu son derece haklı bir özeleştiriye sadece şapka çıkarılır 've düşünülür,am a maalesef trabzon cıvık bir şehir olma konusunda son sürat atlarla 've sayıları toplumda çoğalan at kafa 've gözlükleriyle bir yerlere sürüklüyorlar,yazık bu güzel 've güzide şehrimize.
Avatar
Rizeli - 6 ay önce
Kardeşim Atatürk size neyaptı? Alın size ülke dedi, sizi kullanan din tüccarlarını sildi attı, sayesinde adam gibi sade dininizi öğrendiniz. Her önüne gelenin fetvasıyla değil Kur-an ile hareket etmeyi öğrendiniz. Ama yetinmediniz. Çünkü kıskançsınız, Osmanlı'nın hezimetini hala kendine yediremeyenlersiniz. Keşke Abdulhamit'in peşinden gidip beraber kaçsaydınız
Avatar
Trabzonlu - 6 ay önce
Trabzon ile Rize Türkiye sınırları dışında olsaydı şimdi 50 yıl daha ilerde idi bu ülke...
Avatar
ismail Yılmaz - 6 ay önce
Kemalist belli bu site gibi
Misafir Avatar
Kenan - 6 ay önce @ismail Yılmaz
Kemalistlikle sıkıntın ne? Hırsız, kul hakkı yiyen malum zihniyette olmalarını mı isterdin? Atatürk'ün en büyük suçu ne yazıkki sizin zihniyetinizi bu ülkeden kazımayı düşünmemesidir.
Avatar
zagaragasko - 6 ay önce
Hadi iyi niyetli hocamız,bilim adami tamam,newyork ta tamam,iyi de newyork üniversitesinde Atatürkçülük mu bilimin yaninda veriliyorki bu bilimsel ve antropolojik yorumlarınin yanina inan hic yakismadi