banner192

''Trabzonspor da ‘şike’ yaptı mı?''

Türk futbolunda ‘şike operasyonu’ emniyet ve adalet ekseniyle tam gaz devam ediyor. Konunun birinci derece muhatabı Türkiye Futbol Federasyonu şimdilik topu ‘orta saha’da gezdiriyor.3 Temmuz Pazar günü sabah saatlerinde başlayan operasyonda, bütün işler d

 ''Trabzonspor da ‘şike’ yaptı mı?''

Türk futbolunda ‘şike operasyonu’ emniyet ve adalet ekseniyle tam gaz devam ediyor. Konunun birinci derece muhatabı Türkiye Futbol Federasyonu şimdilik topu ‘orta saha’da gezdiriyor.

3 Temmuz Pazar günü sabah saatlerinde başlayan operasyonda, bütün işler dönüp dolaşıp bir kulübün ve o kulübün başkanında düğümleniyor!

Şu ana kadar elde edilen, deliller, belgeler ve itiraflarda ana eksen Fenerbahçe!

Fenerbahçe spor kulübü başkanı, ‘şampiyonluk saha dışında, masa başında kazanılır’ şeklinde bir ifade ile yola çıkıp, bunca işe girişmeseydi, Türk futbolunda ne şike operasyonu yapılırdı, ne de bunca kulüp, bunca yönetici, futbolcu ve menajer bu olaydan zarar görürdü.

Sonuçta ne olurdu?  Trabzonspor banko şampiyon olurdu. İkinciliği de Bursaspor alırdı.

Trabzonspor ligin ilk yarısını Fenerbahçe’den 9 puan önde kapamış…Fenerbahçe’nin iyi futbol oynayan ve kazanan Trabzonspor’un önünü sahada kesme şansı yok denecek kadar azdı.

Bu durumda yapılacak olan iş, Trabzonspor’u daha değişik yöntemlerle budamak ve şampiyonluğuna engel olmaktı.

İkinci yarı başlar başlamaz düğmeye basılmıştı.

Gazetelerde yazılan ve çizilenlere bakılırsa, Fenerbahçe’nin birkaç istisna dışında hemen hemen tüm maçlarında bit yeniğinin olduğu ortaya çıkıyor.

Bunları biz söylemiyoruz. Emniyet ve Adliye’deki iddialar…

Bütün bu kadar pisliği yapacaksın ve sonuçta bir gol averajı ile şampiyonluğu elde edeceksin.

Trabzonspor’un kazandığı maçlarda, teknik takibe takılan vs. bir bit yeniği var mı?

Şu ana kadar, hiçbir yerde okumadık, duymadık.

Yani; Trabzonspor’a yönelik bir şike iddiası yok!

Ne var? Teşvike teşebbüs!

Olayın adli boyutunu bir kenara bıraktım...Mahkeme dosyaya, savunmaya vs. göre kararını verecek.

Mahkeme; nasıl bir karar verirse versin…Yani, ‘şike iddiası’ ile suçlananlar tutuklansın veya serbest bırakılsın. Bana göre çokta önemli değil!

Neden diyeceksiniz? Yani suç işleyen cezasını çekmesin mi? Zaten operasyon sonuçta tutuklananlara bir ceza olarak yansıdı. Bundan sonrası yukarıda da belirttiğim gibi yargının işi.

Bu operasyonun önemi bir milat olmasıdır. Türk futbolunda geçmişten bugüne hemen her sezon yapıldığı söylenen ‘şike’ olayı, bu operasyonla resmen tescillenmiştir.

Bundan sonra görev Türkiye Futbol Federasyonuna düşmektedir.

Şimdi siz TV’lerde, ‘ateş üfleyerek söndürülmez’ veya ‘TFF’nin aldığı karar doğrudur’, diyenlere bakmayın.

Bunların kulüplerinin mazisi yemin ediyorum ‘pislik’lerle dolu. Kazandıkları şampiyonlukların belki de yarısı kirlidir!

Geçmişte çoğu maçları, hakemlerle, şike ile aldıklarını ne tez unutuyorlar!

Trabzonspor; 1995-96 ve 2005-2006 sezonlarında şampiyonluğu sahada mı kaybetti, sanıyorsunuz. Tıpkı bugünkü gibi saha dışında kaybetti...Ve bu ülkede yıllar önce öyle bir şike yapıldı ki dünyada eşi benzeri belki de yok. Trabzonspor ikinci ligde…Son maçlar oynanacak…Trabzonspor Gençlerbirliği’ni Trabzon’da farklı yense şampiyon olacak. Ne oldu biliyor musunuz…Gençlerbirliği Trabzon’a gelmedi.Ve maçta 3-0 Trabzon’un galibiyeti ile tescil edildi. Trabzonspor şampiyonluğu kaybetti, Gençlerbirliği’ne ise hiç ceza verilmedi. O nedenle siz o televizyonlarda konuşanlara bakmayın!

***

Şike operasyonu kapsamında gözaltına alınan veya ifadesine başvurulan Trabzonsporlu yöneticiler serbest bırakılmıştı. Asbaşkan Nevzat Şakar bugün hakim karşısına çıkacak. Şakar’a, ceza verilsin veya verilmesin ki, bana göre verilmemesi gerekir. Çünkü; Şakar’ın şike veya teşvik eylemi ile uzaktan yakından ilgisi yok. Şakar, Trabzonspor’a şike ile bir maç mı kazandırdı veya karşı takımlardan birine teşvik primi vererek puan kaybetmesini mi sağladı? Kesinlikle hayır!

Şakar; bugün hakim huzuruna çıkacağı için kendisiyle ilgili daha fazla bir şey yazmıyorum.

Şakar için verilecek olan karar nasıl olursa olsun bana göre TFF ekseninde bu karar kesinlikle Trabzonspor’a zarar vermez.

Neden diyeceksiniz? Çünkü Türkiye Futbol Federasyonunu yönetimi, ilgili birimleri, olan biteni masaya yatıracak. Hangi kulüp, hangi yönetici, futbolcu ne yaptı, maçın sonucunu nasıl etkiledi vs. bakacak.

Trabzonspor kulübünde Nevzat Şakar dahil, bir Allah’ın kulu hangi maçın sonucunu değiştirdi veya değiştirme girişiminde bulundu. Sivasspor maçında teşvik teşebbüsünde bulunulmuş… Bu nasıl teşvik teşebbüsü? Bir aracı kullanılmış ve onunla telefonda konuşulmuş… Bu tür söylemlere ‘kargalar’ bile güler. Ortada karşı tarafların teknik takibe takılan ve belgelenen işleri var. Bunun ötesinde Sivasspor kalecisinin yediği goller vs…Ve bir de maçın sonucu…

Türkiye Futbol Federasyonun kurullarının vs.,  Sivasspor maçı öncesi yapıldığı iddia edilen teşvik teşebbüsü nedeniyle Trabzonspor’a ceza vermesi mümkün değil. Çünkü, ortada ne belge, ne bulgu, ne de fiili bir teşebbüs var..Ayrıca TFF Trabzonspor’a bir ceza verirse, bu ceza kesinlikle UEFA’dan ve diğer ilgili mercilerden geri döner. Çünkü UEFA’da ne böyle bir suç ve ne de böyle bir suça karşı ceza var.

***

Sonuç olarak; Trabzonspor’a yönelik yapılan operasyonu eleştirmiyorum. Polis görevini yapmıştır. Ancak bu soruşturmada, irdelemede Trabzonspor’un sabit bir eylemi olmadığı görülmektedir. Burada tüm olaylar bir başka kulübün başkan, yöneticisi vb. tarafından icra edildiği görülmektedir. Beşiktaş’ın kupa final maçı bu olaydan ayrı tutulmalıdır. Orada da Beşiktaşlı yöneticilerin eylemi vardır.

TFF’nin, emniyet, adalet ve diğer kaynaklardan elde ettiği bilgiler, belgeler doğrultusunda yapacağı iş, bu pisliğe bulaşan kulüplere, yöneticilerine, futbolculara vs. cezayı vermek ve Trabzonspor’u şampiyon ilan etmektir.

Bunu yaparlar mıydı? Yapmak isteselerdi, Trabzonspor’u bu işin içine çekerler miydi? TFF’nin ve Kulüpler Birliğinin amacı, bu ateşi söndürmek değil üzerini külle örtmek!

Beşirli’deki belediye plajı!

Başkalarını bilmem ama Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu, o yılları iyi hatırlar.

Her ne kadar Kayalık mahallesindeki Cumhuriyet İlkokulunun sahilinde denize girse de, Beşirli’deki Belediye Plajını, kumsalını, ince karakumunu,  Ayasofya Kilisesi’nin deniz tarafındaki gazinoları iyi hatırlar.

50 yıl öncesinden bahsediyorum... Trabzon’da o yıllar sahil neredeyse bir baştan bir başa doğal plajdı.

Şehirde bunalan, soluğu sahilde alırdı. Hey gidi günler.

Şimdi ne sahil kaldı, ne de denize girilecek yer.

Orhan Karakullukçu’nun mu  yoksa Atay Aktuğ’un mu başkanlıkları dönemindeydi, tam hatırlamıyorum… Hava alanının sahilinde, Trabzonspor tesislerinin doğusunda dar bir alan da olsa, bir belediye plajı vardı. Sonra o plaj da tarih oldu.

Trabzon’daki güzelim plajların yok olmasının nedeni sahil yolu. Bunda herkes hemfikir!

Sahil yolu; özellikle kentin sahillerindeki doğal plajları yok etti.

Diyeceksiniz ki; şu anda Trabzon da plaj yok mu? Yalıncak’ta, Şana’da, Söğütlü’de, Darıca’da, Mersin’de, Akçakale’de plajlar var. Denize girmek isteyen gider oralara...

Denize girmek isteyenler oralara gitmesine gidiyor da, belediyeler bu plaj işine bir el atsalar kötü mü olur? Belediye dolgu alanlarında plaj oluşturamaz mı? Akyazı’da denize üç beş mendirek yapıldı, orada denize girilecek alan oluştu. Akyazı Projesi nedeniyle orada da artık denize girilemeyecek.

Trabzon Belediyesi, Beşirli sahilinde mendirek yaptırsa öyle sanıyorum ki, o bölge birkaç yıl içerisinde plaj olur. Bu iş, çok fazla para pul gerektirmeyen bir iş… Mesela; bir Telekom firması…Kent içerisinde kablo döşemek için belediyeye hatırı sayılır bir para verdiğini duyduk. Bu para ile Beşirli sahiline 5-10 mendirek yapılabilir. Bizde söylemesi…

Musa Alioğlu’nun selamı!

Trabzon’un bir dönemler renkli ve hatırı sayılır gazetecilerinden biri Musa Alioğlu idi. Yerel bir gazetenin yöneticisi idi. Musa daha sonra İstanbul’a hicret etti. Bir süre yaygın medyada çalıştı. Sonra Havacılık sektörüne girdi.

Musa, dün öğle saatlerinde aradı. Sabah kalktığında ilk işinin Kuzey Ekspres’in internet sayfasını tıklamak olduğunu söyleyen Musa, ‘Hasan, ne yalan söyleyeyim ilk işim senin yazını okumak’ dedi.

Musa ile bir süre sohbet ettik. O sordu, biz anlattık.Bir süre önce oğlunu evlendiren Musa’ya, ‘Ben babayım sen ise dede’ diye takıldım..

Musa altta kalır mı, ‘Şu anda dede değil kayınbabayım ve hala eski Musa’yım. Trabzon’daki tüm tanıdık ve dostlarıma sizin aracılığınızla selam ve sevgilerimi iletiyorum’ dedi.

Musa kardeşimiz, telefondaki ses tonuna bakılırsa hala formda.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
niyazi - 5 yıl önce
fenerbahçe şampiyonluk kupasını beşiktaş gibi federasyona iade etmeden direk gelip bizim müzedeki yerine bırakmalıdır.
Avatar
R.ERBAŞ - 5 yıl önce
sevgili hasan yazına imza atıyorum.trabzon'un hiçbir zaman pislikle işi olmadı olmaz da.trabzon'lunun övüneceği en büyük varlığı adamlığıdır. bunu bütün dünya böyle bilsin...
Avatar
GERÇEK - 5 yıl önce
Evet şike yapsaydık 9 puan fark kapanmazdı.İncelenecek bir durum var aceba dedikleri gibi Serkan Balcı yediğikaba pisledimi?
Avatar
şafak - 5 yıl önce
Sn. Kurt'a katılıyorum. Ana hedef bizi de çamurlamaya çalışarak. Kirli işlere devam etmek. 3 Büyükler bu yöntemlerle büyük oldu. TFF'de kendisini seçenlere diyet borcunu ödemeye devam ediyor. Türk Futbolu kocaman bir hikaye. Diğer takımlarda pislikten nemalanma peşindeler. Çünkü çoğunun yöneticileri 3 büyükler(şikeciler ) taraftarı.
Avatar
Talip - 5 yıl önce
Yasa beh Hasan Kurt, acik acik kamuya konusan biri cikti sonunda, nerde bizim eski Baskanimiz M. A. Yilmaz ve sayre, güclü bu adamlar Kamuya konusmasi lazim bence. Saygilarla Osmam
Avatar
shotokan - 5 yıl önce
Şike yapan takım hiç kendi kendini şikayet eder mi bu takım Şikecileri FİFA'ya şikayet etti şampiyonluğumuz çalındı diye...Şike yapan babamın oğluda olsa kümye gitsin...