banner192

Eski başkan Albayrak esti savurdu

İşte tartışma yaratacak açıklamalarıyla Nuri Albayrak... Hacı Ahmet Albayrak ile 1959’da start alan hayatınızın çocukluk dönemi için neler söyleyebilirsiniz? Esas benim ana doğumum, 1955. Ama o günkü şartlarda babamız, benden sonra olan kız kardeşimle ber

Eski başkan Albayrak esti savurdu

İşte tartışma yaratacak açıklamalarıyla Nuri Albayrak...

 Hacı Ahmet Albayrak ile 1959’da start alan hayatınızın çocukluk dönemi için neler söyleyebilirsiniz?

 

Esas benim ana doğumum, 1955. Ama o günkü şartlarda babamız, benden sonra olan kız kardeşimle beraber ikimizi ikiz yazdırdı. İkimizi 59 doğumlu yazdırdı ama ben yine 55 doğumluymuşum gibi ilkokula 1963’te başladım. Biz aile olarak 7 kardeşiz, anne ve babamla 9 kişilik bir aile. Dedem, 1960 yılında bizi sürgün tabiriyle Of’un Çamlı Köyünde 20 dönüm bir arazi vardı, araziye gönderdi, bunun 3-4 dönümünü çay bahçesi yapmıştık, gece kondu gibi bir baraka yapmıştık ahşaptan.

 

Çarşıbaşı’nda atölyemiz vardı, babam, marangozluk yapıyordu. O sene yazı orada geçirdik, kışın tekrar köye göç ettik, ertesi sene Nisan- Mayıs aylarında Çamlı köyüne tekrar geldik ve babam oraya beton bina yaptı, ondan sonraki hayatımız orada devam etti. Bizim ailede baba-anne her şeyin üzerinde.

 

7 kardeşiz, her birimizin çok ayrı özellikleri var, anne babamızın da bizden fazla ayrı özellikleri var çünkü 7 kardeşi, İstanbul gibi bir yere getirip, büyütmek, hayata atmak ve ondan sonra da büyük bir şirket kurmak ve bütünlüğünü sağlamak babam gibi babaların yapacağı işlerden olduğundan dolayı, babamızı hep minnetle anıyoruz. Onun anısına inşallah çok değerli eserler, camiler, okullar yapmaya devam edeceğiz.

 

Albayrak'ın Trabzonspor'a olan aşkı ve önemli açıklamalarının devamı sayfa 2'de

 

 

[PAGE]

“TRABZONSPOR’A OLAN AŞKIM, FENER KUPA MAÇINDAN SONRA ARTTI”

Babanızın en büyük nasihati size, ‘Çok çalışın’ olmuştu. Bu çalışma faaliyetlerine bir de Trabzonspor’u eklediniz. Büyük takımların ekonomilerini geçemeyeceğiniz için,  skorlarını geçme gayreti içinde olduğunuz ve manevi güçle bunun başarılmasına öncülük ettiğiniz Trabzon aşkını en derinden ilk ne zaman hissettiniz?

Ben İstanbul’a geldiğimiz 67-68’de ortaokula başladım. 70-72’li yıllarda Anadolu takımları, liglerde vardı ama heyecan duymuyorduk fakat 73-74 sezonunda Trabzonspor’un ikinci lig’te çok az farkla şampiyonluğu kazandığı bir sezondu, bir sene sonra Trabzonspor şampiyonluğu oynadığı sezondu.

 

Trabzon’da, Fenerbahçe ile kupa maçında eşleşti, Trabzon ve Fenerbahçe. 1975 yılında, o maçta Trabzonspor’la ‘0-0’ berabere kaldılar. İstanbul’da, hafta ortası, Çarşamba günüydü, okuldan kaçarak, o maça gidiyoruz ve maç başlıyor, ‘1-0’ öne geçiyoruz, ‘1-1’, oluyor, ‘2-1’ Trabzon öne geçiyor, ‘2-2’ oluyor ama o gün yağmurlu bir hava ve Trabzonspor inanılmaz bir futbol oynuyor, ikinci lig’te de şampiyonluğa oynuyor….Tabi memleket aşkımız, Trabzon sevgimiz bizim her şeyin üzerinde. Maç sonlarına doğru, Cemil Turan bir gol atıyor, 2-2 bitse Trabzon tur atlıyor ama 3-2 bitiyor ve Trabzonspor tur atlatamıyor, eleniyor, maçtan sonra o zaman Fenerbahçe’nin teknik direktörü açıklama yapıyor, diyor ki:”Bu maçı izleyenler Trabzonspor’un birinci ligte şampiyonluğu oynayan, Fenerbahçe’nin ise ikinci ligte bir takım olduğunu iddia ediyor” diye Trabzonspor’a inanılmaz övgüler yapıyor ve Trabzonspor o sene şampiyon oluyor.

 

Bizim Trabzonspor fanatikliğimiz doğuştan başlıyor ama Trabzonspor’a olan aşkımız, Fener kupa maçından sonra daha da artıyor ve devam ediyor.

 

Trabzonspor’un 14’üncü başkanı olduğunuzda teşekkür konuşmanızda, birlik, bütünlük mesajı vermiştiniz. Bu şampiyon olmaktan daha önemli bir hedef miydi sizin için? 

 

Bizim Trabzon şehri çok karışık bir şehir. Şöyle karışık: Şehirde herkes kendini lider zannediyor, herkes liderliğe oynuyor ve her yerden bir ses çıkıyor. Trabzon şehrinde son 1 yıldır bir birlik beraberlik var. Bunun sonucu da şu anda futbola yansıyor, çok seslilik yok.

 

Düşünün bir şehirde 10 tane gazete,  10 tane televizyon ve gazetelerde Trabzon’u yazan 500 kişi, her gün Trabzon şehrinde Trabzon’u konuşuyor. Bu 500 kişinin ortasından bir konsensus çıkar mı? çıkmaz. Çünkü kulübün içindeki yöneticiler, yöneticiliğin sıkıntılarını çekerken bazı tedbirler almak istiyor ama bunu basın-medya kabul etmiyor.

 

Trabzon’daki bana göre en büyük çıkmaz, Trabzon’un yerel medyası ve çok sesliliktir. Tamam çok seslilik olsun ama bir orta yolu bulalım. Bulunamadığından bu sıkıntıları yaşıyoruz ama inşallah bu yıl Trabzonspor bu yıl çok ümitliyiz, şampiyonluğa ulaşacak.

En büyük Ergenekon Türk futbolunda sayfa 3'e geçiniz..

  

[PAGE]

”EN BÜYÜK ERGENEKON, TÜRK FUTBOLUNDA VAR”

 Ersun Yanal, kendisinden sonra gelen hocaların daha rahat çalışacağı bir ortam oluşacağını ifade etmişti. Ziya Doğan ise, futbol takımının emanet edildiği yöneticilerin yanlarında olmadığı şeklinde eleştiri getirmişti. “Elmanın kurdu kendinde” denir. Trabzon’da biraz elmaya benzemiyor mu?

 

Tamamı elmanın kurdu değil ama Türkiye yönetenler bile çok büyük sıkıntıdalar. Son beş yılda Ergenekon hadisesi çıktı. Ben size açık söylüyorum:”En büyük Ergenekon Türk futbolunda var ve halen de futbolun içinde bunlar temizlenmiş değiller.

 

Benim dönemimde hakemlik yapan, Trabzonspor’a özellikle haksızlık yapan hakemlerin bir çoğu şuanda hakemliği bıraktılar. Şu anda da halen Türk futbolunun içinde var. Bu sıkıntıların olduğu yerde de kulüplerin başarılı olması mümkün değil. Hem maddi yönden hem manevi yönden bu işin içindeler. Bir de bazı kurum ve kuruluşlar bazı kişilerin başarılı olmasını istemiyorlar.

 

Bizim Trabzon şehrinde de kapalı bir Ergenekon var. Ben Başkanlığı bıraktığım sene ligin ilk maçı, Sivaspor’a 1-0 galibiz, maçın uzatma dakikalarında bir seyirci sahaya iniyor ve maçı hakem, bilerek ve kasıtlı maçı tatil ediyor, o hakem de şuanda hakemliği bıraktı.

 

O da Ergenekoncular meyanda bir insandı. Ve şuanda kendisi nerede araştırırsanız, bulursunuz. Bugün Gs- Beşiktaş maçlarında bizim Trabzon’da yaşananların 10 misli olaylar yaşandı ve aynı hakemle, aynı olay yaşandı, seyirci sahaya indi, maçı tatil etmedi, bizde bir seyirci sahaya indi, futbolcular seyirciyi dövdüler, arkasından tatil edildi ve Trabzon’un galip geleceği maçı hakem tatil etti.

Hakemler hakikaten çete okumak için sayfa 4'ye geçiniz.

  

[PAGE]

 “HAKEMLER İÇİN ‘ÇETE’ DEMİŞTİM, HAKİKATEN ÇETE”

 Yöneticilerin bile kendilerini yönetmesini isteyen bir guruptan söz ediyoruz. “kendisine şamar oğlanı arayan başka bir zihniyet var” şeklinde bir ifadeniz olmuştu. Bu ortam bozucuların yakalarına nasıl yapışılacak, nasıl tespit edilecek? 

 

Yakalarına yapışılacak olanların bir çoğu görevi bıraktı, bir çoğu cezaevlerine, bir kısmı bırakıp gitti. Benim dönemimde 2 ay ceza vermişlerdi. Hakemler için ‘çete’ demiştim. Hakikaten çeteler.Futbol federasyonu beni statlardan 2 ay mahrum etmişti,  +2 ay değil “5 sene Türk futboluna hizmet etmeyeceksin” deseler de bu çete Türk futbolunun içinde var.

 

Çünkü adamın babası hakem, dedesi hakem, kendisi hakem. Bunlar nasıl oluyor ya? Hakem olmanın bir ölçüsü var. Torpille, hatırla hakem oluyorlar, sonrada o insanlar göreve geldiklerinde onlara her şeyi yaptırıyorlar.

 

Trabzon’un başarısını, herkes kendine mal etmeye çalışırken mi kaçıyor şampiyonluklar?

 

Futbol çok kırılgan bir olay. Benim dönemimde o Sivas olayı yaşandı, Hrant Dink cinayeti oldu, rahip öldürdüler, Fatih ve Gökdeniz kurşunlandı. Yine Gökdeniz şike olaylarına karıştı.

 

Böyle bir sürü olay üst üste gelince…sonuçta takım, genç. 18 yaşından başlayıp, 30 yaşına kadar oluşan genç bir kadro. Bu olaylar 55-60 yaşındaki yöneticiyi ‘bir’ etkiliyorsa, o futbolcuyu ‘beş’ etkiliyor. Yani sporcu sahadan etkileniyor, yuhalandıkları zaman 20 yaşındaki o çocuğa bu olayı nasıl anlatırsınız? mümkün değil. Etkenler çok fazla. Bunların hepsi bir araya gelince başarıyı yakalayamıyorsunuz. Ben iki sezon bitirdim, Trabzon’da.

 

Takımı aldığım zaman, 23 puanla 11’nci sıradaydı. Dağınık ve ekonomik olarak sıkıntıdaydı, o sezonu 4’ncü bitirdik. Benim en büyük hedefim, arzum 15 milyonluk İstanbul kenti ve üç büyük takım burada. Onlarla Trabzon’u nasıl yarıştırırım? Hem sportif anlamda hem de ekonomik anlamda. Bunu önce aile meclisinde oturduk konuştuk.

 

Dedik ki: Trabzon şehrinde yer yok, arazi yok, Trabzonspor’a inanılmaz bir proje yaptık, Akyazı projesi. Deniz dolgu yaparak 640 dönüm arazi üzerinde Trabzonspor’a stat, tesis, alışveriş merkezi, gemilerin yanaşması için liman projesini geliştirmek için, o arazi Hazineden kiraladık. Projeyi yaptık, bitirdik arkadan Başkanlığı bırakmak zorunda kaldık, aday olmayacağımı açıkladım.

Haberin devamı için sayfa 5'e geçiniz.

  

[PAGE]

 “AK YAZI PROJESİNE SIRF İŞİN İÇİNDE BAŞBAKAN VE NURİ ALBAYRAK VAR DİYE KARŞI ÇIKIYORLAR”

 

Akyazı'nın Tabelası  konuldu, denizde dolgu işlemleri başladı. Sizinle hayat bulan bu projenin faaliyete geçmesi için son engel, mimarlar odasından geldi. Kıyı yasasına aykırı olduğu için dava açtılar.

 

Dava açtılar ama bana göre o dava önemli bir dava değil. Trabzon’da bir derin devlet var,  Bunlar Trabzon şehrinin kalkınmasını istemeyen insanlar ve olaylara da siyasi bakıyorlar.

 

Ya bu projeyi kim yapıyor? Ak Parti. Kim geliştirmiş? Nuri Albayrak. Sırf bundan dolayı karşı çıkıyorlar. Ama bu proje, benim tasarladığım projenin dışına çıktı. Benim tasarladığım projede Trabzonspor orayı kiralıyor ve projenin sonunda da Trabzonspor’un kasasına 50 milyon dolar para giriyor, şuanda tam tersi oldu. Trabzonspor kulübü projeyi bıraktı, iade etti, sağolsun sayın Başbakanımız bu projeye sahip çıktı. Biz de Başkanlığı bıraktıktan sonra TBMM’den projeyi takip ettik. Bizim bir sözümüzdü bu. Ama sağolsun Başbakanımız bu projeyi ilk gördüğünde çok heyecanlandı. 2007 seçimlerinde bu sözü almıştık ondan.

 

Trabzon meydanında projenin maketini yapıp astık, halk sözünü istedi, Başbakanımız da sözünü verdi. Rizespor da böyle dolgu alanı üzerine projeyi yaptı ama bizim projemizde olduğu gibi 600-700 dönümlük arazi içinde değil. Normalde buralarda yapılaşma izni yok. 2014’te yapılacak olimpiyatlar için böyle bir hak tanınmasını istedik. Projeye ihale yapıldı.

 

Buranın kaç paraya dolacağını öğrendik, 36 milyon 500 TL teklif verdik biz, Sistem İnşaat olarak. Ve ihale bizde kaldı, şu anda işe başladık, inşallah en kısa zamanda dolguyu yapıp, arkasından da stat ihalesi yapılacak.

 

Haberin devamı için sayfa 6'ya geçiniz.

 

 

[PAGE]

 "ÜÇ SÖZÜMÜZÜ BAŞARDIK "

Bizim Trabzon’daki Avni Aker’in yerinin yapacağı fiyat, 50 milyon dolardır. Ama burasının yapılması için yapılacak masraf en az 200 milyon dolar. Yani 50 milyon dolarlık yeri TOKİ alıyor, size 200 milyon dolarlık yeri tahsis ediyor, stat yapıyor. Ondan sonra Başbakanı yuhalayacaksınız. Bu ne spora, ne insanlığa, ne siyasete sığar. 

 

Trabzon’da ekstra aldığımız şu oldu, biz projeyi geliştirdik, Başbakanımız da projeye sahip çıktı. 

 

Üç sözümüzü başardık. Trabzon’a 15 yıldır yapılamayan benzin istasyonunu Kartal’da, Başkanlık dönemimde bitirdim ve Trabzonspor’a 50 milyon dolar gelir sağladım. Bu stat projesi de benim istediğim doğrultuda olsaydı, Trabzonspor’a her yıl 50 milyon dolar gelecekti ve İstanbul takımlarıyla ekonomik olarak yarışacaktık ama maalesef kulüp yönetici arkadaşlar bunu idrak edemediler, projeyi bıraktılar, TOKİ aldı.

 

Albayrak, Haluk Ulusoy'a dair çarpıcı açıklamalar yaptı. Sayfa 7'de

  

[PAGE]

 “HALUK ULUSOY’UN GİTMESİ İÇİN DE İLK TETİĞE BASAN KULÜP BAŞKANI DA BENİM”

 Futbol Federasyonu kongresinde siyasi açıdan yakın durduğunuz, Hasan Doğan’ı değil, Haluk Ulusoy’u neden desteklediniz. 

 

O günkü şartları iyi bilmek lazım. Arkadaşlar o zamanlar yanlış yönlendirmeler yaptılar. O zamanki verdiğim karara pişman değilim ama ondan sonra Haluk Ulusoy çok yanlışlar yaptı ve Trabzon’da Sivas maçının tatil edilmesinin başında o geliyor. Biz doğruyu yaptık, Haluk Ulusoy yanlışları yaptı.

 

Yanlışları yaptığı için de Haluk Ulusoy’un gitmesi için de ilk tetiğe basan kulüp başkanı da benim. O zaman Michael Platini Türkiye’ye geliyor, Futbol Federasyonu bunu ağırlıyor, ben de o gün Başkan olarak, Haluk Ulusoy’un Federasyon başkanlığını derhal bırakması lazım çağrısında bulunuyorum bir basın toplantısında.

Şunu söyledim:”Haluk Ulusoy Başkan olacağı zaman Trabzonspor olmasa ben Başkan olamam, dedi. Ben de Haluk Ulusoy’a şunu söyledim, Trabzonspor senin arkanda durmadığı taktirde sen bu koltukta bir daha da oturamazsın.” Ve oturamadı da…çıksaydı aday olsaydı da… tamam Haluk Ulusoy Trabzonsporlu değil ama Trabzonluların böyle bir hemşericilik hastalığı var. Galatasaraylıdır kendisi. Ama çıkıyor, bu yanlışları yapıyor.

 

“BÜYÜK TAKIMLAR, KENDİLERİNDEN SONRA TRABZONSPOR’UN ŞAMPİYON OLMASINI İSTERLER”

 

TOKİ Başkanı da Trabzonlu ama Galatasaraylı.

 

Olabilir normal, Başbakan Rizeli ama Fenerlidir. Bugün İstanbul takımlarına, (Fener-Galatasaray-Beşiktaş) sorun kim şampiyon olsun, siz olmayınca diye?”Trabzonspor”derler. Veya Trabzon geçen sene yarıştan kopmuştu sonlara doğru, kim şampiyon olsun? “Bursa” derler. Böyle tatlı bir rekabet var.

 

 

Haberin devamı için sayfa 8'e geçiniz

 

[PAGE]

 

“NURİ ALBAYRAK’I, TRABZONSPOR’UN BAŞINDA ÇEKEMEDİLER”

 

Bu mücadelenizin siyasi boyutuydu, sporda da kongrede ibra edilmediği için sizin ve ekibinizin yaptığı harcamalar inceleme altında alınmıştı. Bu takıma başkan olurken tüm varlığınızı ortaya koymamışsınız gibi bir algı ortaya çıkmıştı. 

 

İbra konusu yüzeysel bir olay. Orada insanlar neye el kaldırdıklarını bilmiyorlar. O da o günün şartlarında siyasi bir olaydı. Nasıl ki Nuri Albayrak’ı, Trabzonspor’un başında çekemediler aynı zihniyetle hareket ettiler. Benim siyasi zihniyetim belli. Benim karşımdaki insanların organize ettikleri bir olaydı ama sonra hepsi pişman oldular, benden özür dilediler, şuanda o siyasi leke onların üzerinde kalmıştır. Dernekler masası ve maliye geldi bütün hesaplarımızı inceledi, herhangi bir usulsüzlük olmadığını söyledi, onlara da o leke yeter.

 

seçimden önce kongre üyelerinin sizi seçmeyeceği anlaşılınca seçimi ertelemek, sonra kulübün kıymetlerini nakde çevirip alacaklarını tahsil etmek, yeni gelecek yönetime de takıma takviye imkanı bırakmamak şeklinde…

 

Bakın Trabzonspor’un kasasına en fazla paranın girdiği dönem, Nuri Albayrak dönemidir. Bunu bütün Trabzon şehri biliyor, gerek sattığım futbolcular, gerek benzin istasyonu, gerekse diğer firmalarla yapmış olduğum sponsorluk anlaşmaları. Hatta dönemimde bitmesine rağmen Trabzonspor’un göğüs reklamları anlaşmasını yapmadım. Çünkü yönetim gidiyor, bizim şartlarımızı kabul edecek diye daha düşük şartları kabul eder ve gider diye düşünürlerdi. Trabzonspor’un istasyon projesinin ihalesini ben yapmamış olsaydım, o istasyona  Opet’ten 12 milyon dolar para aldım. 4 milyon dolar işletici firmadan para aldım ve onlarla yapmış olduğum anlaşma sayesinde Trabzonspor’a yaklaşık 50 milyon dolar para girecekti, benden sonra yapmış olsaydılar o paranın yarısı Trabzonspor’un kasasına girerdi.

  

Görevi 23 trilyon borçla devir aldım, bıraktığım zaman 39 trilyonla bıraktım. Sadece Gökdeniz’in satışıyla benden sonra gelen yönetici “Trabzonspor’un borcunu sıfırladık” diye beyanatlar verdiler. Oysa Trabzonspor’un şu anki borcu kamuoyundan saklanıyor, gerçek borcu: 200 trilyonun üzerinde. Trabzonspor’un bu borç yükünün altından çıkabilmesi için tek şartı, şampiyon olması. Olmadığı zaman biten kulüpler arasına katılır Malatyaspor gibi. Biz Trabzonspor’u yönetirken ben kendi şirketim gibi baktım. Millet şimdi öyle bakmıyor. Biz 30 trilyon borçla bıraktığımız zaman kıyamet kopuyordu, bizim derin Trabzonlular…Şimdi yönetimdeler onlar, geldiler ricada bulundular, Başkanlığı bırakacağım zaman, transfer yapma, borçlandırma diye. Ben zaten borçlandırmayı düşünmüyordum, sezonu ilk 4’te bitiriyor.

 

Trabzonspor nasıl kurtulur Sayfa 9'da  

 
[PAGE]

 

TRABZONSPOR’U KURTARACAK TEK ŞEY, ŞAMPİYONLUK”

 Trabzon’un şuanda lig’teki durumu çok iyi, bizi kurtaracak tek bir şey var, şampiyonluk, onun için hiç sesimizi çıkartmıyoruz, şampiyon olsun da ekonomik sıkıntıları ne kadar hafifletiriz ona bakıyoruz. 

  

Trabzonspor için her şeye layıktır. Camiada yanlış düşünenler var ama onlar bizi bağlamıyor, bizi gerçek Trabzonsporlular bağlıyor. Biz aşığız, sevdalıyız, aleyhte çalışanlar problem değil.

 

Transfer komitesinin beklenen adımları atmaması üzerine transferleri bizzat kendiniz yönettiniz, kulübün düzlüğe çıkması, insanların sizin değil kulübün etrafında birleşmesi adına, muhalefetle işbirliği yaptınız, kendi sahanızda yaptığınız maçların hasılatını şehit ailelerine bağışladınız…Yapmanız gerekenlerin sonuna geldiğiniz için mi Başkanlığı bıraktınız?

 

Yok ben özellikle şehirdeki fitne, fesat ve Trabzonspor’un başarıya ulaşmasını isteyen bir ekip var idi, o insanların seviyesini çok düşük olarak gördüm, ailemin bir kısmı devam etmemi istedi, bir kısmı istemedi, özellikle anam istemedi. Projelerimizi ortaya koyunca heyecanlandık başladık, sonuçta aile kararı ile başkanlığa devam edip etmeme konusunda onaylarına başvurdum, para ile sahaya çıkıp da taraftarları aleyhte propaganda yaptıran bir ekip var orada, baktım ki o insanların seviyesine seviyemizi çekip bu mücadeleye devam edecektiniz veya seviyeli insanlarla ama seviyeli insanlar da bu işe sahip çıkmıyor, Sporun içinde siyaset yok diyorlar ama en büyük siyaset, sporun içinde yapılıyor. Verdiğimiz sözleri yerine getirdik, misyonumuzu tamamladık. 

  

Trabzonspor Başkan Yardımcısı Aydın Pişiren sizin yeniden Başkan olmanız için “yürüyüş düzenlenmeli” demişti. Onursal Başkan Mehmet Ali Yılmaz ise projelerinizi tamamlamanız adına yola devam etmeniz gerektiğini düşünenlerdendi. Basın sözcüsü Zeyyat Kafkas ise aday olmamak gibi bir lüksünüzün bulunmadığını ifade etmişti. Yine Başkan yardımcısı İbrahim Baturoğlu ise bir dönem daha bu görevi yürütmenizi, sizin ikna etmenizi değil, ikna edilmenizi savunmuştu.  Sonunda ikna olmadınız…

 

Ben o seviyeyi gördükten sonra biz mutaassıp bir aileyiz. Düşünün o statta bulunan insan kadar insan çalıştırıyoruz. Futbol’da başarılı olursunuz, olamazsınız, top yuvarlak, bir sürü şeyleri yerine getiriyorsunuz, 32 parçadan oluşmuş o meşin, bir parçayı yerine koyamadığınız zaman top olmaktan çıkıyor ve havasını vermediğiniz zaman top olmaktan çıkıyor. Bunları bu şehirde meydana getirmek, bu basın, bu medya, bu yazar çizer size komplo düşünüyorlar, stattan seyirciyi sahaya atlatıyorlar, federasyon dahil olmak üzere sizin başarısız olmanız için her şeyi yapıyor. Haluk Ulusoy’un, Sivasspor Başkanı ve Teknik direktörünün yaptığı çirkeflikler hala gözümün önünden gitmiyor. Bir ‘3’ puan almak için adamlar her türlü yola başvurdular. Onlar için her yol mübah.  O insanları da görünce “Bu iş buraya kadar" dedim. 2 sene, 26 ay az bir süre değil, Trabzon gibi bir takımı idare etmek kolay değil.

Albayrak Yanal ve Güneş'i de değerlendirdi sayfa 10'da

 

[PAGE]

 

“BEN TRABZONSPOR’UN, ERSUN YANAL İLE DEVAM ETMESİNİ İSTERDİM”, “TRABZON ŞEHRİ İÇİN ŞENOL GÜNEŞ BİR ŞANS”

 

Başkan iken gönlünüz, İspanya’nın Sevilla takımının teknik direktörü Juan de Ramos’tan yanaydı. Şu an Şenol Güneş, Trabzon için bir şans mıdır, şu anki yönetim bu şansı iyi kullanıyor mu?

 

Şu anda ben isterdim ki bu takım Ersun Yanal ile 4-5 yıl devam etsin. Ben dönemimde Ersun Yanal ile anlaşmıştım, gençleşen ve yeniliği takip eden fakat geçen sene yapılan teknik direktör değişikliği çok yerinde bir değişiklik olmadı, yönetim bocaladı. Trabzonspor’un tek çıkış yolu vardı, o da Şenol Güneş’ti. Tabi Trabzon şehri için Şenol Güneş bir şans. Kendini son yıllarda çok iyi yetiştirdi. Tam yönetimin gideceği anda Şenol Güneş’in gelmesiyle yönetimi de, şehri de, takımı da hepsini kurtardı. Ben onun için Şenol Güneş’ i destekliyorum. Başarısız olacağı dönemler olacaktır. Ama Şenol Güneş’e ve takıma sahip çıkmak lazım. Şu an tam zamanı yani.

  

6+2+2 yabancı transfer formülü doğru bir formül mü, biliyoruz ki siz yabancı sınırlamasından yanasınız. Diğerleri niçin sizin gibi düşünmüyor?

 

Türk futbolunun kalkınması için yabancı da şart, yabancısız olmuyor ama bugün inanılmaz paralar gidiyor yurtdışına. Bizim genç takımlar, ümit takımlar, ligten de paf takımları için A, B, C gibi üç dört takım var, oralara harcanan meblağaların inanın % 10’unu biz fiziki mekanlara ayıralım, Türkiye’nin çok genç bir nüfusu var, 8-9 yaşında bu çocukları adapte edelim ama onlara fiziki mekanları hazırlayalım. Türk futbolunun bugün burada olmasının en büyük etkenlerinden birisi kimdir diye sorsam kimse bilmez, Özal’dır. Türk futboluna çağ atlatan, Özal’dır. Özal iktidarı döneminde Türkiye’de çim sahaları yapılmaya başladı. Toprak sahadan adam çıkması mümkün değil, çünkü bu iş kondisyona dayalı bir iş, ne zaman ki çim sahalar yapılmaya başlandı, Türk futbolu başarılı olmaya başladı. Sağolsun Başbakanımız futbolculuktan gelme, Belediye başkancılığından gelme, her şeyi çok iyi biliyor ve yaşamış….

 

“UZUN VADELİ HESABIM, TRABZONSPOR’UN PAF TAKIMLARINA ÖNCELİK TANIMAKTI.”

 

100 milyon dolar harcadığınız bu takımın, alt yapısına da bir 5 milyon dolar harcayın, bakın siz 5 sene sonra paf takımı ile A Takımı kurarsınız. Fakat çok tezcanlıyız, aceleceyiz, bir an önce olsun istiyoruz, uzun vadeli yatırım olursa Trabzonspor tarihinde öyle başarılı oldu. Şampiyonlukları yabancılarla değil yerlilerle yakaladı. Trabzon şehrinde 7 tane profesyonel takım var. Sadece Trabzonspor bu takımlara 5’er 100 bin dolar para verse 3,5 milyon dolar eder, her sene oradan futbolcu gelir ama fiziki mekanlarını ayarlayacaksın, beslenmesini de yaparsan olur…Trabzon’un yerel profesyonel takımlarına yardım en fazla benim dönemimde yapıldı. Akçaabatspor, Of spor, sürmene olsun….Şu anda bir kuruş yardım etmiyorlar. Yapın, oradan çıkacak futbolculardan siz istifade edin. Uzun vadeli hesaplarım da oydu. Trabzonspor takımının paf takımlarına öncelik tanımaktı.

 

"Trabzonspor trabzon'a yetmez" sayfa 11'de

 

[PAGE]

 

“BİR TEK TRABZONSPOR’UN BAŞARISI, TRABZON’A YETMEZ

 

 “Enerji ve beyinlerdeki sinerjiyle başarılarına yepyeni halkalar ekleyecektir” diyorsunuz ama  o ürkeklik transfer açısından da sizi vuruyor.. Bu sinerji nasıl evreselleşir sizce?

 

Bir şehirde her noktada bütünlük olması gerekir. Basında, medyada, taraftarda, camiada…hepsi bir araya gelmesi gerekir. Planlı ve programlı olması lazım tabi. Siz şimdi tek Trabzonspor ile bunu başarırız diyorsanız, yanılırsınız. Ama oradaki amatör takımlara bile sahip çıkmanız lazım. Bu takımlara ve profesyonel takımlara sahip çıkarsanız bu işi yakalarsınız. Hem de çok ucuza yakalarsınız. Bugün Trabzonspor’un yıllık harcadığı bütçe 100 milyon dolarsa, buralara sahip çıkarak, bu işi 50 milyon dolara çıkarır.

  

Trabzonspor bir mantalite geliştirmiş, deplasmandaki başarısıyla "Bize her yer Trabzon" diyor ama dış sahada ilk lig yenilgisini aldı. Trabzonspor'da da Fenerbahçe’de de bu var, sona doğru geldiklerinde şampiyonluğu elden kaçırma psikolojisi. Bunun bir araştırma konusu olması gerekmiyor mu? 

 

Trabzonspor genç bir takım. En yaşlı futbolcusu, Serkan Balcı herhalde. Genç çocuklara bunun psikolojik olarak eğitimini vermek lazım. Çok kolay yerden ayaklanıp, havalanıyorlar. Bu havalanma sonuç itibariyle ikinci yarıya iyi başlayamamamıza neden oldu. Bir de bizim yerel basın ve medya çok fazla balonu şişiriyor. Şirince bu da etken. O çocuklar kendilerini her şeyin üzerinde zannediyorlar. Oysa sahada 11-11 oynanıyor, hepsinin de kondisyonu birbirine yakın, moral motivasyon, o haftayı iyi geçiren takımlar sahaya çıkıyor ve ipi göğüslüyor. Fener maçını izledim, geçen hafta birinciliğe oynayan Trabzonspor değil gibi geldi bana. Sonuçta çok kırılma noktalarında hakem de inanılmaz hatalar yaptı, ikinci gole baktım, gol öncesi faul var, faulü vermiyor, dönen top Trabzonspor’a gol oluyor, bu da oyunun kırılma noktası, orada kopuyor. Bu maçın kaderini hakem tayin etti yani.

 

"Şampiyonu hakemler belirliyor" sayfa  12'de

 

[PAGE]

 

“ŞAMPİYONU HAKEMLER BELİRLİYOR”

 

Adnan Polat da verdiği ifadede, “birinci ve ikinciyi hakemler belirleyecek” demiş zaten.

 

Belirliyorlar zaten. Ama geçen sene de belirlemeye çalıştılar, Allah’ın adaleti sonunda Bursaspor şampiyon oldu. İnşallah Allah’ın adaleti bu sefer tecelli eder de Trabzon şampiyon olur.

 

 

 KAYNAK : HABERX- Hülya Okur


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
iissaa - 6 yıl önce
kadroyu sen kurdun bunlar meyvesini yiyorr yazık o kadar uğrastığına senin hatan senol güneşi takımda tutmamandı
Avatar
satarili - 6 yıl önce
kadroyu albayrak kurmadi sadri $ener ve ekibi kurdu.
Avatar
lazerdal - 6 yıl önce
valla trabzon spor taraftarı çook kadir kıymet bilmeyen bi taraftar topluluğu trabzonlular gelip istanbulda yaşayacaklarki tarbzon sporun ne demek olduğunu bu gurbet ellerde ne kadar değerli oldunu anlasınlar ben nuri al bayrak başkanken ben trabzon spor üyesi oldum benim üyelik kağıdımı o imzaladı hemde en kötü olduğu zamanda üye oldum özü sözü bir olduğuna inandığım için trabzon spora rüyalarında bile göremeyeceği akyazı spor kompleksini kazandırmak üzere ama hala inanmıyo trabzon halkı nuri albayrak ve onun gibi ileriyi gören başkanların değerini bilmiyor stada gidip çekirdek yemeyle olmuyo nuri albayrak gibiler bu takım için bu şehir için bir şeyler yapmaya çalışanları taşlamaya karalamaya çalışıor bunların üstünden nemalanmaya çalışıyor ben solcuyum ama doru düzgün işler yapa nların önünde eğilirim benim şehrim için bişeyler yapmaya çalışan çabalayanlar için her şeyimi veririm bu şehir şimdi bilmesede elbet birgün böle insanların böle başkanların elbet değerini bilecekdir
Avatar
ERKANZAGA - 6 yıl önce
yeni stadimizin ismi albayrak stadi olacak
Avatar
tarıkbuğra - 6 yıl önce
sayın albayarak bu kulube ne kazandırdınız önce onu söyleyın.bu yaptığınız açıklamaları neden trabzonspor kulubübaşkanıyken yapmadınız?
Avatar
ercalik - 6 yıl önce
Sayın Nuri Başkanın icraatlarını fazla beğenmem ama Allah için adam net konuşurdu.Hatırlıyorum da Sivas maçından sonra 5 maç ceza alınca bir çok tv kanalında baya tepki göstermişti. Net olarak fedarasyona verdiğim desteği çekececeğim diyebilmişti. Net konuşan adam lazım bize.Felsefeci değil.
Avatar
Ahmert - 6 yıl önce
Şimdi bursasporu federasyon mu şampiyon yaptı? Yoksa biz mi FB ye yenilmeyip Bursasporu şampiyon yaptık. Sürekli bu 2 şeyi söylüyorsunuz. Hangisi??
Avatar
Hannover - 6 yıl önce
yeni stadimiz ismini arsin koymalarini itsiyorum