banner192

Tartışma yaratacak açıklama!

 Bakan Günay'ın 'ecdat' açıklamalarına Başbakan Erdoğan'ın ne cevap vereceği merak konusu... Gazeteci Ömer Şahin’in TRT Türk’de yayınlanan “Görüş Farkı” programına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’dan tartışma doğuracak açıklamalar geldi. AK

Tartışma yaratacak açıklama!

 Bakan Günay'ın 'ecdat' açıklamalarına Başbakan Erdoğan'ın ne cevap vereceği merak konusu...

 Gazeteci Ömer Şahin’in TRT Türk’de yayınlanan “Görüş Farkı” programına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’dan tartışma doğuracak açıklamalar geldi. AK Parti’nin resmi belgelerinde “Başkanlık Sistemi” olmadığını söyleyen Günay, parlamenter sistem ile Cumhurbaşkanı-Başbakan çatışması yaşanmadan da devam edilebileceğini, Partili Cumhurbaşkanı’nın ise halkı kutuplaştıracağını savundu. Türk Dizilerinden övgüyle söz eden Günay, “Muhteşem Yüzyıl” ve “ecdat” tartışmasına farklı yaklaştı: “Biz padişahlar üzerinden ecdadımız diye gidersek çocuklarımıza çok mahcup olabiliriz. Sultan Süleyman iktidar hırsıyla oğlunu boğdurdu. Ecdat olarak Padişahları değil, Yunus’u, Hacı Bektaş’ı anlatalım.”

Ertuğrul Günay, Başkanlık Sistemi konusunda, “AK Parti’nin bir dayatması yok. Başkanlık Sistemi teklifi verildi ama Hükümetin ya da MKYK’nın müzakere ettiği metin yok. Başkanlık sistemi önerdiğimiz modellerden birisidir. Başkanlık sistemi olmayabilir de... Nitekim AK Parti’nin resmi belgeleri Parlamenter Sistem öngörmektedir” dedi.

Günay, Parlamenter sistemin devam etmesi halinde halk oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında“yetki krizi” çıkacağı görüşüne de temkinli yaklaştı: “Parlamenter sistem çatışmasız devam edebilir. Yasamayı etkili kılacak halk oyu mekanizmasını güçlendirmemiz gerekiyor. Dünyada halk oyuyla seçilen ama parlamenter sistemin kuralları içinde davranan, başarılı işleyen modeller vardır. Örneğin Avusturya böyledir. Avusturya’da cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir.”

Cumhurbaşkanı’nın parti başkanı değil,”cumhur”un başı olduğunu ve onursal bir görev üstlendiğini söyleyen Günay, şöyle devam etti: “O ismin elbette bazı yetkileri vardır. Ama o yetkileri çok dikkatli kullanırsa, sistem üzerinde denetleyici, yönlendirici olur. Hayır ben parti kimliğimle davranmak istiyorum derse o zaman, hem toplumun bir gözünde siyasi kişilik haline gelir. Bir kamplaşmanın vesilesi olabilir. Hem de aşağıda ikinci bir icranın başı varsa onunla çatışma da olur.”

Günay, Atatürk ve İnönü’nün partili cumhurbaşkanlığının demokrasi için “geri gidiş” anlamına geleceğini de söyledi.

Niye Tek Partinin Partili Cumhurbaşkanı’nı model alalım?

Günay, Başbakan Erdoğan’ın savunduğu “Partili Cumhurbaşkanı” modeline de soğuk baktı, Atatürk ve İnönü’nün model gösterilmesine karşı çıktı. Günay, şunları söyledi:

“Başarılı örnekler değil. Bugün ki çağda biz neyini örnek alıyoruz tek parti döneminin ki, onu örnek alalım? Onlar o dönemin, geçiş döneminin uygulamalarıdır. Çünkü 600 yıllık bir saltanattan, cumhuriyete geçiyorsunuz. O zaman o geçiş döneminin bazı sancılı yönetimleri var. Ve hem icranın başı hem de Cumhurbaşkanı ki bir dönem sonra terk edilmiştir o sıfatlar. Sembolik olarak Atatürk yukarıda kalmıştır. İcrayı aşağıda başbakanlara bırakmıştır. İnönü’ye ve Celal Bayar’a devretmiştir. Kaldı ki bizim onları örnek almamız şu anda demokrasi yürüyüşümüzde geriye doğru örnek almamız anlamına gelir. Bugün işleyen Avrupa modelleri nedir? Ona bakmamız lazım.”

Devlet Tiyatroları görevini gayet iyi yapıyor

Bakan Günay, Devlet Tiyatroları’nın geleceği konusuna da açıklık getirdi. “Devlet tiyatroları kapanmıyor, görevlerini gayet güzel yapıyorlar. Toplum için güzel örnekler, sanat eserleri oluşturması sorunlarımız vardı, bayağı yol aldık. Sanatı Anadolu’ya halkın ayağına götürmek, elitist bir çevrenin eğlence aracı olması ötesine taşımak istiyoruz” diyen Günay, yasal çalışmanın sürdüğünü de hatırlattı.

Ecdat olarak Padişah’ı değil,Yunus’u anlatalım

TRT Türk’de Ömer Şahin’in sorularını yanıtlayan Günay, Başbakan Erdoğan’ın, “Bizim öyle bir ecdadımız yok” diye eleştirdiği “Muhteşem Yüzyıl” tartışmasına da değindi. Günay, “Bizim kültürümüz haremden ibaret değil ama tarihimiz her şeyiyle çok mükemmel, herkese örnek de değil aslında” dedikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim o tarihi dizilerde, çok ünlü sadrazamın öldürülmesine daha gelmedik. Cihan padişahının iktidar hırsıyla kendi oğlunu yandaki çadırda boğdurtmasına gelmedik. Tarihi çok kurcalamayalım. Tarihin övünülecek güzel tarafları olduğu gibi, bugünkü idrakimizle bağdaşmayacak kötü tarafları da var. Daha önce de söyledim. Tarihten alacaksak bir şey Yunus Emre’yi çocuklarımıza öğretelim, anlatalım. Hacı Bayram Veli, Bektaş Veli’yi anlatalım. Biz padişahlar üzerinden ecdadımız diye gidersek çocuklarımıza çok mahcup da olabiliriz.”

Fazıl Say ve Levent Kırca’yı Konuşmaya gerek yok

Ertuğrul Günay, sanatçılar Fazıl Say ve Levent Kırca’nın hükümeti eleştiren sözlerine ise, “Bu programda zamanımızı boşa tüketmeyelim. Konuşmaya gerek yok”sözleriyle karşılık verdi.

Dizilerimizin başarısı kıskanılıyor

Bakan Günay, Türk dizilerinin Ortadoğu, Avrupa, Rusya ve Orta Asya’da çok etkili olduğunu, ülke tanıtımına büyük katkı yaptığını söyledi. Günay, “Şu anda bütün komşu ülkeler, bizim kuşağımızdaki ülkeler Türkiye’nin bu tanıtım başarısını kıskanıyor” dedi.

Günay, dizilere dönük eleştirileri, “Ufak tefek tartışmalar var. Olur bunlar olacaktır. Şimdi çok sayıda da üretim başladı. Biraz daha sanıyorum ki bu tartışmalardan etkilenerek daha dikkatli davranacaktır insanlar. Daha tarih okuması metin okuması coğrafya çalışması yapacaklardır. Yolda giderken hani biz göçer bir gelenekten geliyoruz biliyorsunuz. Kervan yolda düzelir.” şeklinde değerlendirdi.

Günay, Sansür’e kızdı: Densizlik

Günay, Yunus Emre’nin şiiri ile Fareler ve İnsanlar ve Şeker Portakalı kitaplarına dönük “sansür”e sert tepki gösterdi: “Güzel bir söz var. Cahille bal yenmez, alimle taş taşı diye. Yunus Emre Anadolu’nun özünden gelen bir ariftir, erendir, bir felsefecidir. Bizim öz yüreğimizdir. Ben Yunus’a itikaden kendimi çok bağlı hissederim. Yunus konusu gelince beni zapt etmek biraz zordur. Kimse Yunus Emre’ye herhangi bir kısıtlama getiremez. O ne söyleyeceğini bilmiştir ve güzel söylemiştir. Onu kısıtlamaya kalkmak densizliktir. Haddini bilmezliktir. Onu da millet bir kenara koyar zaten. Fareler ve İnsanlar’ı bugün ben de duydum. Bunlarla uğraşmak bana çok doğru gelmedi.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.