banner192

"Taksim ve Gezi'ye güneş doğmuştur!"

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Taksim ve Gezi parkı o günlerin etkisinden tamamen kurtulmuş güneş doğmuştur. Suç örgütlerinin yakmak, yıkmak, öldürmek, yaralamak, kamu malına zarar vermek için yaptıkları eylemlere hiçbir hukuk devletinde izin verilmez


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Taksim ve Gezi parkı o günlerin etkisinden tamamen kurtulmuş güneş doğmuştur. Suç örgütlerinin yakmak, yıkmak, öldürmek, yaralamak, kamu malına zarar vermek için yaptıkları eylemlere hiçbir hukuk devletinde izin verilmez. Biz de bunun aynısını yaptık” dedi.


Başbakan Yardımcısı Arınç, “4. İstanbul Finans Zirvesi”nin kapanış konuşmasını yaparak yabancı yatırımcılara seslendi. Yatırımlar konusunda Türkiye’nin geleceğine ilişkin kafalarda bazı soru işaretlerinin yattığını düşündüğünü söyleyen Arınç, “Siz sadece rakamları konuşmaya gelmediniz bence. Bunu sordunuz mu sormadınız mı bilmiyorum ama havayı kokladınız. Ben size açıkça söyleyeyim Türkiye’nin istikrarını bozacak hiçbir harekete izin vermeyiz. Türkiye’de Haziran ayında Taksim ve Gezi parkında yaşanan olayları uluslararası medyanın dünyaya nasıl takdim ettiğini biliyoruz. CNN, BBC, Reuters’la bu konuda görüştüğümüz için biliyorum. Buradan onları suçlayacak bir densizlik yapmam. Bunu kendileri ile görüşmelerimizde söyledik. Onlar görevlerini yapıyorlar. Bize göre doğru veya yanlış ama medyanın işine karışmak niyetinde değiliz. Ama siz bu haberleri izledikçe büyük bir tedirginlik içerisine girdiniz. Türkiye’de ne oluyor. Türkiye’de kara günler mi gelecek.

Yatırımlarımız etkilenecek mi, nedir bu olaylar diye endişe taşıdınız. Çok merak ettiğiniz yer on metre ötesi. Otele geldiğimde odamdan baktım. Park eskisinden daha güzel olmuş, insanlar içerisinde çok rahat bir şekilde durabiliyor. Taksim meydanı bir alan haline geliyor. Yayalaştırma projesi bitmiş trafiğe kapalı insanların huzur içerisinde bulunabileceği bir meydan haline gelmiş. Ama siz bunları görmediniz. Size televizyonlarda farklı yorumlar yapıldı. Maalesef çok öncesinden İstanbul’a savaş muhabirlerini gönderen kurumlar oldu. Bu hazırlıkların ne anlama geldiğini biz biliyoruz. Türkiye’nin siyasi istikrarını bozmak hükümetin itibarını zedelemek için sadece bu değil buna benzer çok olay yapılıyor. Ama başarısız oluyor.

Demokratik gösterilere diyecek hiçbir şeyimiz yok. Sonuna kadar toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasal bir şekilde yapmak için her türlü emirlerine hazırız. Ama suç örgütlerinin yakmak, yıkmak, öldürmek, yaralamak, kamu malına zarar vermek için yaptıkları eylemlere hiçbir hukuk devletinde izin verilmez. Bizde bunun aynısını yaptık. Ama şimdi Taksim ve Gezi parkı o günlerin etkisinden tamamen kurtulmuş güneş doğmuş ortalık aydınmış o zaman yapılan gösterilerin kimler tarafından ve ne maksatla yapıldığı ortaya çıkmıştır" dedi.

“TÜRKİYE’DE SİYASİ İSTİKRAR DEVAM EDECEKTİR”
Türkiye’nin yatırımlar için cazip bir ülke olduğuna vurgu yapan Arınç, “Türkiye için bir endişeniz olmasın. Türkiye’de siyasi istikrar devam edecektir. Türkiye yatırımlar için cazip bir ülkedir. Ve hiçbir şekilde ekonomik istikrarın bozulmasına da imkan vermeyecek bir ekonomi yönetimi iş başındadır. Siyasette her şey olabilir fakat yapısal ve kurumsal olarak Türkiye o kadar güçlü hale geldi ki Türkiye’de işlerin bozulacağını iddia edenleri sizin bir gülümsemeyle karşıladığınız düşünüyorum. Türkiye bu güne kadar sağladığı başarıları devam ettirecek. Kaç seçim yapılırsa yapılsın partimizin iktidara gelmesi bir kenara bu istikrar bozulmayacaktır. Gözünüzü Türkiye üzerinden ayırmayın. Türkiye üzerindeki hiçbir spekülasyona geçerlilik payı vermeyin. Türkiye’nin geçmiş kırılganları içerisinde yer almış partileri kapatılmış yargılanmış suçlanmış biri olarak tecrübelerime güvenin Türkiye için endişeniz olmasın” dedi.

“HER ZAMAN KRİZ OLABİLİR ÖNEMLİ OLAN DALGALI DENİZDE GEMİYİ YÜZDÜRMEKTİR”
Ekonomi ve siyaset arasında karşılık kazan kazan ilişkisi olduğuna değinen Arınç, "Bir siyasetinin kendisine sorduğu en önemli soru vatandaşın talep ettiği konular nelerdir. Ben bu yüz yılda savaş gibi istisnai durumlar hariç insanların ekonomik refah ve gelir olduğu kanaatindeyim" dedi.


Arınç daha sonra şöyle konuştu: “Ekonomide güçlendikçe diğer alanlarda daha rahat hareket alanı olur. Ekonomide her zaman krizler olabilir. Hiçbir ekonomist gelecek on yılda krizi olmayacağının garantisini veremez önemli olan dalgalı denizde gemiyi yüzdürmeyi bilmektir. Kalıcı büyüme ve ekonomik kalkınmanın çevre faktörünü de dikkate alarak planlaması çok önemlidir. Gelecek nesillere borçlu bir ekonomi bırakmak ne kadar sorunlu ise geleceği yok olmuş bir doğada bırakmak o kadar tehlikelidir".

"BAŞLATTIĞIMIZ SÜRECİN EN MAKUL SÜREÇTE NETİCELENECEĞİNE İNANCIMIZ TAMDIR"
Türkiye’nin geçmişten kalan sorunlarından birinin terör olduğunu hatırlatan Arınç şunları söyledi: “35 yıldan beri terör sorunu maalesef kesin bir sonuca çözüme ulaştırılamamıştır. Hükümetimiz 9 ay önce başlattığı çözüm süreci ile şuana kadar hiçbir siyasi iktidarın cesaret edemediği ciddi bir adım atmıştır. Bizler ülkemizde huzuru güveni ve refahı bozacak her türlü faaliyetin karşısındayız. Başlattığımız sürecin en makul süreçte neticeleneceğine inancımız tamdır.

Bu süre de terör sebebiyle ölüm haberinin gelmemesi sabotaj olaylarının son bulması bizim için en büyük güvencedir. Terörün Türkiye’nin 2023’te en büyük 10 ekonomi içerisine girmek konusunda engel olduğunu biliyoruz. Silahın şiddetin olduğu yere yatırımcı çağırmak zordur. Terör sorunu da çözerek bu sorun sebebiyle ekonomik olarak bakir kalmış Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin de yeni bir cazibe alanı olmasını bekliyoruz. Hükümetimiz 11 yıl içerisinde dış politikada gerçekleştirdiği açılımlar, attığı adımlar ülkemizdeki ekonomik ve refah düzeyinin yükseltilmesi dünyanı siyasetinde hak ettiği rolü alması amacına yöneliktir. Buda siyasi istikrarla ekonomik istikrar bir biri ile siyam ikizi gibi yakından ilişkilidir. Birinin yokluğu öbürünün yokluğu, birinin varlığı ötekinin varlığıdır”.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.