banner192

Hakim ve savcılara silah verilecek

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ovacık Başsavcısı Murat Uzun’un şehit olmasının ardından savcıların koruma isyanıyla ilgili eleştirilere yanıt verdi. Bakan Ergin, aldıkları yeni kararla hakim ve savcıların fiyatının üçte biri fiyatına silah alabileceğini aç

Hakim ve savcılara silah verilecek

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ovacık Başsavcısı Murat Uzun’un şehit olmasının ardından savcıların koruma isyanıyla ilgili eleştirilere yanıt verdi. Bakan Ergin, aldıkları yeni kararla hakim ve savcıların fiyatının üçte biri fiyatına silah alabileceğini açıkladı. İşte Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in canlı yayında yaptığı açıklamaların satır başları:

HAKİM VE SAVCILARIN KORUMA İSYANI
Geçmişten başlayan bir çalışmamız vardı. Özellikle Doğu ve G.Doğu’da lojmanların kamera sistemiyle donatılması, koruma noktalarının oluşturulması gibi. Bu saldırılardan önce belli bir mesafe alınmıştı. 15-20 gün içinde güvenlik kameralarının tamamının bitirilmesi ve güvenlik noktalarının tamamlanması için İçişleri Bakanlığı ile görüşmeler yapıldı. Ovacık Başsavcısı’na yapılan saldırıda hakim ve savcıya silah yok tartışmaları oldu. Bu tartışma doğru değil. Silah edinebilir ruhsatlı.
 
Ruhsat temine dip silahınızı alabilirsiniz. Bunda engel yok. Bunların fiyatı pahalı diye hakim ve savcıların bir kısmı Bakanlık üzerinden başvuruyor. Biz Savunma Bakanlığı üzerinden MKE’ye gönderiyoruz. Onlar da stoklar üzerinden temin ediyor. Bakanlar Kurulu’nda tartıştık. Neticede şöyle bir karar alındı. MSB ile müracaat yapıyoruz bugün itibariyle. Silahları ucuz fiyata MKE’nin temin ettiği silahlar düşük fiyatla isteyen hakim ve savcılara verilecek. Tezgah fiyatının üçte birine bu silahları alabilecek.
 
BALYOZ DAVASI KARARLARI
“Yargılama süreci devam ediyor. 324-325 kişi üzerinden gerekçelerini yazacak mahkeme. Taraflara tebliğ edilecek. Kararlarda hata olduğunu düşünenler temyiz mahkemesine götürecekler. İncelenecek. En nihayetinde kesin hüküm verilene kadar süreç var.  
 
Delillerin değerlendirilmesi bir Adalet Bakanı olarak benim açımdan mümkün değil. Bu karar önemli bir karar. Bu yargılama önemli bir yargılama. Soruşturma aşaması da çok tartışıldı. Türkiye sivil mahkemede ilk kez bir darbe girişimini yargıladı.”
Ben yargılamanın içerisinde yer alan konuların tartışılmasına kameralar önünde bir değerlendirme sunamam. Yargı organları süreci tamamladıktan sonra hukukçular da tarih de değerlendirecektir.
 
BABALIK HAKLARININ ELLERİNDEN ALINMASI
Bu hususlar kararın artçıları. Mahkeme yargılamayı yaparken baştan tespit yapmıştır. TCK 2005’te değişti. 2005’ten önce işlenen fiilden dolayı eski yargılama yoksa yargılandığı dönem mi uygulanacaktır. Eski yasa uygulanmıştır. 33. madde var. 5 yılın üzerinde mahkumiyet alanlarla ilgili babalık ve kocalık haklarıyla ilgili madde var orada. Bunun pratikte bir karşılığı olmadığını düşünüyorum. Bunu açık yazmayabilirdi. 33. maddenin 2. fıkrası dese kimse rahatsız olmazdı. Yasa maddesi öyle.
 
TUTUKSUZ SANIKLARIN HÜKÜM GİYMESİ
Kamuoyunda bir tartışma var. Spor yazarları, magazin programları yapanlar bu yorumları yapıyor. Yapılan değerlendirmelerin yüzde 90’ı konuya vakıf olmadan yapılan hissi değerlendirmeler. Konuya vakıf olanlar da var.
 
Davada işlem gören evrak sayısının 200 binden fazla olduğunu söyleyenler var. Değerlendirme yapmak için zemin müsait değil. Süreç devam ediyor. Normal şartlarda davanın kapsamında geniş bir muhtevası var. Tutuklu sayısı da fazla. Yargıtay’ın ilgili dairesinin özel ihtimam göstereceğini düşünüyorum. Bu dosyanın kapsamı dışında Türkiye çok önemli bir değişim sürecinden geçiyor.
 
Darbe ve muhtıralarla yoğrulmuş Türkiye’nin artık bunlardan kurtulması önemli. Bunların tartışılması Türkiye için bir zuldür.  Arada sizlere kadar ulaşmayan muhtıraları alt alta koyun. Türk siyaseti bunlarla uğraşmaktan yorulmuş artık.
 
Türkiye’nin gelecek nesilleri için demokrasinin güçlenmesi yürüyüşü çok kolay değil. 2001-2012 sürecine bakın, Ak Parti sürecine bakın. Genel başkanın adaylığının iptal edilmesi, başkanlıktan indirilmesi, 2003’teki bombalamalar, siyasi cinayetler.. Bunları yan yana koyun. Türkiye çok büyük sorunlar atlatarak geldi
Türkiye yeni bir döneme doğru yol alıyor. Demokrasiye doğru evirildiğimizi düşünüyorum
 
Bu ülkede maalesef darbe ve muhtıra iklimi asker bürokrasisinin gayretiyle olmuyordu. Medya, siyaset, üniversiteden katkı sunanlar vardı. Asker rolüne dikkat çekmiyorum sadece. Bu alanlarda bir değişim yaşanıyor. Bu iklimden kendimizi kurtarmamız ve bu sarmala girmememiz lazım.
 
YARGITAY’DA SONUÇLANMASI EN ERKEN 4-5 AYI BULUR
Yargıtay’da bu dosyanın okunması için kanaatimce birden fazla savcı görevlendirecektir. 9. Ceza Dairesi de bu kadar çok tutuklu sanığı olan dosyanın normal sürede gelmesine rıza göstermeyecektir
Başsavcılık, ilgili dairenin çalışmaları neresinden bakarsanız bakın 4-5 aydan önce olur gibi gözükmüyor ama bu süreç daha fazla uzayabilir.
 
YARGITAY KARARI BOZARSA…
Yargıtay kararı bozarsa son yapılan yasal düzenlemeyle aynı karar veren mahkemeye geri dönecektir dosya.
 
TSK’NIN BALYOZ AÇIKLAMASI
Ceza alanların ailelerini üzüntüye sevk etti. Doğrusu buna sevinen kimse olduğunu düşünmüyorum ben. Keşke bu olaylar olmasaydı. İnsani refleksle ailelerin üzüntüsünü paylaşan, adaletin tecelli edeceğine inandığını belirten bir açıklama yaptı. Açıklamada bir problem görmüyorum.
 
ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU HAKKI
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yöntemi var. Yaşam hakkı, adil yargılanma hakkı, işkence, özel hayatın korunması anlamındaki konularda bunların ihlal edildiği gerekçesiyle gidilebiliyor. Gerekçeli karardan sonra Yargıtay’a gelecek. Yargıtay aşamasından sonra davada yargılananlar kendi haklarının ihlal edildiğini düşünüyorsa Anayasa Mahkemesi’nde şikayetçi olabilecek. Bunun için iç hukuk yolunun bitmesi lazım.
 
KILIÇDAROĞLU’NUN AÇIKLAMALARI
‘Silivri’den adalet beklemek mümkün değil’ dedi Kılıçdaroğlu. Kılıçdaroğlu geçmişte de benzer şeyler yaptı. Soruşturmayı yapan hakim ve savcılar kendilerini savunma hakkına sahip değiller. Siyasetçi ve medya mensubuyla polemiğe giremez. Hukuki ve teknik eleştiriler getirilebilir. Hakaret ve iftira içeren tona giremez. Kimsenin böyle bir hakkı yok. İftira ve hakarete varan, ölçüsüz ve mesnetsiz değerlendirmeler yapıyor Kılıçdaroğlu. Keşke bunlardan bir nebze kaçınsa.
 
ŞANLIURFA CEZAEVİ’NDEKİ YANGIN
3 dakikada koğuşun kapısı açılıyor. Alt katta bulunanlar kurtarılıyor. Üst katta hayatını kaybedenler yanarak değil dumandan boğularak hayatını kaybediyor. İlk dumandan 9 dakika sonra itfaiye aracı, 10 dakika sonra da ambulans geliyor
 
Adli soruşturmayı yapan savcılık. Yangın açısından da hakem bilirkişi olan noktalarda da ihmal var mı diye başsavcılık soruşturma yapıyor
 
NEFRET SUÇLARI
Son Peygamberimize dönük saldırı içeren filmlerin yayınlanmasının ardından çıkan olaylardaki hassasiyet de gözetilerek önyargıya dayalı suçlarda nefret suçu dediğimiz bir düzenleme yapılması ihtiyacı hasıl oldu. Partide çalışma ekibi oluşturuldu. Biz de teknik destek verdik bakanlık olarak. 
 
Meclis çalışmaya başlayınca tasarı parlamentoya sevk edilecek
 
Türkiye’de kişilerin din, ırk, cinsiyet ayrımı gözetilerek saldırı altına alınması ceza müeyyidesi ile yaptırıma bağlanacak. Yaralama varsa, biri renginden dolayı dövülmüşse 2 değil de atıyorum 3 sene ceza verilsin şeklinde hüküm olsun.
 
ÖCALAN’IN AİLESİ VE AKRABALARIYLA GÖRÜŞTÜRÜLMEMESİ
Kendilerinin istemediği de sözkonusu. Avukatlarıyla görüşmüyor ama aile mensupları ile zaman zaman görüşüyor
 
OSLO SÜRECİ
Oslo süreci ile ilgili tartışmalar içimi karartıyor. Benim düşüncem var diyen herkesin bu konu üzerinden demagoji yapmadan doğru zeminde görüşmesi lazım. Eleştiriler bu sorunun çözümüne katkı sunmuyor. Ben herkesi sağ duyu ile davranmaya çağırıyorum. Bir devlet karşı karşıya olduğu sorunu çözmek için elindeki her türlü argümanı kullanır.  Bunlar bu ülkenin selameti için yapılır. Ben ayrım yapmıyorum. (Öcalan da bu süreçte olmalı sorusu üzerine)
 
Bunu yapmak bir görevdir. Bu ülkeyi bu illetten kurtarmak için gerekli adımları atmak bir ödevdir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.